Para, pek çok ihtiyacı karşılar. Daha güzel yemekler yiyip daha çok gezmenizi ve daha iyi bir yerde, daha iyi şartlarda, daha sağlıklı yaşamanızı sağlar. Tüm bunlar da insana huzur ve mutluluk verir. Eğer biraz da zevk sahibiyseniz, mutluluğunuz katlanır. Tam olarak satın alamayacağı 2 şey vardır; sevgi ve sağlık.
“insanın parası varsa çalışmak zorunda kalmaz. Böylece zamanı satın alır. Bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. Yani para mutluluğu satın alır.” Albert Camus
Her harfine katıldığım sözdür. Siz hiç karnı aç, evsiz, uçan kuşa borçlu mutlu birini gördünüz mü?
mutluluk dediğiniz şeyin sadece %20'si dış etkenlerle alakalı bir şeydir. %80 kendinizle alakalıdır. kimisi maddi anlamda ihtiyaçları ya da zevkleri karşılandığında mutlu olur, kimisi de manevi olarak. mutlu olmak da olmamak da sizin elinizdedir.
tabii para istediğiniz birçok şeyi karşılayabileceği için mutlu etmeye daha çok yaklaştıran bir araç diyebiliriz.
para amaç değil araçtır. malum bu devirde paran yoksa ne dostun ne de başka bişeyin var... para mutluluk değildir ama seni o yola götürmede yardımcı olur.
Para cok seydir fakat her sey degildir.
Evet para mutluluk getirir fakat bizi mutlu edecek tek sey de degildir.
Eger parayı amac degil de arac olarak kullanabilirsek asıl o zaman yaptıgımız seyden keyif alır ve paranın mutluluga goturdugu yolu bulmus oluruz.
Mutluluğu para değil, iyi ve güzel kalpli insanlar getiriyor. Asıl mutluluğu, sağlık ve aile getiriyor.
Mutluluk hem çok kolay hem çok zor. Mutlu olmak harika bir şey gibi fakat etrafta mutsuz insanlar olunca pek tadı olmuyor sanki.
bu soruya cevaptan önce, paramız olduğu için mi mutlu oluyoruz yoksa mutlu olmak için mi parayı çok seviyoruz diye sorulması gereken başlık. insan kendi parasını kazanınca ve kimseye muhtaç olmayınca mutlu olmak en tabii hakkıdır. günümüz dünyasında parayı yok sayamayız. ama mutlu olmak için parayı sevmek biraz paranın köleliğine kaçıyor. hatta geçenlerde yakın zamanda entry girmiştim. bize parayı küçükken sevdiriyorlar zaten ile alakalı. bayram adetlerimizi çok severim. ziyaret, akraba, barış güzel şeyler. bir çocuğa bayram harçlığı vermekte güzel şey. amma ve lakin çocuğa para verirken şaka yoluyla da olsa, oo hadi bakalım zenginsin baya birikmiş tarzında veya bayram harçlığını verirken bu para senin tamam mı diyerek, yani anne ve baban sana verdiğim harçlığı almaya kalkmasınlar mesajını vermek istemeden de olsa farkında olmayıp, paraya çok önem vermelisin dürtüsünü uyandırıyor sanki. kesinlikle yanlış veya kesinlikle doğru demiyorum. sadece soru işareti bıraktırıyor kafamda işte. sahi biz paranın kölesi olmaya içgüdüsel olarak şartlandırıldık mı. yoksa gerçekten para hep ihtiyaç, geri kalan yan etmenler, duygular, düşünce biçimleri gelip geçici şeyler mi. bilemedim vallahi. karar sizin.