her hafta tarihin arka odası adlı programa çalışıp gelen, bilimsel verilerle tarih konuşan, bilgili ve görgülü kadındır. kıraathane insanı tadında tarih konuşanlar tarafından fena harcanmış ve ağlatılmıştır.
erhan afyoncu pelin batu'dan özür dilemelidir.
kadın arkalı önlü 26 sayfa not tutup gelmiş lan, ayıp be yaptığınız.
çok karmaşık bir kadın. son haftalarda programdaki saçmalıkları görünce aklıma 3 seçenek geliyor.
1- programda dönen herşey düzmece ve pelin batu bu vücut attırmalar olsun, ağlamalar olsun hepsini kasıtlı ve reyting amacıyla yapıyor. (bu ihtimali çok düşük buluyorum)
2- pelin batu harbiden çok saf bir kadın. harbiden uyuyor, uyanınca saçmalıyor. duygularına hakim olamıyor. sabırlı ama sabrı taşınca (ki taşması çok doğal o iki tuhaf adam yanında) programı terk ediyor falan.
3- çok zeki ve bu yaptıklarının hepsi alttan alta ayar verme amaçlı. mesela uyurken çok sıkıcısınız mesajı veriyor. ağlarken gerçekten inandığı bir şeyi daha etkili ifade edeceğii düşünüyor. ve programı terk ederken zaten yerden göğe kadar haklı yapmadıklarını bırakmadılar kadıncağıza yahu. ayıp o güzellikteki bayana bir de.*
diplomat inal batu'nun kızıdır. zeka ve yetenek değil de, "güçlü baba" faktörünü kullanarak her yerden bitiveren bir kadındır. şaşıdır, yamuk ağızlıdır. yazıları da, konuşmaları da, oyunculuk performansları da kabak tadındadır. ahmet hakan gibi "1,5 kafa genişliği = omuz genişliği" orantısına sahip imam bir güdüğe verir ve bunu da her yerden bitme gayesi ile yaptığını düşündürür. bu adamın çirkin yüzünü gizlemek için hiç kesmediği kıllar vardır yüzünde, sakal ve bıyık adında...
sonuçta bir zamanlar bütün bunlara rağmen "ahmet hakan'a gelesin." denemeyecek bir kadındı. nadir bir seksapeli vardı. ahmet hakan'dan sonra insanların salt görüntülerinin de koku yayabileceğini bir kez daha kanıtladı. yoğunluk sırasıyla gül suyu, naftalin, küf, lağım ve yosun karışımı bir koku yaymaya başladı.
tarih in arka oda sı isimli programda önce uyuyan şimdi de kendisi ile dalga geçildiği müsabeteiyle çantasını alıp ben giidyorum diyen kadın.ya gerizekalı ya da gerizekalı taklidi yapıyor.
ekran başında uykusu kaçınca bir iki cümle söylemek isteyen zat ı muhterem şinasi kezban.
uykudan uyandırılan insan çirkefliğiyle sağa sola saldırır, baktı tınlayan yok kadınların en büyük kozu olan ağlamakta bulur çareyi. yazık lan.
(bkz: ağlama pelin)
--spoiler--
her programda resmen dalga geçiliyor kendileriyle ama o kadar yüzsüz ki (ya da anlamıyor) hala programda olmakta ısrar ediyor ve buna ilaveten programın ağılığını kaldıramadığını düşünüyorum genel kültür tarihiyle tartışmaya girdiğinde dayak yercesine azarlanıyor. anlamıyorum bu kadını ne işi var o programda. tabi insan üzülüyor.
--spoiler--