apple store'dan nasıl indireceğim konusunda yardıma muhtaç olduğum uygulama. kendini yeni zelanda'da göster dediler ama onun için yeni bir kimlik gerekiyor.
normal şartlarda okul ve deprem harici evden çıkmayan ben yumurta açmak için yer yer koşup yer yer yürüyerek 10 km kat ettim. akşam bacaklarımın ağrısından uyuyamadım. pişik olmuş gibi yürüyorum. bu gün hamlayanlar açılsın ve başka yumurtalar açılsın diye 10 km daha yürüdüm. artık ayakta da duramıyorum.
teşekkürler pokemon go*
yarın yine yürürüm ben bi o kadar.
o zubatların allah bin belasını versin. koku açıyorum zubat geliyor. işten eve yürüyerek gidiyorum sırf pokemon için (hatta yolumu uzata uzata yürüyorum) yine de zubat geliyor. götüme mi sokayım olm bu kadar zubatı. hepsini golbat yapsam ne olur. cp si düşük kalıyor zaten. millete snorlaks drogonite gelir bana hep zubat. adaletini sikeyim senin gibi oyunun.
insanoğlunun, özellikle de bir işi olup çalışanlar arasından bu oyunu oynayanların hiç bir halta zaman bulamamaktan şikayet ederken aslında ne kadar boş işlere zaman ayırabildiğinin kanıtı oyundur..
Demek ki insanları yeterince it gibi çalıştıramıyoruz şeklinde koz da verebilir kapitalist düzeni işletenlerin eline, aman dikkat
güneşin altında, migreni göze alarak, güneş alerjisine rağmen güneş altında gezdirir, hayattan bezdirir bir oyundur. ne kadar güçlenseniz de yetmez. zibil gibi toplanmış insan kalabalığına giremezsiniz çünkü eziksinizdir. allahın amcası girer, "dedeyim ama gamerım" karizması yapar siz uzakta toprağa oturursunuz üstünüz başınız çam iğnesi olur. salak olduğunuz için powerbank siparişiniz siz evde yokken geleceğinden alamayacaksınızdır. bataryanız seyyar oynamaya ancak 3 saat yeter. eski sevgilinizi bile düşünürsünüz bu depresifliğin içinde.
ne bir gym alabilmişsinizdir ne gym'e pokemon koyabilmişsinizdir. tam sizin takımdan birilerini koymuş görürsünüz, koyacakken tereddüt edince oyun hemen "this gym is too far away" der. bi saat güneş altında ekranı görmeye görmeye dolaşır yine aynı yere gelirsiniz. yine koyacakken tereddüt edince yine far away olur. en son başaracakken gym'i başka takım alır, %11e düşen şarjınızla eve kös kös dönersiniz.
işsiz olduğunuz için bu oyunu oynamaktasınızdır. hemen bir iş bulup aile yanından taşınmazsanız ölecek teşhisi size konulmuştur. iş bulmak gözünüzü korkutur. eski bir arkadaşınızı facebook'a eklersiniz. size "oley" der, gülümsersiniz.
An itibari ile 18 tane pokemonum var. Clash of Clans ı oynamayı bıraktığımdan beri içimde ki o derin boşluğu dolduran nadir oyunlardan biri. Ara sıra donma yapsa da güzel.
Antalya yivli minare yanında dehşet kasılan oyun. 3 tane pokestop yan yana ve 24 saat lure açık. Akşam üzeri en az 50-60 kişi oluyor. Akşam 8'den sonra hiç durmadığım için bilmiyorum ama sanırım en az 100 kişi oluyordur o saatlerde.
Mis gibi açık ve olabildiğine gölge bir alan, oturacak yer çok. 1500 yıllık roma dönemi taşların üzerine oturup yardırıyorsunuz. * hemen dibinizde içecek satan biri de var, daha ne olsun. *
Edit: ohal duyarcısı piçler bi çeksin gitsin ya. Ülkede her gün ayrı saçmalık oluyor, binlerce insan dışarıda ohal'i kutluyor, herif gelmiş buraya 'ohal ilan edilmiş sen pokemon diyorsun' diyor.
Hee diyorum amk. Sikimde de değil açıkçası. Sanki bu ülkeyi bu amk durumuna ben soktum.
Edit: gelenler varsa ses etsin lan. işyerimiz bir arka sokakta olduğu için günün 8 saati oradayım. :)