türkiye'nin en boş beleş konuşan adamıdır efenim, ger baba gerelim politikasıyla koltuğunu sağlamlaştırmaya çalışan kişidir en kısa tabirle...
senin asli görevin diyarbakır'a hizmet etmektir efendi, içi boş ve bir o kadar da anlamsız konuşmalarınla ülkeyi lastik gibi germek değil, haddini aşarak hükümete ve orduya kafa tutmak değil, terörist cenazelerinde arzı endam etmek değil, devletin ambulanslarını terörist leşleri için tahsis etmek değil, sana sahiplik ettiğini sandığın yabancılara bir şeyler kanıtlamak için "bakın işte diyarbakır dışlanıyor, devlet buraya bakmıyor" havası vererek iller bankasından aldığın paraları boş işlere harcamak değil...
diyarbakır halkının seçtiği değerli bir belediye başkanıdır. anlaşılmayan nokta şudur ki : bu devletin ekmeğini yiyen aynı zamanda bu devletin halkı tarafından seçilmiş , bu devlete askerlik yapan , bu devlete vergisini ödeyen kişidir. yani ben a partisini sevmiyorum diye " bu partinin şu belediye başkanı hem bu devletin ekmeğini yiyiyor hem de başörtüsüne karşı çıkıyor. o zaman bu belediye başkanı şerefsizdir. toptur. hatta ayşen grudadır" demem mi gerekiyor. medyanın ezberlettiği saçmalıkların bir daha gözden geçirilmesi kişilik oluşumunun tamamlanmasında tamamlayıcı olacaktır. tavsiye ederim.
diyarbakır halkı tarafından seçildiği için, teröre yardım ve yataklık etmesi, terörist cenazelerinde boy göstermesi, diğer şehirlerden bölücü leşlerinin getirilmesi için araç tahsis etmesi mazur görülmesi gereken kişiy(miş)...
bu devletin ekmeğini yediği aşikardır fakat devlet büyüklerine, orduya, başbakana nezaketten uzak bir tavır sergilemesi ekmek yediği kaba pislemesinden başka birşey değildir, "diyarbakır kaledir hodri meydan" * gibi gereksiz sözlerin de mucididir, hali hazırda fuzuli işler bakanı olarak diyarbakır'ın sorunlarına derman olma çabasındadır...
türkçeyi ilkokulda öğrenmeye başlamış belediye başkanı.zeki olması nedeniyle olaya hakim olup okuyabilmiş ve okuyup değerli bir avukat ve de insan hakları savunucusu olmuştur.peki anadilleri olmayan bir dilde eğitim gören yüzbinlerceleri...
dersleri işledikleri dili bilmedikleri ya da çok az bildikleri için başarısız olan ve derslerle zıtlaşan derslere yüzünü dönen binlercesi...
bu yüzden okulu bırakıp tarlalara ya da tamirhanelere yönelen binlercesi !
anadilde eğitim hakkını haklı gerekçelerle isteyen diyarbakır belediye başkanı.
hakkındaki "türkçeyi nerede, ne zaman, ne şekilde öğrendi ?" gibi gereksiz muhabbetlerin merak edildiğini sanmadığım kişi, tıpkı diğer 80 vilayetimizin belediye başkanı gibi, merak edilen nasıl hem bu kadar başarısız hem de zeytinyağı gibi üste çıkma çabasında olduğudur, merak edilen nasıl bu kadar provakatif bir üslup takınabildiğidir, merak edilen dünyaca ünlü surlarıyla türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri olmaya aday diyarbakır için ne yaptığıdır, merak edilen dünyaca ünlü diyarbakır karpuzunu tanıtmak için ne gibi çalışmalar yaptığıdır, merak edilen diyarbakır'ın modern bir görüntüye kavuşması için ne gibi faaliyetler yürüttüğüdür, ben şahsen bunları merak ediyorum, bana ne türkçeyi nasıl, nerede, ne şekilde öğrendiğinden kardeşim !
gerçi biz biraz fazla hayalperestiz galiba, salt milliyetçilik söylemlerle belediye başkanı olmuş bir kişiden ne kadar hizmet bekleyebilirsiniz ki, çok mu safız ne !
ekmek yediği yere ihanet etmeyi kendine görev bilmiş belediye başkanımsıdır. haşa Allah'ın yarattığına çirkin demek haddimiz değil ama rivayet edilen odurki bu şahsı gören hamile bayanların çocuklarını düşürdükleri söylenir.
diyarbakir halkinin yerel secimlerde is yapacaklara degil de siyasi gorusunden ve partisinden oturu oy kullandigi dusunulurse diyarbakir a yakisan bir isimdir.kim ne derse desin.
birebir bir roportajda gozlerimi actiran aci olaydir.
muhabir:oyunuzu kime vereceksiniz yerel secimlerde?
-valla is yapsa da yapmasa da dehap a verecegim ben *
pkk leşlerinin gömülme törenlerine katılan, dağda ölüp gidenlerin evlerini tek tek ziyaret eden belediye başkanı.
aktütün saldırısında yaralanan ve dün evine dönen vahdettin karacadağ'ın ziyaretine gelmeyişinin altında kötü niyet aramamak lazım; adam çok meşgüldü o kadar leş var tabi, teker teker ev geziyordur o şimdi.
bütün bu olanlara rağmen, yerel seçimlerde "kalesini düşürmeyecek olan" şeref seviyesi malum piyon. aha buraya yazıyorum. "halk" desteği var zaten, ona şüphe yok.
Asmayıp da beslediğimiz bölücülerden sadece biri. Ne zaman izlesem bu ve bunun gibi adamları bir gülmedir alır beni. Sen hem demokrasiden, insan haklarından, halkların kardeşliğinden bahsedeceksin hem de varımız yoğumuzla yetiştirdiğimiz Memedlerimizi, canlarımızı bizlerden koparacaksınız. "Gülerim" dedim ya gülerim ağlanacak halimize...
"bu halkın dilini, kültürünü ve kimliğini kabul etmeyenler, 20 yıldır verilen mücadele sonucu bunu kabul ettiler. Bu mücadele böyle devam ederse, yakında bu toprakların da adını kabullenecekler" diyen, aynı havayı solumak zorunda kaldığımız yaratık...
israile müdahale etmeye çalışan başbakanımızın *, ülkeyi bölmek için midir nedir en büyük şehirlerimizden birinde belediye başkanı olarak durmasına izin verdiği yediği çanağa sıçan bir hain.
daha ne kadar inceleneceğini, vatana ihanetten yırtacağını merak ettiğim, adam demeye bin şahit isteyen adamlara adam denildiği bir ülkede adamdır işte.
arkasında dolanıp "sus lan yavşaam" denilesi, denilirken ense tokadıyla desteklenesi, hazır arka darbeden eğilmişken makattan* ak47 sokulası, sokulu şekilde tetiğe basılı tutulası bir şey.
sırayı bozarsak konuşmaya devam eder.
(bkz: lütfen dikkat)
hala ayakta gezerken bununla kalmayıp aynı zamanda susmayan bölücü diyarbakır belediye başkanıdır. en son sözleri son derece küstahçadır ve türk milletine hakarettir. "dilimizi ve kültürümüzü tanıdılar, zaman gelecek bu toprakların bizim olduğunu da kabullenecekler" diyor kendileri. "20 yıllık çabalarımız sonuç buldu ve dil ve kültürümüzü tanıyorlar artık" da diyor kendisi. açıkça kürdistan kelimesini de kullanıyor. daha ne kadar bu şekilde konuşabileceğini bilmek istiyoruz bizse.
--spoiler--
Baydemir'in konuşma metni Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından çözümlenerek Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edildi. Savcılık, konuşma metninde suç unsuru bulması halinde Baydemir hakkında, "Ülke bütünlüğünü bozmak ve terör örgütü PKKnın diliyle konuştuğu" iddiasıyla dava açacak.
--spoiler-- *
diyelim ki dava açıldı sonra ne olacak hapsi mi boylayacak baydemir? elbette hayır. önemli olan yaptığı her açıklamanın ardından göstermelik davaları sıralamak değil ona bu cürreti baştan vermemektir. güveniyor, bir dayanağı var ki bu cümleleri sarfedebiliyor. haksız da sayılmaz bir yerde ulus devlet yapısını çökerten akepe hükümeti terör örgütünün isteklerini bir bir yerine getiriyor. "mücadele ettik dilimizi kabul ettirdik kazandık yakında kürdistanı da tanıyacaklar" diyor. akepe tanıdı sayılır. onlara kömür bulgur karşılığı oy verenler de tanırsa sorun morun kalmaz herşey süt liman olur.
yazık demekten bıktık da şu ülkeye yazık etmekten bıkmadılar.
içlerinde eziklik kompleksi yaşayanların, ten renginden, kıl ortalamasından dolayı köşelere çekilip kafada kuranların(!)adamı. kendisini görünce aklıma pazarda beş yüz bine satılan kangal sucuklar geliyor.
kendilerine kombaba gibi oturduğu belediye başkanlığı koltuğundan kalktığında, çok değil 300 km sonra küfür, 500 km sonra tükürük, trakya civarında da dayak ikram edilir.
şahsi kanaatim yahut kışkırtmam değil halkın gerçek sesidir. değil mi moderasyon!