perihan mağden

entry216 galeri4
    137.
  1. içinin pisliği yüzüne vurmuş hainin birisidir.
    3 ...
  2. 138.
  3. argumentum ad hominem: Ortaya atılan tez'e değil, ortaya atan kişiye saldırmak biçimindeki eylemin adı. Bugün, Taraf gazetesindeki köşe yazısı nedeniyle, Perihan Mağden için söylendi: Türkiye'de tezlere saldırmak yerine insanlara saldıran kişi olarak nitelendi. Bu entrinin yazarı, bu sıfatın Perihan Mağden'e cuk oturduğunu düşünüyor.
    0 ...
  4. 139.
  5. "ben burdayım, beni de görün" yazılarından birini yine taraftan geçirmiş bugün. vicdan kelimesini "vijdan" yazmanın bir fikir beyan etmek oldugunu sanıp, vicdan sahibi yazarlara yine çemkirmiş bugün. ablası olduğu oğur ve altınok'a daha şirin görünmek için yine "güzel insanları" diline dolamış.çoktan unutulduğunun farkında degil yazık. sağa sola laf atıp "ben burdayım daha ölmedim" çığlıkları boşuna.sen, yıldıray oğur(küçük özkök) için yıldırım türker'i ısırdığın gün öldün.boşuna bağırma, duymuyoruz.
    0 ...
  6. 140.
  7. dün itibariyle twitter'a "sosyal pavyon" demiştir kendisi.
    1 ...
  8. 141.
  9. atmosferdeki oksijeni tüketen, türkiye düşmanı yazıları ile bilinen, fransız dostu.
    1 ...
  10. 142.
  11. dostum gazeteci demişsin ama kadın iktidarın kalemi çıktı.
    iktidarın sağ elidir, dalağıdır efenim.
    0 ...
  12. 143.
  13. kadın yazar, iyi yazar.
    can yayınları'ndan çıkmış olan son yazılar adlı kitabını bir okursanız aydınlanmanın ne demek olduğunu rahatça görebilirsiniz.

    http://oznurdogan.com/201...kal-yazilari-son-yazilar/
    0 ...
  14. 144.
  15. 145.
  16. barış manço hakkında yazdıklarını okuduktan sonra bir kat daha nefretime gark olmuş yazardır. o sığ ve basit düşüncelerinden bu kadar aykırılık çıkarması ise ilginçtir.
    0 ...
  17. 146.
  18. 147.
  19. 148.
  20. fatih vural sormuş
    perihan mağden cevaplamış

    - Bu süreçte sizi en fazla umutlandıran olaylar neler?

    Bir defa imralı'yla görüşmelerin başlaması... Bundan daha önemli bir şey olamaz. Abdullah Öcalan'a televizyon verilmesi bile bana iyi geldi. Radikal'deki köşemde yıllar önce “O plazma televizyonu ben alırım abi” tadında bir yazı yazmıştım. Televizyon sorununun çözülmesi bile bunca yıl aldı.



    - O televizyonun nasıl bir sembolik anlamı var?

    istiyor, adam, televizyon istiyor! Dış dünyayla bağlantı kurmak, vakit geçirmek istiyor. Bu kadarını vermekte ne beis var? Televizyon vermek, çocuk canlarını kurtaracaksa niye vermeyeyim? Kırşehir'den, Ege'nin iki köyünden daha az çocuk ölecekse, niye vermeyeyim?
    0 ...
  21. 149.
  22. haftalardır meraktan geberiyordum, acaba ne düşünüyor gezi parkı olaylarında diye. taraf a konuşmuş yazar.

    http://www.taraf.com.tr/h...erdogan-kalbimi-kirdi.htm
    0 ...
  23. 150.
  24. okumuş göd kılı...

    taraf'a verdiği röportaj bu ülkede anadan babadan kürekle imkan ve zenginlikle doğup, kafayı çalıştırmadan anlamadan, hissetmeden donanılmış "azıcık ondan azıcık bundan" entelliğinin manifestosu gibi. bilgi birikim takma/çakma olunca aydın duruşu, omurgası da olmuyor haliyle ve tutunmak, dik durmak için desteklere ihtiyaç oluyor.

    bu liberalliğe teğet geçip, kendinden menkul bir modernciliğe zorla yapıştırılan iğreti dünya görüşü yazar kalabilmek için yazılarını okutturduğu kitleye karşı muhafazakar sağdan sponsorluk alır 65 senedir bu ülkede...

    bu kan içici ve hırsız çete iktidara taşınırken, menopoz teyzenin avuçları patlamıştı alkışlamaktan... yerlere göklere koyamıyordu ne erdoğan'ı ne gül'ü ne çiçek'i... 5 para etmez yazıları "böyle yazılacak, yaz" ipoteğindeki bu sümsük vesayetlerden falan dem vurup, şizofren hafsalasının ürünü bir kemalist ceberrutluğa küfrediyordu.

    röportajda şimdi de diyor ki "erdoğan değişti"...

    alakası yok emir komuta zincirinde yazdığın için sen görmezden geldin, o da ne kadar görebildiysen... alengirli cümleler, dolambaçlı paragraflar arasında delilsiz, mesnetsiz faşizan tutuklamaları alkışlayıp masum insanların hapiste çürümelerine destek verdiğinde de erdoğan aynı adamdı... şimdi sordular diye, artık mızrak çuvala sığmıyor diye "erdoğan değişti" deyip bir de "annesine çok düşkündü, annesi ölünce piskopata bağladı" diye haminnoş hikayeleri uyduruyorsun. erdoğan kalbini kırmış mış... kıyamam ben sana ablacım. seviyosan git konuş hatta bence...

    çünkü aşkın bitmemiş.

    çamlıca'nın amına konmasını hala "erdoğan annesine sanki "anne ben bunu yaptım" demek istiyor" diye kılıfladığına göre aşkın sonsuzmuş... bu toprakların gördüğü aklen en dengisiz diktatörü masumlaştırmaya çalıştırmanın başka açıklaması yok...

    bu kaltağa da kızmıyorum buna köşe verenin ta ......
    2 ...
  25. 151.
  26. tuhaf ama bir tv sitesinde yazı yazıyor. dizileri mercek altına alıyor. ha beni keser mi bu yazılar ? asla. ama yine de tespitlerinden geri kalmak istemeyen hayranları burdan takip edebilir.

    http://www.ekranella.com/special/313/1
    0 ...
  27. 152.
  28. hürriyet gazetesinden hakan gence'ye konuşmuş, ve dizi oyuncularına yağdırmış.

    http://kelebekgaleri.hurr...n-magden-hakan-gence-2014
    0 ...
  29. 153.
  30. yorucu bir türkçesi vardır. kitabını, yazısını okuduktan sonra yan etki olarak, konuşurken bozuk türkçe kullanımına rastlanabilir.
    2 ...
  31. 154.
  32. Bu gün AKP ve Erdoğan ile ilgili olarak "kandırılmışım" diye beyan vererek durumu kurtarmaya çalışan kişi.
    http://www.cumhuriyet.com...gden__Kandirilmisim.html#

    Hanımefendiye bir ilk çıkışında "yapmayın, ya kandırılıyorsunuz ya da kötü niyetlisiniz" demiştik. Şimdi akılları sıra kendi kendilerine "kötü niyet unsurunu" devre dışı bırakmaya çalışıyorlar...

    Geçti Bor'un pazarı yalnız... Asıl biz birilerini eşitlikçi, demokrat zannederek "kandırılmış" olduğumuza aydık... Üstelik biz %43'lük taraftaki gibi kör, sağır dilsiz, ne denirse ona inanan grup ta değiliz. Siz bence cdirek o gruba oynasaydınız, burada yeterince magmaya yaklaşmıştınız zaten...
    1 ...
  33. 155.
  34. görmeyeli son derece kilo almış, zamanında radikal radikalken yıldırım türker 'le beraber en çok okuduğum yazar.
    neden sonra, radikal değişti falan filan...
    sağlam dedikodu yapar, muhteşem yüzyıl 'ı çok seviyormuş. tarih kitabı okumam falan demiş, halil inalcık falan okumadan olmaz bu işler diyesim geldi kendisine.
    yine de sever sayarız...
    edit: bir de makaleyi hala bilgisayar ortamından çok kağıda yazması ortak noktamız. çizgisiz kağıt, 0,7 uçlu kalem ve silgi gibisi yok.
    1 ...
  35. 156.
  36. gördüğüm en güzel kitap isminin mimarı, yazarı. zamanında akepe'ye verdiği destekle gözümden düşse de, çoluğa çocuğa karıştıktan sonra eski havasını kaybetse de (suser burada yazılarından bahsediyor) saygı duyulacak işler yaptığı su götürmez gerçektir.

    (bkz: herkes seni söylüyor sahi mutsuz musun?)
    0 ...
  37. 157.
  38. "ilk ve orta dereceli okullarda dayağı kaldıralım, ufacık çocuklara kızılcık sopasıyla girişmeyelim, ama üniversitelerde gerekli olabilir."
    perihan mağden
    0 ...
  39. 158.
  40. Birde 17 Aralık soruşturmasında ortaya dökülen şeyler olmamış gibi yapıldı. Hadi Gezi’yi atlattın diyelim. 17 Aralık’ı nasıl atlatacaksın? Kolay mı atlatmak? Ya da Kabataş olayları. Mesela, o Kabataş olayları inanılmaz bir şeydi. “Cami’de içki içtiler, Cami’de haçlı insanlar dolaştı” deniliyor. imam çıkıyor “hayır böyle bir şey olmadı” diyor. imam sürgüne yollanıyor. Artık o kadar sansürcü ve baskıcı bir hakikat sevmezliğe geçiş yaptık ki…
    http://www.radikal.com.tr...m_filmi_izliyoruz-1218208
    1 ...
  41. 159.
  42. bugünkü yazısında kendini bile aştı artık...

    yazının özetini geçmemiz gerekirse;

    cem garipoğu için;

    "17 yaşında bir oğlanın (tamam gencecik, güzelim bir kızı öldürdü) yanında yer almamız gerektiği kadar yer almadık."

    münevver karabulut'un ailesi için ise;

    "... ailesi Cem’in kendini öldürdüğüne inanmıyor, “Parası var, başkasının cesedini gömmüşlerdir onun yerine” şüphesiyle avukatlarını yolluyor. Soruşturma, kanıt talep ediyor...

    Münevver’in ailesi intikama doymuyor."

    buyurmuş...

    tayyip için ansiklopedi kalınlığında methiyeler düzmesini aldığı bol sıfırlı maaş çeklerine bağladık ama bu ne kardeşim...

    kızcağızın ailesi toplumun ezici çoğunluğunun paylaştığı bir şüpheyle cesedin tarafsız mercilerce teşhis edilmesini istiyor abla türk filmlerinde evin oğlunun tecavüz ettiği gariban hizmetçiyi azarlar gibi;

    "ama siz de uzatmayın artık" diyor...

    medya ile hayyam garipoğlu arasında sıkı ilişkiler olmuştur her zaman. fatih altaylı bir zamanlar tmsf tarafından el konulan malları için köşesinde garipoğlu'nu avukatı gibi savunurdu mesela. akp gelip bu aileyi bataktan kurtarana kadar da yazdı. perihan mağden ve bu iğrenç yazıyı yazdıran patronlarının da bir avantası vardır muhakkak...

    --spoiler--
    Cem Garipoğlu’nun ardından yas tutarken, böylesine büyük bir azim ve kararlılıkla kendini öldürmeyi “başaran” bu gencecik çocuk için üzülürken, içim acırken, sızlarken bulmuşsam kendimi--
    --spoiler--

    senin allah belanı versin kadın...

    http://www.taraf.com.tr/y...yerlesememe-sinavi/31083/
    16 ...
  43. 160.
  44. cem garipoğlu'nun; münevver karabulut'un kafasını canlı iken kesmesini gençliğine ve türk tipi ilişkilere adapte olamamasına bağlayan, kendince empati yaptığını zannederek bir yazı yazmış yazar.

    hepimiz o yaşları yaşadık; hepimiz aşık olduk. aşık olduğum kişiye sinirlendim, deli gibi kıskandım, çok üzüldüm çok ağladım ama hiç sinsi sinsi oturup kafasını kesmeyi planlamadım. sen planladın mı?

    türk ilişkilerine ayak uyduramamış. yani perihan maden diyor ki; misal 3. kuşak alamancı vatandaşlarımız ülkemize döndüğünde hele bir de gençlerse, çok sevip de kıskandıkları birinin kafasını kesebilirler. çünkü bizim muhteşem ötesi örf ve adetlerimizle yetişmediler, bilmezler.

    haftaya da kendisinden hüseyin üzmez'le ilgili empati yazısı bekliyorum. yaşlı başlı adam, 14 yaşında birini görünce.... of allahım ya!

    --spoiler--
    Çok küçüktü âşık olduğu kızı öldürdüğünde. Ve Münevver’in anneliğinden, kendini öldürmüş Cem’in anneliğine evrilirken söyleyeceğim bir çift söz daha var: Cem Türkiye’ye, Türk ilişkileri’ne, bu cangıldaki oyunlara hazır değildi.

    Hazırlıksız yakalandığı bir oyunda/ hayatta, hem Münevver’i, hem kendini yok etti.

    Cem’in babası, TMSF mallarına el koyup da kendini hapiste bulunca , “Oğlum yurt dışında dil öğrensin, burada okumak yerine”, diye ilginç bir karara varıyor. Yolluyorlar Cem’i.

    Böylece Rusya’da Rusça, ispanya’da ispanyolca, Çin’de Çince filan öğrenerek 12 yaşından 17 yaşına kadar yurt dışında dolaşan/ yaşayan Cem, döndüğünde bu acayip Türkiye’ye, Türk Tipi ilişkiler’e hazır mıdır sizce?
    --spoiler--
    3 ...
  45. 161.
  46. klasik mağden tadında bir yazı yazmış fakat sanal medya da ohaa falan yorumlarına mazhar olmuş hatun yazar. bu kadının ben empati yapıyorum şeklinde başlayıp empati derinliğine girmeyen nice yazısını okudum ki bu da onlardan çok farklı sayılmaz. türk tipi ilişkiler cangılı diye bir tabir uydurup yazısını bu kelamda noktalamış. geçenlerde bir haber okumuştum yurtdışında adam sürekli tartıştığı eşini öldürüyor,çanaklarda pişiriyor ve komşularına servis ediyor. daha sonra evden gelen yoğun kokular sonrası yakayı ele veriyor. yani bu örnekten kastettiğim şu: kavga ediyorlar, sürekli tartışıyorlar, ruh halleri bozuk diye bu işin içinden çıkabilir miyiz? bana kalsa ben münevver'in annesi olsam tadında bitmek bilmeyen cümleler kuracağına şöyle diyebilirsin mesela. insan doğası itibariyle şiddete meyilli, zaman içinde iyiden iyiye bencilliğe ve yalnızlığa evrilmiş aslında kendi pimini de çekmiş çaresiz bir organizma. insanın doğasındaki kötülük üzerine yaz o zaman da dünyayı yeniden keşfetmiş olmayacaksın ama en azından sebebe dair tutarlı bir yol izleyeceksin. yoksa ben münevver'in annesi olsamlı cümlelerle -sana geçmişe binaen hayli saygı duysam da- bu iş olmaz perihancım. harbi olmaz, böyle olmaz. farklılık yaratacağım edasında sıradanlaşıyorsun. sen anlamışsındır onu.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük