arada sırada internetten bazı bölümlerini açıp izlediğim şahane çizgi film. kurtlar vadisi'nden daha çok etkisi olmuştur. nice gençler gördüm ben pikachuyum charizardım diye evde komidinlerin üzerinden uçmaya çalışan.
uzun bir aradan sonra ash'i yine charizard ile gördüğüm çizgi film. unova denen bir bölgede takılıyor şu sıralar. pikachu yine aynı pikachu, roket takımı da yine aynı. o değil de ash ile misty'nin birbirine açılmasını yıllardır bekleyen tayfadanım. may de olabilir.
90 nesli cocuklugunun efsanesidir. gece gece 3 bolum izleyince gaza getirdi cok fena. arkadaslarima yarim saattir pokemon gotta catch them all diyerek saldiriyorum.
çocukluğumuzda çizgi filmlerini izlemiş olsak ta pokemonu asıl sevmemin nedeni gameboy oyunlarıdır. hayatımda beni bu kadar etkileyen başka bir konsol serisi olmadı. zelda, mario, final fantasy gibi klasikler bile beni bu seri kadar kendisini sevdiremedi. çizgi filmine gelirsek 15 sezon olmuş, milyon tane değişik nesil pokemonlar çıkmış. ama ash hala herhangi bir bölgede lig şampiyonu olamadı. bu kadar eziklik olmaz arkadaş. kaç sezon olmuş hala dersini alamadın.
yaklaşık iki ay önce tüm sezonlarını tekrar indirip izlerken ash' in pokemonlarını bir bir insanlara hediye etmesine sinirlenip son sezonlara doğru komple sildiğim çizgi filmdir.
bu sıralar alıp başını gitmiştir diye duydum zaten ta geçen yıl veya daha önce 5.nesil pokemonlar çıkmıştı yani bildiğimiz pokemonlardan sonra 4 kere daga değiştirmiştir ash.
az önce mewtwo strikes back filmini izlediğim efsane çizgi film. çok uzun bir aradan sonra "bir izleyeyim bakalım sıkılacak mıyım" diyerek başladım izlemeye. bırak sıkılmayı 1 saat 10 dakika su gibi aktı vallahi.
bir neslin kahramanlarıydı onlar. hayatımızın bir parçası olmuşlardı sanki. ash, misty, brock ve biz beraber yaşıyorduk o maceraları resmen. bende böyle bir hissiyat uyandırıyordu çocukken. asla bir ürün gibi değil bir maceralar dünyası gibiydi 90'lar çocuklarına.
çok değişik lan bu pokemon. adını duyunca bile, çocukken izlediğimde aldığım haz geliyor aklıma.
tasoları seri olarak koleksiyonumda hala. adları ise geçen zamana rağmen ezberimde.
yukarıda bahsettiğim filmini izlerken de filmin sonlarına doğru bir sahnede gözlerim doldu ağlar gibi oldum, sonra "yuh amk kaç yaşında adamsın çizgi filmde ağlanır mı ulan" diyerek boğazımdaki yumruğu çözdüm.
orada gözlerimi dolduran sadece pokemon'un kendisi değil, çocukluğumla özdeşleştirdiği anılarımdı sanırım.
küçükken odamda nereye baksam kahramanlarını gördüğüm çizgi film. efendim şöyle ki; benim bir abim var... ve o zamanlar kendisiyle aynı odayı paylaşıyorduk. odamızın bir duvarı boydan boya yağlı boya bir pikachu'yla kaplıydı. perdelerimiz de jigglypuff'lar bulbasaur'lar kol geziyordu. her köşede boyum kadar pokemon peluşları vardı. james'e aşıktım, bu yüzden kendimi jessie ile özdeşleştirmiştim. ash'ten ve yanındaki tipitip arkadaşlarından da nefret ederdim. o gün bugündür şu filmlerdeki aşırı iyi karakterleri sevemedim gitti, james de ilk aşkım olarak tarihte yerini aldı.
çocukluğunda akülü arabası olmayan loser insanların vakit geçirmek için izledikleri başarısız yapım. gereksiz yere kalabalık tutulan oyuncu kadrosunda bir tane bile türk'ün olmaması anime senaristinin apaçık bir türk düşmanı olduğunu afişe etmektedir.
90 neslinin çok derininde olan efsane çizgi dizi. çizgi dizi açısından en şanslı nesil 90lardır şimdikilerin izlediği yapımlar acınasıdır. pepe, caillou, benten allam yareppim.