Bu eğer bir öğrenciyse pazartesi günü yazılısı vardır iş hayatında pazar günü ne anlama gelir bilemeyecem bir kaç yıl sonra bir meslek sahibi olduğumda tekrar yazarım .
dışarıda yağmur var, grip olmuşsun, yorgunsun ve işe gelmişsin, çalışıyorsun.
işin de tadı tuzu yok, daha ne olsun? işte böyle bir şey pazar günü çalışmak.
insan yerine konulmamaktır, millet hafta içi zevkle yaptığı planlarını hayata geçirirken sen sözlüğe bile sik kadar telefondan girmek zorundasındır, sikerim böyle hayatı dedirtir ama ona bile zamanın yoktur.
berbattır. Bu yaz fresh white senstive adlı diş macununun tanıtımını yaptım. Nasıl yaptım hiç bilmiyorum. allah belamı götümden versin. Pazar günü bile saat 10 da sabah sabah elin kapısına gidip diş macunu satıp anket yapmak. Allahım aklıma mukayet ol. Sövenmi dersin sikenmi dersin. E haklılar tabi. Eğer sözlük yazarlarından kapılarını çalıp rahatsız ettiğim biri varsa kusura bakmasınlar.
hiç tasalanmaya değmeyecek durumdur. zaten bu pahalılıkta kimsenin pazar günü gerçek anlamda tatil ettiği filan yok anca evde televizyon bilgisayar olmadı apartman çardağında çay.
alışkanlıktır. bir zaman sonra sikine takmıyor insan ama gün kavramı kaybolunca kötü oluyor. salılar perşembe, perşembeler pazar oluyor, anca işin yoğunluğundan gün tahmini yapıyor insan. kötü yanı cumartesi sabah kadar takılan biri varsa onunla takılması olanaksız oluyor. iyi yanı ise izin yaptığınız hafta içi bir gün heryer açık olduğundan her bokunuzu rahat halledip kafa dinliyorsunuz. pek farkı yok yani.
9 yıldır her pazar yaptığım şey. zor mu? ilk yıllarımda zor geliyordu çünkü her pazar yapılan geç kahvaltılar, aile ile birlikte geçirilen zaman çok güzeldi.
şimdi?
alelade bir gün gibi uyanıyorum. millet pazar keyfi yaparken ben çalışıyorum. hiç zoruma da gitmiyor. sonuçta ne ka paa o kaa köfte.
pazar günü açtım işyerimi, temizliği yaptım, baktım eldeki işlere "breh breh, hade bakalım akşama yetişir herhalde" dedim. kapının önüne çıktım, yandaki beyaz eşya tamircisi de açıyor dükkanı, elemanlar tatilde, ohh ne güzel. "ahmet hayırdır" dedim, "abi defterlere bakıcam, bir iki sipariş geçmem gerekiyor" dedi. o da 4 yıl önce kurmuş kendi işini. çalışırken yanıma geldi, "en çok ne koyuyor biliyo musun?" dedi. "bu işi kurmadan önce de pazar günleri çalışıyordum, ama sabahtan akşama patrona sövüyordum, şimdi kendime sövemiyorum, istifa ediyorum lan deme hakkımı da elimden almışım, salak gibi hissediyorum kendimi" dedi, çay söyledim, birer sigara yakıp derdimize yandık.
artık normal günden farkı olmayan bir gündür. 2. öğretim öğrencisiysen, akşamları erken çıkmana ses etmeyen şirketteysen çok da zorlamaz pazar günü çalışmak.