müzik dinleyip eleştiri yazmak gibi işlerse, pazar günü amacından sapmayan, dışarı çıkıp toplu taşıma araçlarında sürünüp o esnada ilginizi çekmeyecek bir şeyler üzerine sadece para için yapılan bir eylem ise, pazar gününü zehir edecektir.
çok insan için normal ve rutindir.
pazar günleri dışarı çıktığımızda türlü çeşitli insandan hizmet alıyoruz. alışveriş merkezleri açık, yeme içme açık, kış boyu dershaneler açık, ne bileyim say say bitmez. buralarda çalışan insanlar istisnai olarak bir pazar günü çalışıyor değiller. her pazar çalışıyorlar. haftanın herhangi bir günü telafi ediliyor mu bu çalışma? bir kısmı için o bile kuşkulu üstelik.
sokaklarda sizin gibi pazar günü çalışmak zorunda olan insanlardan ve köpeklerden başka kimse yoktur. bir sessizlik, bir durgunluk çöken sokaklarda iş yoluna koyulmakla başlanılacak günlerdir.
Dünyanın en boktan duygusudur. Hele ki dışarda bahar havası varsa hiç çekilmez. Kardan, kıştan, soğuktan, yağmurdan bık, pazar günü hava muazzam olsun ama sen bu güzel havayı değerlendireme. Sikerler böyle işi.
şuan binanın izolasyonunu yapan kişilerce, şarkılar türküler patlatılarak gerçekleştirilen durumdur. ya işçiler çok zor durumda ve bir gün daha iş bulabilmenin sevincini yaşıyor ya da sinir krizi geçiriyor. ayrıca her pazar çalışılmaz, yani haftanın her günü çalışılmaz. bünye kaldırmaz ki zaten yasalarda da görülmektedir. en az 1 gün tatil şarttır.
haftanın yedi gününden, bir tanesi olan ve insanın amaçlarına ulaşması için yapması gerekeni yaptığı ve iyi yaptığı sıradan bir eylem.
pazar gününün tatil olması insanlık tarihiyle başlamaz, kapitalist ekonomilerin, insanı tüketim robotu haline getirmek istemesi ile başlar.
siz boş olun ve tüketin diye haftanın iki gününü tatil ederler, beş günde kazandığınızı, iki günde geri alırlar. beş gün verip, iki günde geri almak denir buna, yani hep almak.
ya veren olacaksınız ya da çalışıp kendinize birşeyler kalmasını sağlayacaksınız.