dünya üzerinde roma imparatorluğu ile birlikte, üniversitelerde ders olarak okutulan iki önemli imparatorluktan biridir. sevilip sevilmemesi önemsiz olmakla birlikte, bugünün dünyasını şekillendiren devletlerden biri olduğu unutulmamalı ve kesinlikle ders alınmalıdır. maalesef ki; türkiye'de ideoloji kavgaları arasında yeterince iyi anlaşılamamış ve anlatılamamıştır.
yaptıkları en büyük yanlış hoşgörü politikalarıdır. tüm işgal edilen topraklar önce kazınmalı sonrasında kendi tohumlarını ekmeliydi. şimdi bu kadar orospu çocuğu dolaşamazdı ortalarda.
Sancaklar dönemindeki akıllı padişahlar sayesinde iskan siyaseti izlemiş ve fethettiği bölgeleri Türk ve islamlaştırmayı başarmışlardır. (bkz: balkanlar)
ancak sancak devrinin kapanıp , en büyük şehzadenin tahtta hakkı olmasından sonra izlenen kötü siyaset , imparatorluğun sonunun başlangıcı olmuştur.
Yine de hiç tartışmasız Türk milletinin geçmişteki onur kaynağıdır.
gurur kaynağımız,göğsümüzü kabarta kabarta Osmanlı torunuyuz diyebilmemizi sağlayan şanlı imparatorluk.Osmanlıya sallayan Osmanlıyı reddedenler babasının kim olduğunu bilmeyenlerdir.
Toprakları 26.000.000 km2ye kadar ulaşmış olan devlet.
imparatorluk demek hatadır devlet demek iyidir.
Sömürgeci olmayan devlettir.
Adalet vardır fakat eşitlik yoktur.(Kadın-Erkek)
Şeriat ile yönetilirdi.
Irk devleti değildi, din devleti idi.
Devletin resmi dini islamdı.
1 akçesi 1920lerde bile 5 dolar ediyordu.
700 yıl kadar yaşamış bir devletti.
Türk hanedanları tarafından kurulmuştu.
süveyş kanalı'nı zamanında açamadığı için ticaret yollarını portekizli korsanlara kaptıran ve bu aşamadan sonra gerileyen imparatorluktur. sonrası malum vizyonsuzluk, elindekilerin kıymetini bilemedi ve diğer ülkelerin maskarası oldu.
çökmesinde, (bkz: osmanlı da sadrazamın sol taşşağı olacağıma rum ve ermeni cemiyet lideri olurum) diyen devşirme sadrazam ve vezirlerin yardımcılarının önemli katkısı olan imparatorluk.
osmanlı'da doğu feodalizmi fardı yani buna iktisatçılar atüt adını verir, bu sistem asya tipi üretim tarzıdır. bu sistemde mülkiyet yoktur her şey devlete aittir ve devletin yönetimi bürokrasidedir. mülkiyet tımar sistemi ile de ayrıca engellenmiştir.
osmanlı'da tarım anadoluda sürdürülmüştür, özellikle fatih döneminden sonra osmanlı beyliğinden olmayan türkler anadolu'da tutulduğu için tarım bu kişilere kalmaktaydı, tarım osmanlı döneminde türklerin üstüne yıkılmıştır ve bu kişiler eğitimsiz kesim olarak kalmışlardır. bürokratik kadroda türk unsuru tehlikeli görüldüğü için yer alamamıştır, bunun yerine devşirme kadrolar oluşturulmuştur.
sanayide ise küçük işletmeler yer almıştır sadece, ahiler yerini bazı durumlarda devlete karşı sendikal görevler üstlenen loncalara bırakmıştı ve sanayide sadece gayrı müslimlerin ilerlemesine izin veriliyordu, bu elinde sermayesi olan türk müslümanların din değiştirmesine sebep olmuştur. sanayi sadece gayrı müslimlerden oluşması, gedik sistemi ve küçük işletmelerden oluşması yüzünden gelişememiştir.
hizmet sektöründe ise enderunda eğitim almış devşirmeler çalışmaktaydı, devlet işlerine bunlar bakmaktadır.
çalışma koşulları ağır olan iş kollarında grevler de gözükmekteydi özellikle maden sektöründe bu yaygındı. sosyalist düşünce akımının ortaya çıkmasıyla işveren korunmuş işçiler ise ağır bir baskı altında tutulmuştu.
orta çağ sonrasındaki imkanları ele aldığımızda dünyada en gelişmiş lojistik imkanlara sahip olmuş iki imparatorluk çıkar karşımıza, biri roma diğeri osmanlı imparatorluğu. osmanlı gerçekten ilginç bir imparatorluk. ama kendi halkının yani türkiye topraklarındaki insanların cahili olduğu bir imparatorluk. bu ise fazlaca ironik.
iğrenç olmasada miadı çoktan dolmuş, her büyük imparatorluk gibi bitmiş silinmiş devlettir. Hala bunu canlandırmaya çalışmak ahmaklıığın daniskasıdır. Bugün yunanlılar hellen imparatorlugu peşinde mi uğraşıyorlar? italya roma imparatorluğu diye mi sayıklıyor? Avusturya, Avusturya Macaristan imparatorluğunun hayalleriyle mi yaşıyor? Rusya bile SSCB ile nostaljik bi anı ilişkisinde neyin olup olmayacağını biliyor.
Bizdeki salak hilafetçilerin maksadı ne anlaması güç. Dimyata giderken eldeki bulgurdan olacağız imparatorluğun sadece ilk üç yüz yılına bakıp oh be dünyaya hükmettik hadi bi daha yapalım demek komik. Sonraki dört yüz yılında nasıl köhnemiş bir mentaliteyle nereden nereye gelindiğini görmeniz için ne yapmak lazım.
Bırakın şanlı tarihiminizin en nadide parçası olarak kalsın. Hanginiz plazma televizyondan sonra tüplü televizyona geri dönmek istersiniz? Hanginiz kombinin zevkini yaşadıktan sonra odun kömür sobasını yakmak dökmek için götünüzü yırtarsınız?
kesinlikle imparatorluk değildir. bazı cahiller nasıl değil ya, sen tarihçilerden iyi mi biliyorsun derler. yancı, objektif olamayan tarihçiler tarihçi filan değildir özünde. tabela üniversiteleri gibi onlar da boş kişilerdir bir nevi. ona bakarsak, tarihçi olup daha de da ayrımını yapamayan, herkesi herkez diye yazan tarihçi gördü bu gözler. neyse, konumaza gelirsek şayet; osmanlı, devlettir. zaten devlet-i aliye denir bu oluşuma. padişahların da hiçbirisi biz imparatorluğuz dememiştir yaşadıkları zamanda. osmanlı imparatorluk değil, bir devlettir.
genellikle 'türkçülük' putu üzerinden vurulmaya çalışılan devlet-i âliyye...
türkmenlerle osmanlı idaresinin arasının kötü olmasının, osmanlıların türklük şuuru taşımaması ile bir alakası yoktur. çok uluslu devletler, günümüz neo şamanistleri gibi ırk fetişisti değildirler. osmanlı, roma hukuku ile islam hukukunu ustaca birleştirmiş ve merkezî bir devlet kurmuştu. eski türk töresinde türkmen beyleri, kafalarına göre takılır, aşiretleriyle orayı burayı yakar yıkar talan eder ve yağmalardı. osmanlı buna izin vermedi. ''sen'' dedi, ''balkanları türkleştireceksin, git orada otur'' dedi. türkmenleri yerleşik hayata geçmeye zorladı, ''ben vergi vermeyeceğim'' diyenin ağzına vurdu, vergisini aldı. dönemindeki avrupalı devletler gibi, merkezî güçlü bir yapı kurmaya çalıştı. türkmenler aşiretlerine göre itibar göremeyince, kâh safevîlerin safına, kâh celâlîlerin safına meylettiler. çok ilginçtir ki, türkmenler sonradan safevîlere de isyan etmişlerdir. bugün çok övülen şah ismail, hepsinin kellesini almıştır. bakın şah ismail şiî idi, iddia makamına göre türklük şuuru taşıyordu (aslen kürttür ve araplık iddiasındadır ama geçelim) ama türkmenlerle sonradan ters düşüyor, neden? türkmenler orada da yerleşik hayatı ve merekzî otoriteyi benimseyemedi de ondan...
ben osmanlı'nın eleştirilebilecek tarafları bulunduğuna inananlardanım ama 19. yüzyılda ortaya çıkan milliyetçilik cereyanları üzerinden, bilmem kaç yüzyıllık bir devlete ''türk değildi ondan çöktü'' gibisinden yaklaşımlarla saldırmak, bana makul gelmiyor.