toplumsal olarak üzerinde mutabakat sağlanmış, üretilen metaların değişim aracıdır.
para ile ilgili en önemli sorunun kaynağı, hiç bir değer üretmeyenlerin veya ürettikleri değerin çok üstünde paraya sahip olmasıdır. var olan para miktarı belli olduğuna göre -böyle olmaması parayı değersiz kılar- yani üretilen değer karşılığı kadar olduğuna göre, bazılarının üretmediği değerin karşılığı paraya sahip olması başkalarının ürettiği değeri aldıkları anlamına gelir. ve buna halk arasında da hırsızlık, yapanlara da hırsız denir.
lidyalı'ların icat ettiği alışveriş araç-gerecidir.
bunu bulanın ben ta amına koyayım! takas usülünü bitirdin, bunu güzel düşünmüşsün de bilemedin mi insanoğlu açgözlüdür! artık her şeyi paraya dönüştürmeye çalışıyorlar senin yüzünden.
Yerlilerin, 'Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenilemeyen bir şey olduğunu anlayacak.' yorumu yaptığı göz yanılsamasıdır.
harbiden de elinin kiri. mesela her on ingiliz banknotunun birinde uyuşturucu madde kalıntısı varmış. üzerinde çeşit çeşit bakteriler varmış, üremek için uygun şartları beklemekte olan. kıssadan hisse: para çok dokunulan bir işte iseniz elinizi çok iyi yıkayın.
sahip olduğumda dünyanın en gereksiz şeyi, sahip olamadığımda ise en gerekli şey olarak gelen taşınabilir, bölünebilir ve günümüzde insanların kabul görmesini sağlayan garip varlik. her şeyi satın alabilme gücü var; insanların ruhlarını bile. günümüzde varsa kral yoksa hiçsiniz. en çok sevilen ve en nefret edilen varlık. evet varlıktır.
emeğin maddesel karşılığı olması gerekirken, kaç emeğin kaç para yaptığı tartışma konusu olacağı için asla adil şekilde paylaştırılamamış olan demir ve kağıt parçaları.
ayrıca dünyanın en mutsuz insanını, en çıkmazdaki insanı bile mutlu edebileceğini düşündüğüm kavramdır.
en azından sağlık problemleri dışında.