masa başında yaptığım iş. oturduğum yerden para kazanıyorum anlamına gelmiyor bu ama keyifli de müşteri karşımda bana bakıyor ve ben entry giriyorum. adam gözümün içine bakacak yoksa.
eşşekler gibi yapılan bir çalışmanın ya da eşşek olupta yapılan yalakalığın ardından gerçekleşen eylemdir. eşşek olmak kaçınılmazdır. bu para adamı maymun bile edebilir.
hayata motive olmaktır.
para diye bir şey olmasaydı ne işin okullar okuyacaktık, çalışacaktık, didinecektik... ilk insanlar gibi yaşar dururduk valla, dertsiz, tasasız, amaçsız, heyecansız, boş boş...
öncesi ve sonrasıyla hayatın dönüm noktasıdır. alan el iken veren el olmaktır. kazanıldığı ölçüde saygınlık getirir. burslarla geçiniyorken edindiğin siyasi ve ideolojik düşüncelerin yavaş yavaş evrime başlamasıdır.
yaşamak için gerekli olan eylem. faturası, kredi kartı, kirası ve bilumum giderleri kara kaşınız, kara gözünüzle ya da öpücük vererek ödeyemeyeceğiniz için yapmanız gereken tek şeydir.
kapitalist dünyada çok zordur para kazanmak, size verecekleri 3 kuruş için 30 kuruşluk çalıştırırlar... finalde bir atasözü kullanmak gerekirse eğer, şu pare cuk oturur;
yapılan çeşitli işlerle ya da şans oyunları ile para elde etmek, çalışmanın karşılığını maddi değerlerle (para ile) almak, iş hayatına atılmak, ayakları üzerinde durmak.