insana verilen hayat kredisinin gönlünce yiyip, içmek, kulluk görevlerinden uzak bir şekilde olmayacağını Allah bize göstermiştir. Dünyada yaratılan bütün canlıların belli bir görevi olduğunu, onu yapmak için yaratılmış olduğunu unutmamak gerekir. mesela bal yapan arı ya da süt veren inek gibi örnekler çoğaltılabilir. Peki insanların namaz kılmadan, ramazan ayında farz olan orucu tutmadan, durumu olupta hacca veya umreye gitmemesi pervasızca tüketilen hayatlar konusuna örnek verilmesine kim karşı gelebilir. Allah zariyat suresinde "ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." buyurarak günün belli zamanlarında namaz kılmak ve günahlardan olabildiğince kaçmak maksadıyla Allaha bağlılığımızı göstermiş oluruz. Hz Musa kavmine bizi kastederek 60 -70 yıl yaşayacaklarını söyleyince, kavmi şaşırır ve bir kadının sürekli ibadetle meşgul olurdum demesini aklımızdan çıkarmamalıyız. Ki o Musa a.s zamanında insanlar 400 - 500 yıl yaşıyorlarmış. Sonsuz hayata gitmek için 60 - 70 yıl gibi bir kredinin olduğunu ve ömrünün başından sonuna kadar kulluktan, namazdan diğer ibadetlerden bi haber yaşayan hayatlardan Allah bizi korusun.
Ayrıca şu unutulmamalıdır, ben çok günahkarım benden bişey olmaz düşüncesi şeytanın insana vermiş olduğu karamsarlık ve ümitsizlikten başka bir şey asla değildir. Bununla ilgili Rabbimiz zümer suresinin 53. ayetinde "ey günahları aşmada haddi aşmış olan kullarım, Allah rahmetinden ümidinizi kesmeyin, şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar." müjdesini aklımızdan çıkarmadan, işlediğimiz günahlara içten bir tevbe ile son verip hayatımıza devam etmeliyiz.