kazandığı seçim sonrası diyarbakırlılara kürtçe seslenmiştir. türkçe yaptığı açıklamanın anlaşılırlığından dolayı doğru tercih yaptığını anladım.
(bkz: yabancı dil olarak türkçe)
diyarbakıra yaptığı hizmetlerle 1 kereliğine 5 yıl değil 5 kereliğine 5 yıl için de adaylığını koysa karşısına kim çıkarsa çıksın yine kazanacak olan karakter.
diyarbekirde oso diye bilinir. hakkında dikkat edilecek en önemli husus: göz göze gelinmemelidir. bakışları insanı fena tırsıtır. ayrıca beceriksizdir. yıllardır diyarbekiri hakettiği yere getirememiştir.
diyarbakır halkını açlık, sefalet ve pislik içinde yaşatan belediye başkanı. şehrin göbeğinden kanalizasyon psiliği akıyor. her köşe başında çöp yığınları salgın hastalık riski yaratmakta. osman baydemir görmüyor musun bunları ?
türk halkı kabul etse de etmesede gayet zeki ve diyarbakır halkı bir yana kürtlerin çoğu tarafından sevilen, safında olmasam da bir türk olarak konuşmalarıyla saygımı kazanmış insan.
kanındaki zehir miktarıyla doğru orantılı olarak tipiyle de şaşırtıcı olarak sakık ailesinin fertlerini andırır. çekicidir, güneydoğu'nun riki martin'idir.
22 ekim 1993'te lice'de çıkan olaylar***, bu adamın günümüzde biraz uğraşsa çıkartabileceği türden olaylardır. bütün şehrin pkk ile bir olup güvenlik güçlerine ayaklanması, saldırması ve malum şerefsiz örgütün yandaşlığını çekinmeden yapan bir belediye başkanı. tansu çiller'i arayacağımı hiç düşünmezdim ama kıymetini bilememişiz be vallahi...
asıl adı osman baydı bizi paslı ırkçı olan ve çık hayatımızdan sen ve senin gibiler olmazsa ırkçılıktan tiksininenler olarak kardeş kardeş yaşarız denilesi kürt ırkçısı şov adamı adamcık.
lan bu herif onca laf etti neden dokunulmaz da bu her boku yer diye düşünüp araştırmalarım sonucu güzel hükümetimizin çok nadide bir anlayışla attığı imza çıktı karşıma.
meğer yerel idarelerde belediye başkanının bir takım yetkilerinin olduğu, ona bazı konularda karışılamayacağı mealinde br uluslararası antlaşma imzalamışız. avrupa belediyeler birlği mi avrupa yerel idareler konfederasyonu mu neyse ona benzer bir birlik işte.
hepimiz gibi ben de dedim lan yırtın gitsin a.q herif her boku yiyor alt tarafı bir antlaşma değil mi dedim. ama maalesef alt tarafı bir antlaşma değilmiş! yapılan antlaşmanın bir maddesinde taraflardan herhangi birinin antlaşmayı iptal etmesi halinde taraflardan diğerine geçmişe yönelik ikili antlaşmaları iptal etme yetkisi kazandırılıyor. bu ne anlama geliyor?
eğer biz bir halt yeyip bu adama dokunursak bu antlaşmanın diğer tarafındaki milletlere eskiye yönelik antlaşmaları iptal için hak doğuyor. isterlerse lozan'ı iptal'e kadar gidebilirler. *
içlerinde eziklik kompleksi yaşayanların, ten renginden, kıl ortalamasından dolayı köşelere çekilip kafada kuranların(!)adamı. kendisini görünce aklıma pazarda beş yüz bine satılan kangal sucuklar geliyor.
kendilerine kombaba gibi oturduğu belediye başkanlığı koltuğundan kalktığında, çok değil 300 km sonra küfür, 500 km sonra tükürük, trakya civarında da dayak ikram edilir.
şahsi kanaatim yahut kışkırtmam değil halkın gerçek sesidir. değil mi moderasyon!
--spoiler--
Baydemir'in konuşma metni Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından çözümlenerek Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edildi. Savcılık, konuşma metninde suç unsuru bulması halinde Baydemir hakkında, "Ülke bütünlüğünü bozmak ve terör örgütü PKKnın diliyle konuştuğu" iddiasıyla dava açacak.
--spoiler-- *
diyelim ki dava açıldı sonra ne olacak hapsi mi boylayacak baydemir? elbette hayır. önemli olan yaptığı her açıklamanın ardından göstermelik davaları sıralamak değil ona bu cürreti baştan vermemektir. güveniyor, bir dayanağı var ki bu cümleleri sarfedebiliyor. haksız da sayılmaz bir yerde ulus devlet yapısını çökerten akepe hükümeti terör örgütünün isteklerini bir bir yerine getiriyor. "mücadele ettik dilimizi kabul ettirdik kazandık yakında kürdistanı da tanıyacaklar" diyor. akepe tanıdı sayılır. onlara kömür bulgur karşılığı oy verenler de tanırsa sorun morun kalmaz herşey süt liman olur.
yazık demekten bıktık da şu ülkeye yazık etmekten bıkmadılar.
hala ayakta gezerken bununla kalmayıp aynı zamanda susmayan bölücü diyarbakır belediye başkanıdır. en son sözleri son derece küstahçadır ve türk milletine hakarettir. "dilimizi ve kültürümüzü tanıdılar, zaman gelecek bu toprakların bizim olduğunu da kabullenecekler" diyor kendileri. "20 yıllık çabalarımız sonuç buldu ve dil ve kültürümüzü tanıyorlar artık" da diyor kendisi. açıkça kürdistan kelimesini de kullanıyor. daha ne kadar bu şekilde konuşabileceğini bilmek istiyoruz bizse.