Kokunce sevindiren, kokulunce ise icten ice sarsan bir oyun-cizgi filmdir. Cheetos'un peynirli cipsi geldi bak aklima. Ayak gibi de kokuyordu zaten oh miss. *
bir göbel pokemonum diye balkondan atladı diye kaldırdılar yayından bunu.
izlediğim dönem tek tutkum olan pokemon izlemek hadisesinden beni kopartmıştı. bir insan birşeylere bağlanıp sonra onu birden aniden kaybedince nasıl mal gibi kalınıyor ilk bu şekilde yaşamıştım. fena trajik bir olay.
kendini pikachu sanıp camdan atlayan bir çocuk nedeniyle türkiye'de gösterimden kalkan çizgi film. şu camdan atlayan çocuğa ise bir çift lafım var: lan mal pikachu uçabiliyor muydu?!!!
an itibariyle türkiye'de yayından kaldırıldığı haberleri dönüyor. hay amk böyle işin. sebebi ise, küçük bir çocuğun kendisini pikachu sanmasıyla camdan atlamasıymış. ulan tam da charizard söz dinlemeye başlamıştı. umarım kaldırıldığı haberi çirkin bir yalandır.
çocukluğumun, hatta gençliğimin çizgi filmi. kesinlikle izleyenlere arkadaşlığın ne olduğunu öğretir. bu gün ash, misty ve brok'un ayrılış sahnesini izledim ve kalbimden bir şeyler koptu sanki. ben bu hayatta en çok onların gerçek olmasını isterdim. sanırım o karakterler bir insanın en güzel hayali, kurgusu.
90 neslinin çok derininde olan efsane çizgi dizi. çizgi dizi açısından en şanslı nesil 90lardır şimdikilerin izlediği yapımlar acınasıdır. pepe, caillou, benten allam yareppim.
çocukluğunda akülü arabası olmayan loser insanların vakit geçirmek için izledikleri başarısız yapım. gereksiz yere kalabalık tutulan oyuncu kadrosunda bir tane bile türk'ün olmaması anime senaristinin apaçık bir türk düşmanı olduğunu afişe etmektedir.
küçükken odamda nereye baksam kahramanlarını gördüğüm çizgi film. efendim şöyle ki; benim bir abim var... ve o zamanlar kendisiyle aynı odayı paylaşıyorduk. odamızın bir duvarı boydan boya yağlı boya bir pikachu'yla kaplıydı. perdelerimiz de jigglypuff'lar bulbasaur'lar kol geziyordu. her köşede boyum kadar pokemon peluşları vardı. james'e aşıktım, bu yüzden kendimi jessie ile özdeşleştirmiştim. ash'ten ve yanındaki tipitip arkadaşlarından da nefret ederdim. o gün bugündür şu filmlerdeki aşırı iyi karakterleri sevemedim gitti, james de ilk aşkım olarak tarihte yerini aldı.
az önce mewtwo strikes back filmini izlediğim efsane çizgi film. çok uzun bir aradan sonra "bir izleyeyim bakalım sıkılacak mıyım" diyerek başladım izlemeye. bırak sıkılmayı 1 saat 10 dakika su gibi aktı vallahi.
bir neslin kahramanlarıydı onlar. hayatımızın bir parçası olmuşlardı sanki. ash, misty, brock ve biz beraber yaşıyorduk o maceraları resmen. bende böyle bir hissiyat uyandırıyordu çocukken. asla bir ürün gibi değil bir maceralar dünyası gibiydi 90'lar çocuklarına.
çok değişik lan bu pokemon. adını duyunca bile, çocukken izlediğimde aldığım haz geliyor aklıma.
tasoları seri olarak koleksiyonumda hala. adları ise geçen zamana rağmen ezberimde.
yukarıda bahsettiğim filmini izlerken de filmin sonlarına doğru bir sahnede gözlerim doldu ağlar gibi oldum, sonra "yuh amk kaç yaşında adamsın çizgi filmde ağlanır mı ulan" diyerek boğazımdaki yumruğu çözdüm.
orada gözlerimi dolduran sadece pokemon'un kendisi değil, çocukluğumla özdeşleştirdiği anılarımdı sanırım.