apo'yu kahraman ilan edenleri destekleyen anti-milliyetçi, milliyetçiliği kıçından anlamış insanların sevmediği adam gibi adamdır. pamukoğlu'nun sizler gibi bir şeyleri kullanarak, bir şeyler dağıtarak oy toplama gibi bir derdi olmadı hiçbir zaman. olmayacak da. çünkü o şerefiyle siyaset yapan bir liderdir. şeref kelimesinin anlamını sizin destekledikleriniz bilmez!
asteğmenlik ile mareşallik arasında sadece 3 kez alınabilir denilen üstün birlik yetiştirme madalyasını tam 5 kez alarak imkansızı başarmış bir efsanedir.
Pamukoğlu, 4 Eylül 2008'de yani Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurduğu gün Anıtkabir özel defterine şunları yazmıştır:
Büyük Önder,
Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız.
Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir.
Gezi parkı olaylarından sonra "Bu müdahale doğudaki eylemler de neden olmuyor!" gibi bi cümle kullanarak yine 'nazi'onal sosyalist oluşunu insanlara aktarmış. Son genel seçimlerde iddaasının milyonda birine (oy oranlarına göre aritmatiği) bile yaklaşamayan siyasetçi. Yani Türkiye standartlarına göre siyasetçi.
Not: Gezi açıklamasından sonra Medeni Yıldırım'ın devlet tarafından katledilişi de bir not olarak kalmalı.
emekli askerdir. kendisini dinleyen vatandaşın içine büyük vatan millet sevgisi gelir. konuşmasını iyi bilir ancak iktidara gelse bunların sadece konuşmada kalacağını düşündüğüm parti lideri.
tek cümlesinin yanlış denemeyeceği sözler söylemiş pamukoğlu, hele o yazıda bir bölüm var ki...
--spoiler--
Mal, canlı veya cansız ticari nesneye denir. Malın bir sahibi vardır ve dünyanın her yerinde mal sahibi benim malım der. Şu hale bakar mısınız?.
Benim milletvekilim, benim valim, benim polisim, benim savcım, benim partilim iğneden ipliğe, aklıma ne gelirse, bu malın sahibi benim diyor. Toprak düzeninde böyledir, yanaşmalar dahil kahyanın gözünde her şey maldır. Mal yerine konulanlar ne yapıyor derseniz! Hiçbir şey. Mal ne yapabilir ki
--spoiler--
türk komandolarını pkk'ya karşı durağan pozisyondan hareketliye geçiren komutan.
bu ülkede belediye başkanları, toprak ağaları nasıl başbakan oluyorsa türk milleti'nin ordusunda komuta kademesinde bulunan bir kişide başbakan olabilir.
ama asla iktidar olamaz çünkü adamın özü sözü bir.
çözüm süreci bünyesinde kaşıntı yapan hepar genel başkanı emekli paşamızdır. bir punduna getirip devlet bahçeli ile anlaşsaydı bunlar başına gelmezdi be koca reis diye düşündüğümdür.
orospu evlatlarının bok atmadan rahat edemediği pkk avcısı, efsane komutan, hepar genel başkanı.
parti sitesinden yayınladığı son yazısındaki satırlar cemaatçi piçlerinin, erdogan bizim için peygamberdir diyen takozların ve 3 kutuşluk erzak yardım paketleri için götünü vermeye hazırların suratında patlamış bir kamçıdır.
--spoiler--
PKK işini de; akıllarının çok erdiği, parayı pulu iç etme, yalanla dolanla entrika çevirme sanarak, güya halledeceklerini sanıyorlar.
Çok beklersiniz avanaklar; bu işler rant yağmasına benzemez.
Yok çözüm süreciymiş yok akil adamlarmış siz ve sizin gibi düşünen saftirikler sonunda neler olacağını görecekler.
Görecekler de ne olacak? Olan, gene millete ve onun çocuklarına olacak.
PKKnın Kandilde yapılan 9. Genel Kurulunda imralıdaki komitacı başı gene başkan seçildi.
Yürütme konseyi başına da Cemil Bayık getirildi.( Bu, gelecekte neler olacağının kesin ve net bir göstergesidir.)
Kongredeki kararlar:
* Konferasyon ve özerklik tabanında örgütlenme hızlandırılacak.
Kürt ulusal varlığını güvenceye almak için meşru savunma güçleri her zamankinden daha fazla artırılacak ve her türlü saldırıya cevap verilecek seviyeye getirilecektir. (Bu, azami eylem yapılacak demektir.)
Süryaniler, Ermeniler, Arap ve Türkmenler (!) ile Rumları da özgürlük mücadelemizde yanımızda yer almaya çağırıyoruz. Kürdistan zaten Ermeni, Süryani, Arap, bir çok etnik ve dinsel topluluğun yaşadığı ortak vatandır.
15 Şubat 1925 tarihini, Kürt soykırımın başladığı gün ilan ediyoruz.
Bu açıklamamız, ulusal soykırım belgesidir.
Ve Cemil Bayıkdan: Geri çekilme söz konusu değil. Onlara sadece ateşkes konusunda talimat verilmiştir. Şimdiye kadar kimse gerillaya geri çekilmeyle ilgili emir vermemiştir!.
Görevden alınan Murat Karayılan isimli PKKlı eylem alanlarında zayıf, hayalperest ve beceriksiz biridir.
Planlaması ve pratiği zayıftır.
1994 yılında Hakkari doğusu-Şırnak alanında sorumluluk taşımış, üst üste yedikleri darbeler sonucu beceriksizliğinden 6 ay içinde bu görevden alınıp, Şama çekilmiş ve sonra da Avrupa ya gönderilmiştir. Yıllar sonra tekrar K.Iraka getirilmiştir.
Cemil Bayık, (kod adı: Cuma) militanların takma adıyla Beyaz saçlı amca Karayılanla asla kıyas edilemez.
35 yıldır örgütle ve fiilen sahadadır. Suçlu PKKlıların infazında ve yaralı olup da bir mağaraya sığınan 8-10 pkklı için, askerlerin eline geçip te konuşmasınlar diye, hepsini öldürün emrini kılını kıpırdatmadan verir.
Cemil Bayık, 90lı yılların başında Hakkari ve Şırnak vilayetlerinin 340 kilometrelik toplam uzunluğu boyunca yer alan Zagros, Hakurk, Basyan, Mezi karyaderi (Avaşin), Bercela, Şive (Zap), Metinan, Haftanin, Sinat kamplarındaki grupları yönetiyor, eylemlerini planlayıp uyguluyordu.
Taşıdığı sıfat da Güney saha koordinatörüydü kış dönemlerinde bu kamplarda siyasi ve askeri eğitim verdiği grupları nisan ayı sonlarından itibaren Türkiye içine sevk ediyordu.
1991-1992 yılları içerisinde sırf Hakkaride baskın yaptırdığı karakol sayısı 28di.
Bu 28 karakoldan bazıları ise, 2-3 kez basılmıştı.
Niye Cemil Bayıkın bu dönemde başa getirildiğini anlayabildi mi acaba kıt ve yavaş işleyen beyinler?
Boş boş konuşan TV susakları, aptal aptal yazan gazete uşakları, bunları konuşturarak ve yazdırarak Akepe şirketine yalakalık yapan holding hacivatları!
Çamur ırmağı ben taşıyorum diyor.
Siz, ben altında kalmam, kaçarım mı diyorsunuz? Hiçbir yere kaçamayacaksın.
Şehirler de, kasabalar da, köyler de halk dolu; nereye kaçacaksın ki?
Ne demek istediğimi de anladığınızı sanmıyorum. Başınıza gelince öğrenirsiniz!
Halk, Ormanda yolunu şaşırmış bir insan durumuna düşmemelidir.
Bir kayığın içine oturmuş dalgalar ve rüzgarlarla sürüklenen bir insana benzememelidir.
Nasıl olsa bu kayık bizi bir yerlere götürür, ya da gerisinin ne önemi var diyemez.
Halk; Dümeni nereye çevirmeli diye düşünmek ve bir karar vermek zorundadır.
Bırakın başkaları için mücadele etmeyi, kendisi için bile mücadele edemeyenlerde, kimse erdem aramaya kalkışmasın!
Türkiyede rejim tehdit, topraklarımız tehlike altındadır.
Ülke hızla bölünmeye gidiyor.
Düzen partilerinin memleketi huzur ve güvenliğe kavuşturacağını hala sanıyorsan, bilki zihnini kalıptan kurtaramıyorsun.
Artık kendin ol, düşün ve vicdanına danış, siyasi mücadeleye bizzat katıl.
Eğer, ülken ve çocukların için dişe diş ve göze göz bir mücadeleye girmediysen, sırf yeme içme, para pul, unvan ve sıfat peşindeysen, sen, öldüğünde hiç yaşamamış olacaksın.
Osman Pamukoğlu
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı
--spoiler--
bu ülke için fazla şerefli ve adamdır. diğer partilerin, siyasetçilerin söylemeye cesaret edemediklerini ve menfaatleri uğruna söylemediklerini her platformda dobra dobra anlatmaktadır. pkklı teröristlerin ve akpli liboşların gözünü korkutmuştur.
peki pamukoğlu neden emekli edildi? neden askerliği bırakmak zorunda kaldı?
çözümü basit, 1995 yılında çelik-1 harekatının ardından bir türk helikopteri pkk tarafından düşürülür. lakin helikopteri düşürdüğü açıklanan helikopter, pkk silah envarterinde bulunmamaktadır.
bu olayın hemen ardından, yalnızca üç gün sonra ırak dolaylarında bir helikopter türk güçleri tarafından düşürülmüştür.
olayın aslı ne?
basit. türk helikopterini düşüren helikopter bir nato helikopteriydi. bunu gören pamukoğlu paşa, yalnızca üç gün sonra bir nato/ya da amerikan helikopterini ırak dolaylarında misilleme olarak düşürmüştür.
bu tip elemanların lideridir. gerisini varın siz düşünün.
--spoiler--
siktiğimin cemaat köpeklerine ve götünü makarnaya satan gavatlara dert olan paşamızdır.
--spoiler--
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, "Ayandon" isimli kitabında söz edilen 'ipsiz'in Rizeli Kuva-i Milliye kahramanı ipsiz Recep olmadığını açıkladı.
HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Rize ziyaretinde Hacıeşref Caddesi'ndeki HEPAR il Başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirdi. Pamukoğlu binaya girince il Başkanı Selçuk Avcı'nın odasında üstünde asılı olan Rizeli Kuva-i Milliye kahramanı ipsiz Recep ve arkadaşlarının fotoğrafını bir süre inceledi. Bir gazeteci tarafından Pamukoğlu'na 'Ayandon' isimli romanında ipsiz Recep'e hakaret edilmesi ve romanın Rize'de tepki ile karşılanması hatırlatıldı. Pamukoğlu, romanda söz edilen ipsiz'in Rizeli ipsiz
Recep olmadığını hatırlatarak konuyu gündeme getirenleri tarih bilgisizliği ile suçladı.
Pamukoğlu konuyla ilgili açıklamasında, "Romanda sözü geçen kişi Kastamonu ili Bozkurt bölgesinde yaşayan bir kişidir. Bir tane aklı evvel, bu işlerden anlamayan biri Rizeli ipsiz Recep ile Kastamonu'da yaşayan bir değirmenciyi karıştırıyor. Ben Sinop, Gerzeliyim. Bizim orada da Kanlıçay diye bir yer var. Orada da ipsiz Recep var. Alakası yok. Akıl ermez, tarih bilmez, ilgisiz bir adam saçma sapan bir şey çıkarıyor" dedi. Pamukoğlu 'Ayandon' romanının ismini aldığı dedesi Osman Pamukoğlu'nun hayatını anlatan gerçek bir hayat hikayesi olduğunu ifade edip, "Ayandon romanı bir gerçektir. Bu roman benim dedem ve arkadaşları Giresun gibi noktalardan erzak alıp Çanakkale Boğazı'na 6-7 metrelik kayıklarla aşıyan sevkiyat kayıkçılarıdır. Bunlar 46 yaşının üstündeydi. Binlerce sevkiyat kayığı çalıştı. Çanakkale'ye erzak taşıdılar. Ayandon Fırtınası'na yakalandılar. Kayıkları inebolu'nun batısında paramparça oldu. Dört arkadaşı sahilde donmak üzereyken yaşlı bir kadın buldu. Bu roman onların o bölgedeki hayatıdır. Roman da değildir, gerçektir" diye konuştu.