yokluğumdan yararlanıp evime gelerek ortalığı karıştıran yazardır. mahvetmiş ulan her şeyi bildiğin, kardeşimin götü kalkmış afedersin. peste sürekli yenilmiş kardeşime* o da bi havalarda. diğer kardeşim desen ayrı bi alemde zaten. ne diyeyim, fırsat vermeyeceksin bu adama her türlü mahvediyor insanı.
karşılıklı içilebiliyor. çok tatlı sohbet edilebiliyor. müzikten anlıyor. üstelik iyi niyetli... şakirt böyle bir şey miymiş lan? referandumda oyumun rengi değişti vallahi.
biraz daha açıklayıcı olması adına, kendisine "şakirt" gibi/türü/benzeri hakaretlerde bulunanların valideleri ile yakın bir muhabbet kuracaktır ilk fırsatta.
şakirtler tarafından şakirt olmakla yaftalanan yazar. bu işte bir gariplik yok mu yav? adamı mı aşağılıyorsunuz şakirt deyince? ee siz ne oluyorsunuz o zaman? *
ömrünün bir bölümünü cemaat evinde geçirmiş olan yazardır. olayı da anlatsın amınakoyim meraklı melahatlar rahat edemeyecek belli ki:
üniversiteye hazırlandığı süre zarfında "sınava hazırlamak" anlamındaki başarısı dolayısı ile çemberlitaş fem dershanesine(erkek şubesidir, 600 erkeğin arasına 4 tane kız öğrenci alırlar. ki onlar da ücretsiz olarak alınan öğrencilerdir. bu nasıl bir sapıklıksa amınakoyim... 600 kişi de o kızlarla dönerli olarak takılır falan. neyse işte.) o dönem için minik bir servet ödeyerek kayıt yaptırmıştır.
takip eden süre zarfında arada sohbetlere falan da katılmıştır. bu deneyimlerin sonucunda da cemaat ile evlilik yürütemeyeceğine kanaat getirmiştir. zira öteden beri lanet bir şekilde baskı ve otoriteyi(bir tanesi hariç) katiyen kabul etmeyen bir yapısı vardır yavşağın... derken sene sonunda konya/selçuk üniversitesi'ne gideceği kesinleşmiş ve gene rehberlik hocası tarafından "illa bir dene. en fazla 2 ay... beğenmezsen gene bildiğini yap..." aklı almıştır. denemiştir, yaklaşık 1 ay kadar ancak tahammül edebilmiştir ve sonrasında da "hadi bana eyvallah" dediğinde ne yattığı çekyatın hakkı kalmıştır ortaya dökülmeyen, ne yemek yediği bakracın hakkı. karşılığında da "burada yaptığım onca şeyin hakkı" dediğinde karşısındakiler yazıktır ki tek kelime edememiştir. sonraki dönemde kendi evini kurmanın sıkıntısını yaşamış mıdır? evet... ama en azından kan uyuşmazlığı yaşayacağını bildiği bir yerde sırf "ekonomik olsun", "burs bağlansın" diye durmak istememiştir. evet, zaman zaman okulun yanısıra farklı işlerde çalışmak durumunda da kalmıştır ama en azından kendisine karşı dürüst davranmış, insanlara karşı da aynı hassasiyeti göstermiştir.
evet, açıkçası kimseyi ilgilendirecek bir durum da olmasa gerek bu ama işte bilinip de söylenmeyen birşeyler söyleyince insan öyle çöplük karıştıran itler misali kurcalanıyor birşeyler. olur öyle velhasılı...
an itibari ile işi-gücü-uğraşı bırakmış yazar. şarkı söylüyor amınakoyim... bundan sonra bir şakirte laf anlatmak isterse önce silahına davranacak belli ki. yanlış anlaşılmasın, şakirti değil; kendini vurmak için.*
şarkı mı?
"cihanda hiç eşi melendi yok, aman pek civelek.
narına yanarım, narına. ya sabırlar çekerek..."
açık mıdır ki amınakoyim yeterince? tayyip hakkında çok şey yazılması onu senin dediğin üzere(ya da kastettiğin üzere) daha büyük bir lider yapmaz. dediğim budur. bunu dediğimde de "gerçeklere tahammül bik bik bik..."
siyasi kişilikler siyasi kişiliktir. abartılı sevgilerinizi törpülemediğiniz sürece en ufak laf rikkatinize dokunur yazar efendi...
orada bir sözlük durumu vurgulanıyor. ağırına gidiyorsa o senin sorunundur, benim değil.
burası demokratik bir platform, kimse kimseyi yazdıkları için sorgulayamaz. çok sıkıntısı olan gammazlar, "bir derdim var" a gider. hızını alamazsa 5816 sayılı atatürk ü koruma kanunu dayanarak savcılığa baş vurur.
gerçeklere tahammülü olmayan yazarlar görüyorum. ben orada bir durumu vurguladım.
orada mübalağa yok. neyse onu yazdım.
--spoiler--
hakkında recep tayyip erdoğan'dan daha az entry girilen ve anıtkabir'de yatan siyasi kişilik.
--spoiler--
kimse sizin beğendiğinizi övmek zorunda değil.
herhangi bir siyasi parti ile ilgisi olmadığı gibi, herhangi bir siyasi partinin savunuculuğunu üstlenme gereği de duymaz. bilmeyenleri, birazcık dikkat etsinler...
öncelikle göt olmayı hayat düsturu edinenlere laf anlatarak arada bir vakit öldüren bir yazar olduğunu belirtmek isterim herhangi bir isim, nick, kişi, kurum telaffuzundan kaçınarak. insanların, o kadar olsun anlayabilecek kapasitede olduklarını düşünürüm...
devam edelim bir yazarımızın gücüne gitmiş/gitmekte/gidecek olan "ak parti nin gözüpek militanlarına sorular" başlığında "soruların muhattabı" doğrudan doğruya "her şart altında" ak parti ve ak parti imzalı fiilleri savunabilecek karakterdeki insanlardır. buradaki doğrudan kasıt sadece sözlük yazarları ile de sınırlı değildir, bazı sözlük yazarlarının daha dün akşam şahit olduğu üzere sokaktaki adamı da muhattap almaktadır.
şimdi kurallar ve format kısmındaki ağlaklıklara gelecek olursak; gidip de nickaltından "çok sıkı yazar" tanımı(!) yaptığınız adamların "bir tanım olarak x olan entrydir" şeklindeki eserlerini de görmeniz gerekmektedir. hani bu durumdan çok rahatsızsınız ya sayın yazar, ondan diyorum. yoksa ki "tarafsız bakabilmek" zaten her insanın, kolayca ulaşabileceği türden bir yetenek değil, geliştirmeyi gerektiriyor.
devam edelim bu kısa bilginin ardından... burası hep söylediğim ve söyleyeceğim üzere sanal olduğu kadar(en az o kadar) sosyal de bir ortam. ve oradaki soruları üzerine alınıyorsan kalkıp da "sözlük, sözlük değil ki götüne sokalım bu başlığı senin" türünden çiğliklere girişmek olmamalıdır takınılacak tavır. nedir peki? özel mesaj! aaa evet lan bak özel mesaj atabiliyorsun sözlükte, aklında bulunsun. özel mesaj atıp da dersin ki soru sahibine "bak arkadaşım, böyle demişsin ama durum şöyledir." soru sahibi eğer ki ben isem ve ciddi ciddi cevaplanmışsa özel mesajda sorduklarım kendi payıma sevinirim bile lan!
gelelim soruların "subjektif olma" durumuna. ülkenin yönetiminde söz sahibi olan bir siyasi iradeye(ya da onun neferlerine) yöneltilen, iki yüzlülüklerini bir 76 doğumlu abimizin deyimi ile yüzlerine vuran sorulardır kendileri ve katiyen subjektif olmaktan çıkar bu şekilde. yoksa olmaz mı? subjektiflik tanımı yapalım mı baştan, gerek duyar mısın?
ve tekrarlıyorum birileri gelsin, yazdıklarımı götüme soksun diye tam doksan derecelik açı ile domalmış ve beklemekteyim. ama yapamazsa olacaklar konusunda günah benden gitmiştir. başlıktaki ilgili göte sokma entryniz yaklaşık 24 saatten fazla bir süredir orada duruyorken, başlıkla bu kadar alakasız bir entry orada varlığını sürdürüyorken bu ağlaklık da komik amınakoyim. geçtiğimiz iki sene içerisinde hiç şahit olamadığımız türden bir komedi...
oscar ödülleri vereceğiz bir dahaki sene, zall ile görüşüyoruz. umarım aday gösterilirsiniz.
not: not: gündüz 08-18 arası öpüşüyorum. gece sevişiyorum. ikindin türk kahvesi içiyorum. akşam bazen çabuk sertleşiyorum. bugün pazartesiydi. sabah ereksiyonunu atlattım. ailemi bu işlere karıştırmıyorum. ibneliklerden çok haz eden bir adam değilim.