bala gote gittigim harem suare galasinda gordugum ve (ha harem suare'deki ustsuz sahnesini babasi ile yanyana izlemesi garip gelmisti o ayri) o zamandan gayri bize gelmez bu diye ustune cizik attigim tatli kiz..
"ben doluyum, boş değilim" hissini yaratmak için fazla çaba harcadığını düşünüyorum... piyano çalması, okuduğu kitaplar, yurtdışında yaşadığı şehirler, bu tür detaylarla sınıf üstü bir bakış açısına ve konuma sahip olduğunu konuşmalarının alt metninde sürekli hissettirmeye çalışması göze batıyor.. en kötüsü de yapay duruyor...
entel ayaklarına yatıp, boxer'a soyunan, milliyetçilik ile faşizmi eş tutan*, hem komünist özentisi hem ''ab'ye öcü gibi bakmayan'', enteresan bir şekilde çok değerli bir babanın kızı olan, ne yaptığını, ne düşündüğünü ifade etmekte zorluk çektiğini düşündüğüm kız. boyundan büyük laflar ettiği zaman çok daha antipatik olmaktadır.
velakin güzel...
ilave: bi de ahmet hakan'la ilişki yaşamış galiba, ee yani tebrikler...
kendisi hakkında daha önce hiç bir fikrim yok, zira kendisini ilk defa görüyorum. gudik dizilerde falan oynuyormuş. eğitimi çok sağlammış, yabancı dili varmış, yurtdışında eğitim görmüş, çok kitap okurmuş, bogazici tarih vs..vs..
ambalaj bu kadar sağlam, etiket bu denli yüksek görününce insanın gözü zarftan ziyade mazrufa da kayıyor hafiften. tamam cilt kısmı güzel. ama içerikte bir şey yakalayamadım. kız çıktı konuştu. ne dedi. koca bir boş küme. acaba çok önemli mesajlar verdi de ben mi kaçırdım. bunları söylemek için yukarıda saydıklarımızı yapmaya gerek mi var. camdan cama konuşan yaşlı teyzelerde söylüyor bunları. sanki uzun bir paragraf okumuş programa gelmeden önce, can dündar birden sorunca afalladı. her paragraftan birer cümle söylemiş gibi. sayın dündar'da "sizi dinliyorum ve anlıyorum" tarzı bakışlarla izlemeye başladı kendisini ki değmeyin keyfime.açtım göbeğimi başladım kaşımaya ve gülmeye..
can dündar'ın neden isimli programında ha ağladı ha ağlayacak bir ses tonuyla ve ilkokul kompozisyonu giris paragrafi $eklinde konu$masıyla tanıdığım ki$i.