hepsinin oturamaması halinde, ayakta kalanların yeni nesile (!) (yeni nesil hiç yorulmaz) "cık cık cık cık cık cık..." demeleri, eğer sizi ezik büzük görürlerse daha da ileri gidip "terbiyesizlik" demeleriyle sonuçlanması mümkün bir harekettir. bu teyzeler aslında kafaları popolarından ayrılırsa yani illa oturmak eyleminden vazgeçerlerse, otobüsü yaklaşık 30 saniye içinde kadınlar hamamına çevirirler. öyle ki 12 teyzeler aslında 13 teyzedir ve bir teyze o 12 teyzeyi evinde ağırlamıştır veya 12 teyze aynı eve gidiyordur. orada olmayan 13. teyze hakkında mutlaka bir dedikodu gerçekleşir. şöyle;
(13. teyze : sultan teyze)
sabahat :müberraa, kızzz, sultan ın son koltuk takımlarını gördün mü? gerim gerim geriniyordu tavus kuşu gibi, bari bişeye de benzeseler!!!
müberra: aaaaaaa ama sabahatcım şimdi yiğidi öldür hakkını ver, neydi o zeytinyağlı sarma, içine ne koymuş kuş üzümü de değil değişik bişey sanki?..ince ince de sarmış...ama zaten sultan onları kendisi saramaz o kadar becerikli değil, yanında çalışana sardırıyodur dolmaları.
(ölümcül darbe sabahat'tan gelir)
sabahat: ay mübo kız, sana bişi dicem artık dayanamıyorum çatlıcam vallaa, o dolmaları saran kız var ya sanırım sultan ın kocasının metresi..
müberra: hiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii (bütün otobüs irkilir aniden)..aman kocası da meymenetsiz, benimki öyle bişey yapsa vururum valla.
(bkz: bu böyle gider)
yani 12 teyze nin kafasını oturmaktan başka yere yönlendirebilirsek eminim, ne yorgunlukları ne de cık cık cıklamaları kalır.
günden gelen teyzelerdir akşam vakitleridir çünkü ancak kalkabilmişlerdir veya daha kuvvetli bir ihtimal olarak kocam eve gelecek korkusudur *.yanlarında birkaç tane de ağlayan zırlayan salya sümük içinde çocuk olur otobüsü allak bullak ederler. halbuki bu saygıdeğer 'gün' teyzelerimiz; tek başına olduğunda başka gürültü yapan bir grup otobüse binince hemen kınama pozisyonuna geçer cık cık cık, sessiz olun evladım gibi uyarıda bulunma gereğini hisseder.
(bkz: önce kendine bak tarraam)
eğer cam kenarına oturulursa rahatça savuşturulabilecek olaydır.
hele ki kulaklığı takıp görmemiş numarası yapılırsa zaferden emin olunması gereken durumdur lakin sayının 12 olması koltukta oturanları her daim tedirgin etmelidir. nolur nolmazdır.
bir nevi askeri çıkartma, bir taarruzdur. dersleriniz yeni bitmiş, yorgun argın otobüse zor atmışsınızdır kendinizi. tenha bir köşe bulup oturursunuz. yavaş yavaş dolar otobüs. tam oturacak yer kalmaz bu teyzeler mükemmel bir zamanlamayla kapıda arz-ı endam ederler. akbil sesleri hiç bitmeyecek zannedersiniz. ama tehlike adım adım yaklaşmaktadır.
teyzeler klasik taktikleri olan başınızda dikilme olayına girişirler. lan o kadar yer var, ilerle arkaya. yok, illa başında dikilip "cıkcık"layacaklar. bir müddet kalkmanızı beklerler, kalkmazsanız başlarlar tantanaya.
"ay bu gençlere okulda ne öğretiyorlar bilmem. ay hemşire saygı da kalmamış bunlarda. bütün gün okulda oturuyorlar bir de gelip burada oturuyorlar. aman ana baba terbiyesi de almamış bunlar."
sonra olayla tamamen alakasız bir amca da senfoniye katılır:
"ayıp ayıp, saygısızlar! yaşlılara yer de vermez oldular.*biz gençken böyle değildik"
dayı sen gençken bırak otobüsü daha tekerlek bulunmamıştı, sen kimi kandırıyon? bak teyzeleri de gaza getirdin:
"bırak amca bırak.*bırak kalkmasın vicdansız. bize bir şey olursa çok dövünür sonra. hastayım ben. şekerim var, tansiyonum var. düşüp bayılsam ne olacak!"
ee insaf be! teyze kusura bakma da sen bir tarafını gezdirmeye çıkmadın mı dışarıya? altın gününde tatlıları tuzluları götürürken "şekerim var, tansiyonum var" diyor muydun? gören de çok ulvi amaçlarla dışarı çıkıyorsun zannedecek. bayıl lan sallamam bile!
kısacası dostlar çok bela bir durumdur. cebinizde paranız varsa inin kurtulun daha iyi.
Klasik, işi gücü olmayan kadınların "gün" adı altında, haftalık dedikodu sohbetlerini akabinde gün sahibesinin evini toplu halde terketmek sureti ile oluşan olay.
bindikleri yerin en az 5-6 yard uzaklığındaki apartmanlarda oturan arkadaşlarının altın gününe katılmış teyzelerin rush çekme olayıdır. on iki kişi otobüse polis özel harekat edasıyla girer. her biri kart basmaz, bir kişi en az üç arkadaşına basar kartı. daha sonra iki ve üçerli gruplara ayrılıp boş yer kovalarlar. boş yer bulamayan arkadaşlarına ise 429 desibellik bir uyarı olan ''sabireeeee gel gel burada boş yer var'' derler.