1997 - 2001 yılları arasında yayınlanmış dizi. dizi kaliteli yapımlara imza atan hbo tarafından yapılmıştır. 7 sezon bu dizide birbiriyle hesaplaşan bir çok grubun yanı sıra hayata dair bir çok sorgulamayı yapmanıza neden olacak olaylar dikkatinizi çekecektir.
gamalı haç ya da svastika diye duyduğumuz döngüsel sembolün türkçe adıdır. kadim dönemlerden beri tamga olarak kullanılan bu işaret ahmet yesevi türbesinde de, konyada karatay medresesinde de görülebilir. evrenin ve her eşyin döngüsünden haberdar olan atalarımızın bu döngüyü haberdar etmesi için çizdiği bir işarettir. dönerek göğe yükselmek anlamındaki "oz-"nin sıfat fiil eki almış hali de "ozan"dır. sema ve semah da bu duygudan kaynaklıdır.
amerikan dizi sektörünün tam anlamıyla miladıdır. oz dizisi döneminde çok daha hazmedilebilir diziler (bkz: the sopranos) çıkaran abd dizi sektörü, oz dizisi ile bir metamorfoza girmiştir. oz ile birlikte sektör çok daha sert, gerçekçi, izleyenlerin sistemi sorguladığı, ırkçılık, dini inançların yaşanış şekli, suçlunun iç dünyası gibi etkileyici ama alelade tasvir edilemeyen alanlara kaymıştır.
senarist hapishane ile dünyayı ve sistemi simgelemeye çalışır. zaten dizide gruplarda vardır; italyanlar, zenciler, müslümanlar, naziler vs. olarak. bu hapishane de ırkçılığı, insanların bir gruba aidiyet duygusunu, suç kavramını, inançların yaşanabilirliği sorgulanıyor. mesela hiç bir gruba ait olmayan kişiyi tıpkı dünyada olduğu gibi kimse sevmiyor ve geleceği belirsizleşiyor. polisten kaçarken yüksek kattan atlayıp, sakat kalan bir zenci ise hapishaneden örnekler ile bize gerçek dünyayı açıklamaya çalışıyor. bu karakter dünyada doğru bildiğimiz yanlışları yüzümüze tokat gibi vurup sırıtmakla mükellef.
eğer dikkat edersek yaşanan her olayın bir derinliği, özünde bir açıklaması var. mesela; miguel alvarez'in bebeği olur. alvarez bebeğini görmek için yoğun güvenlik önlemleriyle birlikte hastaneye gider. yanında rahip ray mukada vardır ama yeni doğan bebeği doğumdan sonra fazla yaşamaz. aklını kaçırmak üzere olan alvarez , rahiple din hakkında tartışır.''ben böyle bir yaratıcıya nasıl inanabilirim ? bebeğim ölürken nerdeydi bu tanrı ? rahip cevap verir; ''kendi oğlu çarmıha gerilirken nerdeyse orada.'' diye.
çoğu zaman prison break ile karşılaştırılır ama çok farklı dizilerdir. prison break; çok iyi çekilmiş bir aksiyon, macera dizisi. oz'un durumu çok daha farklı ve derindir. ikisini karşılaştırmanın saçma olduğunu düşünenlerdenim. oz'u izlemeyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
yaşayan ölüleri görmemizi sağlayan dizidir. oradaki insanlar diptedir, sondadır, depresyondadır.. öhöm neyse işte bol ekşınlı, atraksiyonlu ve hayatın gerçeklerini utanmadan, sıkılmadan yüzümüze vuran dizidir.
prison break ile karşılaştırılması dahi hata olan başyapıt.
bir yanda michael sikkofield denen bir adam, bu adamın bütün planları rast gider kaçar da durur başka da bir halt yok. bir yanda ise hapishane gerçeğini buram buram yansıtan, belli bir başrol oyuncusu olmayan, bütün oyuncuların oscarlık performans gösterdiği, zencilerin, müslümanların, aryanların, italyanların bilimum çetelerin bulunduğu bir dizi.
prison break bu dizinin yanında çoluk çocuk işi kalır en fazla. eğlenmek isteyen ve sert sahnelere gelemeyen bünyelere hitap eder. prison break'in en has karakteri t-bag'tir ama oz'da t-bag'i sikebilecek milyon tane adam bulursunuz.
tartışmasız şekilde gelmiş geçmiş en iyi dizidir. tek eksiği müslümanların ibadet sahnelerinin çok yapmacık olmasıdır. en güzel yanı hikayenin belli bir karakter üzerinden değil birçok karakter üzerinden devam etmesidir. benim favorim tabi ki irlandalı.