-lan olm, ben prezervatif diye bişe buldum sike takılıyo ama ne diye satıcaz millete bunu bilemedim.
+dur lafını unutma, ben şu maymunu bi sikeyim de hallederiz senin meseleyi de dert etme. *
entryde adı geçen kişiler tamamen hayal ürünüdür. - ve + diye biri gerçek hayatta yoktur.
istenmeyen durumlarda ısrarla dünyaya gelmeye çalışan spermleri,bünyesine hapseder.sızdırdığı durumlar da vardır ki; bu sızaklar david copperfield gibi tipçiklerin doğumunu gerçekleştirir.
yıllar önce bir dergide okuyup gülme krizlerine girmiştim. buyrun efendim beraber gülelim.
vatandaşa sorduk prezevatif
ertelya cevk (34) : sigişme seansının tam en heyecanlı yerinde, kalkıp çorapları giymek gibi bir şeydir prezervatif.. önceden takılanını icat edemediler lan bir türlü.. niye icat edemediler? anlatayım çünkü bu bilim adamlarının işi gücü bilim, icat.. bu herifler sigişmiyo hiç... o yüzden en heyecanlı yeri neresidir, nolur, hiç bi bok anlamaz bunlar... bu bilim adamlarını toplayıp bi sigiştirsek, en kralını yaparlar...
üln bayrumamumcu (36) : bence prezervatif, insanın kendine yakışanı giymesidir. hep bana denk geliyo. manitayı çırınçıplak edip yatağa atıyorum, tam zıplıyacam, şehvet dolu dudaklarını aralayıp "nolur prezervatifini giy" diyolar.. öyle daha yakışıklı olduğumu söylüyolar.. artık sokağa bile çıkarken prezervatif giyiyorum.. ama dökümlü duruyo biraz.. sürekli performans şeklinde tutmak zor..... penisi.... yes it is...
nüfus azalmasına katkı sağlayan balonvarimsi bir plastik. bu tanımdan sonra ilgili anıma geliyorum.
bundan yıllar yıllar evveldi. bir ilkbahar günlerinden biri. ben ve çocukluk arkadaşım raziye ile apartmanlarının girişinde oynuyorduk. yaş aralığımız 6-7. apartmanın girişinde bir kapısı var ve içeriye tır tekerleği koyulmuş. uzun yola giden tır şirketinde çalışan bir komşuları vardı. onların apartmanında idik bizde. neyse çocukluk hali işte. kum topla, su bul karıştıralım pasta yapalım levelini kasarken, suyun kaynağını bulduk. evet o tekerleğin içerisinde su vardı ve suyun üzerinde yüzen yuvarlak şekillerle kendini belli eden bir plastik kaplanmış bir şey. enee bu ne ki? diye birbirimize sorup duruyorduk. pasta felan hak getire, kumdan pasta yapmayı bıraktık. tek tek tekerleğin içindeki paketleri çıkarıp incelemeye başladık, büyyen gözlerle o yuvarlağın ne anlama geldiğini çözmeye çalıştık neyse, aradan beş-on dakika sonra paketlerin birini açtık ki, remziye'nin akıl birden hatırladı bunun ne işe yaradığını. "aaa anaçkız" dedi "bunları annem ameliyat olduğunda göğüsüne (tabi o zaman eliyle gösteriyo) buralarına buralarına taktılar böyle, yapıştırdılar". "bunları anneme takınca annem iyileşti işte" dedi. ben de sevindim o elimizdeki paketin ne olduğunu öğrenince demek ki bunu hastanelerde göğüse taktıkları zaman insan iyileşiyordu. paketleri tek tek açıp içine tekerleğin içinde bulunan suyu doldurup oynamaya başladık, çocukluk aklı işte,
ben: aa şişiyo bu
o: ama yağlı be hıı elim kayıyo, ıyy ağzım da yağ oldu
ben: ehehe balon gibi,ıyy ağzıma bulaştı püüffrkk(tükürme efekti)
o: ama buralara(göğüsü gösteriyor yine) takılınca kaymıyo yapışıyo
aramızda bu tür konuşmalar geçiyor işte. bir süre sonra yaklaşık 20 paket prezervatifi telef etmiştik. hepsini ambalajından çıkarıp o su dolu tekerleğin içine attık. büyüdükçe idrak ettim o paketlerin ne olduğunu aslında hastanelerde kullanılan aparat olmadığını. hangi akla hizmet attılar o paketleri o tekerleğin içine çözemedim. sanırım kıç korkusu eşinden saklamaya çalışan amca aklı atmıştı onları oraya ve işin acısı biz onlarla oynamıştık. rukiye şimdi evlendi, her karşılaştığımızda bu oyunumuzu hatırlarız.**