Vatanseverligin ne oldugunu bilmeyenlerin akici konusamiyor diyor diye bok atmaya calistigi adam gibi adam osman pasa. Konusanlarin neler yaptigini da gördük artan terör olayin da gündemdeymis bazilarina göre de bunu diyenin evine de düser ates ozaman da böyle mi düsünür bilinmez.
terör olayları arttığı zaman medyanın sanki sürekli yeni bir şeymiş gibi ısıtıp ısıtıp önümüze sunduğu eski asker ama yeni siyasetçi olmayı başaramamış amcamızdır kendileri.*
harbi harbi kendisinin ülkeyi daha iyi duruma getirecegini düsünenlerin oldugu eski asker, görece yeni siyasetcidir. neyse lan ben baska bisey demiyorum.
vakti zamanında güneydoğuda terörle göğüs göğüse mücadele eden unsurların komutanları olan subaylar generalleri tarafından toplantıya çağrılırlar... Tüm davetliler helikopterlerle sahadaki yerlerinden alınırlar. Gece birlikte yemeğe oturulur... Tüm subaylar temizce giyinmiştir birisi hariç... O komutan sakallarını bile traş edememiştir çatışmaların yoğunluğu ve arazi şartlarından dolayı... Herkes alkol almaya başlar ( sahada görev esnasında alkol alma iç hizmet kanununa göre suçtur) pejmürde komutan alkol de almaz.
Bu durumu fark eden general subaya dönerek; "yüzbaşım senin ismin nedir?" diye sorar.. Yüzbaşı ismini söyler...
Bir süre sonra sicili başarılarla dolu bu yüzbaşımız eşi başörtülü olduğu için YAŞ kararıyla ordudan atılır.
hadi diyelim ki bu adama oy verdim bu adamın milletvekilleri kim olacak var mı öyle bildiğimiz güçlü adayları yoksa kendinden ibaret bir partisi mi var?
var mı bülent arınç ı, beşir atalay ı, ali babacan ı?
''askerden siyasetçi olmaz'' denilerek eleştirilen adam.
bu lafları söyleyenlere verilecek örnekler:
mete han, atilla, cengiz han, osman bey, fatih sultan mehmed han, yavuz sultan selim han ve son olarakta gazi mustafa kemal.
türk milleti varlığını savaşarak korumuştur tıpkı diğer milletler gibi. ne kadar hümanist olmaya çalışsakta dünya denilen alemin kanunu habil ve kabil'den beri kan dökmektir. ya buna ayak uydurursun yani gerektiği zaman savaşırsın ya da fabrikalarda bulunan taşeronlar gibi büyük devletlerin işini yapan taşeron bir millet olursun.
türk milleti'nin liderliğini yapan kişiler ne zaman savaştan korktularsa o zaman türkler hep geriledi. tıpkı osmanlı hükümdarlarının ordunun başında savaşa gitmeyip zevk-i sefa alemine dalması gibi.
kısacası savaş türk milleti'nin orta asya bozkırlarından beri tek gerçeğidir. bu gerçekte savaş sanatını ve siyaseti beyninde birleştiren bir liderle olur.
onun söylediklerini h.nihal atsiz 1940 lı yıllarda söyledi kimse dikkate almadı. yetmedi hapis cezası verdiler ayrıca atsızın bazı makalelerinden birebir alıntılar yapıyor bazı konuşmalarında. izmirden bağımsız aday olup meclise girebilir onun haricinde parti olarak meclise girmesi imkansızdır.
pamukoğlundan hükümet fikir alacak olaydı zaten şu anda başımızda olmazdı. türkiye'yi kuşatan güçlerin taşeronudur şu andaki dikta ve bunların memleket hayrına bir adım atacağını hala ummaksa en hafif deyimiyle "saflık" ile nitelenebilir.
şimdi bu adamın duruşu ve vatansever görüşlerinden heyecanlananlara gelelim;
bak canım kardeşim
osman pamukoğlu da sen ben gibi bir pir-i fani. gözlerinden ışınlar çıkartamıyor ya da göklerden inecek 100 bin milyon kişilik bir ordusu yok...
ne zaman ki sen isyan edip, vatanını, milletini korumaya karar vereceksin o zaman osman paşa gibi adamlara da gel önümüze geç denecek. askerliğinden, azminden istifade edilecek...
televizyonda verdiği ayarlar yetmez, eğer ki adamın arkasında durmazsanız. laf güreşinde adam ebeleyerek de bu mesele bitmez, bitmeyecek. ölmeyi bayılmak bellemişsiniz kahve masasında adam mat edince terör bitecek sanıyorsunuz.
hükümet olsam askeri görüşlerinden yararlanacağım kişi. ama her görüşü de doğru değildir. yaptığı doğruların yanı sıra yaptığı yanlışlarda var. terör ile savaşmak başka öldürülen teröristin cesedini parçalıyıp araziye bırakmak başka.
herhangi partiden milletvekili olup maaş cukkalamayı mebus konutlarında saray yavrusu gibi yerlerde yasamayı ve ailesini yasatmayı cep telefonu faturası dahil herşeyden muaf olup saltanat sürmeyi seçmediği için ayıplanan veya sitem edilen siyasi parti liderimizdir.
yani defalarca bunu belirtmiş; " meclisteki ampül partisi hariç hepsinden teklif aldım, kibarca reddettim, derdim siyaset yapmak yan gelip mebus keyfi sürmek değil,
aslında siyaset benim işim de değil, ama memleket yangın yeri
hergün çocuklar ölüyor veya daha bile beteri yaralanıp sakat kalıyor, atatürk ün mirası misal ı milli sınırları tehdit altında,
hiç bir zaman bu topraklar bu kadar kötü durumda olmadı,
halk teveccüh ederse bu teröristlerin kökünü kazır
onların tasmasını tutan patronları ile görüşüp bu problemi çözerim "
demesine rağmen nedir insanları inatla bunları söylemeye iten, halen anlamış değilim.
adama hala "senden siyasetçi olmaz sus artık." diyenler var. yahu adamın siyasetçi olacağım derdi yok ki. örgütlü bir partisi var diye illaki siyasetçi gibi davranmak zorunda mı? adam doğruları söylüyor, askeri konuda tecrübeleri mevcut genelkurmay başkanından fazla. bırakta adam vatandaşlarını öldüren pkk hakkında iki çift laf söylesin. neden bitirilemiyor diye 10 yıllık iktidarı eleştirsin.
anlamıyorum niye batıyor niye?
Bugünkü makalesiyle sözde muhalefet partilerine nasıl muhalefet yapılacağını öğreten kişi. Ama bir kaç entry sonra yine politikadan anlamamakla, siyaseti bilmemekle eleştirilecektir.
--spoiler--
Türkiye fırtınaya uğramış bir tekne gibi.. Düzenin eskimiş ve bayatlamış siyasi parti mensupları ise, halkı saf yerine koyarak; acizce, çaresizce ve derin bir cehaletle masal anlatmaya devam ediyorlar.. Bunlarda ne sezgi, ne öngörü, ne de cesaret ve akıl var!. Tatlı su demokrasisi oyunu oynayan bu zevattan, sadece kurbağa gibi ötmeyi ve birbirlerine sövüp saymayı öğrenirsiniz..
Hükümette olan partinin artık milleti ve topraklarını koruyup gözetemediği gün gibi ortaya çıkmıştır.. Gelecekte bir şey yapabilir mi? Hayır, çünkü PKKnın destekçileri ABD, israil, ve Avrupa..Amaçları ise Ortadoğu da bir Kürdistanın kurulmasını sağlamaktır.. PKK, bunların araçlarından biridir. Söz konusu ülkelerin bölgedeki ulusal çıkarları bunu gerektirmektedir..
Çemberin çevrildiği alan islam coğrafyasıdır, demokrasi gibi lastikli bir lafa sığınarak yaptıkları ise, dünün haçlı seferlerinin günümüze uyarlanmış halidir. Alt üst etmek istedikleri mihver ise şimdilik, Lübnan, Suriye, Irak, iran, Afganistan ve sonunda da Türkiyedir. işin en vahim ve en trajedik tarafı ise, Müslümanlığı referans olarak alan ve din istismarlığı yapan, Türkiyede hükümette olan partinin bu oyunda ABD, israil ve Avrupanın siyasi çıkarlarına hizmet etmesidir.. Bu parti bir tornistanla, geri dönüş yapabilir mi?. Asla!. Çünkü, onu var eden ve hayat veren batılılardır..
ABD, AB ve israil, baştan beri PKKnın destekçileri iken aymazca bir dış siyaset ortaya koyan bu hükümet, Şam, Bağdat ve Tahranıda karşısına almayı becermiştir.. PKK ve bu başkentler, şimdi olanca güçleriyle örgütü desteklemeye başlamışlardır..
1991 yılında Iraka uygulanan 36 ncı paralelin kuzeyine uçuşa yasak bölge ilanı ile K.Irak kürt bölgesi nasıl oluşturulduysa, bu gün aynısının Suriyeye uygulanması çalışmaları başlatılmıştır. ABD Dışişleri Bakanı gelmiş ve bir kahyanın yanaşmalarına talimat vermesi gibi direktifini vermiştir..Hayrettir, bir zamanlar Irak için kullanılan kimyasal silah meselesi, şimdi de Suriye için kullanılmaktadır!. Şablon aynı şablondur..
Ülkenin şu andaki hali nicelik olarak benzemese dahi nitelik olarak tıpkı 1960,1971,1980 öncesinin aynısı; yani, huzursuzluk, kamplaşma, toplumsal başıbozukluk, her geçen gün artan öfke ve nefret.. Bağımsızlıktan nasipsiz, vesayet altında ülke idare etmeye kalkışan bir partinin, memleketi getirdiği nokta budur..
Saçma sapan, boş boş, abuk sabuk konuşmalarla, çocukların bile artık güldüğü, Çadır tiyatrosu sahnelerin tekrarlanmasıyla, ne gidilecek yol, ne de yer kalmıştır.. Ensesi tokatın altında olanlar PKK ile mücadele edemezler ve dayılar da zaten müsaade etmez.. Bundan sonra neler olacak, gibi bir soru ise, sadece abestir.. Sıra genel af, federasyon, ev hapsi, anayasa metni gibi konulara geliyor ki, işte o zaman bu parti, Sivasın dağlarını eteklerinden seyredecek, bakalım, mormu? Kırmızı mı? Lacivert mi? Yoksa hepsi mi?..
Gene de bir yol var! Bu gün için, yarın için, sizin için, tek umut, HEPAR
Kaçarak özgür olunmaz
Osman Pamukoğlu
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı
--spoiler--
ulusal kanalda katıldığı sesli gazete programında kendine çapsız diyen başbakana "benim çapım Kuleli'den beri 44 dur.Fakat çapın 44 yerine 108 olursa pantolon yerine çuval giyersin." sözüyle çuval meselesini hatırlatarak kapağın kralını takmıştır.
akp'nin askere çektirdikleri buna yarayacak diye korkutan düz adamdır kendisi. umarım yanlışlıkla falan ülkenin başına getirilmez. akp'nin alternatifi bu olacaksa hiç olmasın razıyım.