Kesinlikle yaşlılar. Yaşlılara yer vermek sorun deği aslında 5 dakika ayakta dursam ne olacak sonuçta ama zorla kaldıran gerizekalılar var ya. Hayır bırak da ben düşüneyim yer vermeyi.
- inmeden ya da binmeden hareket eden şoför
- para üstünü geciktiren şoför
- durup dururken öğrenci pasosu isteyn şoför
- arka koltuktaki 5 kişiye rağmen arkayı beşleyelim diyen şoför
- deynekçiyle sohbete dalan şoför
- yakınında oturan onca yolcuya rağmen trafikte ota boka küfreden şoför
- ramazan aylarında iftar vakti yaklaştığında açlığının bedelini yolcuya ödeten şoför
yorgunluktan öldüğün gün otobüste oturuyosun. evine bu trafikte 2 saatte gidersen dua edecek moddasın. oradan güne gitmiş, hoplamış zıplamış teyzenin teki gözlerine tecavüz ediyor yer vermen için. ulan ahlak mahlak hesabı yerini veriyorsun. kadın teşekkür bile etmiyor. oturduğu gibi telefonuna sarılıp otobüsteki herkesin kulaklarını sikiyor. bir de bir dahaki günü ne zaman yapalım demez mi *mk.
lan bir de bazı hatunlar oluyor. resmen birbirimize değmeme yarışması yapıyoruz. olaya gel. o bana resmen sürtüyor ama sorun yok. ben ona dokunduğumda ters ters bakıyor. ulan ne saçma salak insanlarsınız.
hayatımda sadece bir kere gördüm. 3 taş hatunun benim için savaşa girdiğini. tahmin etmenize gerek yok. metrobüste yerime geçmek isteyen 3 hatundan bahsediyorum. bir de ineceğimi anladıklarında hafif hafif yanaşmaları yok mu. ama o zevk bana yeter arkadaş. **
bozuk yolda gıdılıyorsa;ıstemsızce cama vurulan hafıf darbelerle bır dolu beyın hucresını yıtırmenın bılıncınde olmaya karsılık basını cama dayama ıstegı arasındakı kıyasıya rekabet.
hele bır de kamıl kocla gıdılıyorsa; bır bacak bacak ustune atamamanın verdıgı sıkıntı da cabası olur.
- 80 derecelik koltukları... bak dik bile değil bildiğin içe kapanık.
- 155 tavan yüksekliği... Metrobüs bu kapsama dahil olmamak ile birlikte ayrı bir başlık konusudur.
- fazladan bir koltuk daha konulabilsin diye 10 santimetre bırakılmış koltuk aralıkları...
- 30 kişilik otobüste ona göre tasarlanan klima ve havalandırmaların 100 kişiye yetmemesi. hacı yağı, sucuk, soğan, pastırma, ter ve bilimum parfüm kokusunun oluşturduğu inanılmaz koku. yemin ediyorum ilkokulda izcilik kampında bir hayvan leşi bulmuştuk o öyle kokmuyordu
80 yaşındaki buruşuk yüzlü ama temiz kalpli nineme yol vermeyip televizyon boyutu kadar telefonundan gözünü ayırmıyor numarası yaparak yer vermeme durumudur.
( ninem ayakta bekler, insafsız çocuk telefonuyla oynama numarası yapar, iki sıra arkasında oturan veled-i zina çocuk ta uyuyor numarasıyla etrafındakileri kandırdığı kanısına varıp etekleri zil çalar. Amaaaaa uyanık bir teyze, ninemden daha ufak yaşlı olduğunu varsayın hemen konuşmaya başlar. )
- cık cık cık cık cık cık ( daha devam eder de biz kısa keselim) şimdiki çocuklarda çok terbiyesiz canım, şuraya bak uyuyor numarası yapıyor birisi de telefonuyla oynuyor. ( yanındaki çocukla dertleşir. ) insan bir kalkar yol verir. Bunların anne babaları öğretmemiş.
- ( hemen dibinde oturan muhtemel 45-50 yaşları arasında amca, teyzenin sarf etmiş olduğu sözlerden duygulanır ve kara murat gibi ortaya çıkar ve ) Gel teyze gel otur ben az ileride inecem zaten.
- ( on dakika sonra ölecekmiş gibi nefes alan teyze cevap verir. ) Allah razı olsun evladım saol. Gençler yer vermiyor sen kalktın bak saol oğlum saol Allah razı olsun.
- terbiyesiz işte teyze otur sen ( amca muhtemelen bu hareketiyle kendisine cennetin kapılarını açıldığı düşüncesine kapılır. )
( teyze tekrar lafa girer. )
- ( yanındaki çocuğa dert yanmaya devam eder. ) bak gördün çocuğum sen böyle olma, gördüğün yaşlılara, hamilelere yer ver tamam mı?
( teyze çocuktan aldığı hazırcevaptan sonra diğer yanındaki 30-35 yaşındaki bayana )
- şimdiki gençlere de birşey söylenmiyor kızım.
der ve bu konuşma böyle gider.Bu konuşmalardan sıkıldım ve elimden gediğince binmemeye erek gösteriyorum.
-ter kokusu, dünden kalma sarımsak yemiş insanın ağzının kokusu ( dişlerini fırçalamamış belli ki) bunlardan bahsetmeye gerek duymuyorum.
Yanınızda dikilen kazulet gibi adamın kolunu kaldırmasıdır.slow motion olarak hayalinizde canlandırır iseniz anın büyüsünü keşfedebilirsiniz, amerikan filmlerindeki kiliselerde fonda eşlik eden o sesi -ki biraz şöyledir 'haaaaaaaaaa' - ve adam kolunu kaldırken yavaş yavaş yayılan kokuyu, simsiyah koltukaltı kıllarıyla birleştirirseniz ne demek istediğimi anlarsınız.