bazen hiçbir şey ifade etmez. Sırbistan'da 70 dolarlık emeklilik maaşıyla kerpiç evde tek başına yaşayan 86 yaşındaki kadın, Avustralya'daki kocasından kalan 700 bin dolarlık mirası kendisine yardım eden köylülere dağıtmış.
tek tanrıdır.
uğrunda bu kadar can alınan, hak yenilen, arkadaş satılan başka bir objede yoktur. ayrıca her istediğinizi size verebilir hemde ölümden sonra değil şu anda. çok iyi dindar olduğunu sanan arkadaşlar karşı çıkacaklar ancak bütün hayatlarını daha çok para kazanmak için adamış durumdalar, sürekli haram yiyerek daha zengin oluyorlar. şu sözle bitirmeyi uygun görüyorum "EĞER BiR GÜN DUYARSANIZ Ki TAYYiP ERDOĞAN ÇOK ZENGiN OLMUŞ, BiLiN Ki HARAM YEMiŞTiR" 1999.
bi' on dakikanı ayır, bi' düşün. çıkar bunu hayattan. sosyalist, hümanist, komünist her ne boksa onun kafası değil bu.
anlamam da o işlerden. çıkar abi parayı hayatından. herkes ihtiyacı kadar yaşasa. fazlası değil.
mesela domatesci diye meslek olsa. tüm şehrin domatesini sayılı insan üretse. ihtiyacı karşılığında takas yapsa.
insanlar hayatını böyle sürdürse. keşke lan. ama iş eğlence sektörüne gelince cırtlıyo olay. çünkü insan, en lüksünü, iyisini görünce, "daha" iyisini arıyo. bu da gösteriş aşkımız bizim, durum doğamıza ters yani. eğlence sektörünü başlı başına saçmalık olarak gören ben isyanda tabi. kökünüzü kurutayım be. neyse parası verelim.
sanal değildir, gerçektir.
elinizde tuttuğunuz o kağıt parçasının üzerinde önceden çalışılarak kazanılmış ve karşılığında yine çalışılarak yapılan bir şeye feda edilecek değerler vardır.
zaten bilindiği gibi her kağıt paranın karşılığı altın olmak zorundadır ve altının değeri kadar emek alabileceğiniz bir güçtür. yani işte kısaca güçtür..