tom robbins 'in "isa'dan sonraki en tehlikeli adam" tanımlamasını yaptıgı hintli bilge kişi.
ayrıca kitapları, yaptığı konuşmaların ses kayıtlarından derlenmiştir.
--spoiler--
Yaşam kutlanacak armağandır, bizim öylesine kabul ettiğimiz, karşılığında hiç şükran duymadığımız bir armağandır. Ve tek günah budur: böylesine değerli, son derece kıymetli bir hediye verdiği için bütüne minnet duymamak.
--spoiler--
bir kaç yıl önce, bir kaç kitabını okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; adam haklı demeniz an meselesi. ben bunu zaten biliyom yaa demeniz içten bile değil, ben bunları biliyorum ama neden yapmıyorum demek ve çelişmek olmazsa olmaz. okumak lazım mı, evet. insan kendine bir şeyler katabilir ama yaşadığımız sürece egolarımıza yenik düştüğümüzden zaman içinde o bilinç kaybolur mu, sanırım evet.
tecrübe konusundaki görüşü de evrenseldir.
"insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık çok geçtir. insanların 'tecrübe' dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana 'tecrübeli' denir." .
Kesinlikle okunması gerekli olan kitaplara sahip filozof gibi bir ermiş. Her neyse.
Kendisinin tam olarak dîni görüşünden emin olamıyorum kitaplarını okurken. Ama tek bir kelime söyleyelirim, gerçekten insana huzur veren kitapları var. Ne bileyim bu adamın kitaplarını okumak bir nevi meditasyon yapmak gibi bir şey. Youtube' da da videoları var.
Gerçekten insana huzur veren kişi.
Elime kitabını alınca tekrar burada olacağım. Bazı güzel sözlerinin bulunduğu paragrafları yazacağım.
Zamanın uçtuğu, geçtiği gibi ifadeler aslında birer teselliden ibaret. Aslında geçip giden sensin. Her an lavabonun deliğinden akıp gidiyorsun. Sanki sen kalacaksın ve vakit geçip gidecekmiş gibi. Zaman olduğu yerde duruyor. Saatler, aslında akmayan zamanın akışını ölçmek için insanoğlunun yarattığı aletlerdir.
Egosuz yaşamak fazilettir, müziktir; egosuz yaşamak yaşamaktır, gerçekten yaşamak. O yaşama ben şiir diyorum: varoluşa teslim olmuş kişinin yaşamına...
Sevgi, talep edilmeden verildiği zaman armağandır.
O zaman bilincini yükseltir.
Senden güven isteniyorsa köleleştiriliyorsun demektir.
Ama güven senin içinde büyüyorsa,
kalbinin içinde insan ötesi bir şey büyüyor demektir.
istendiği ya da emredildiği zaman sevgi ve güven sahte olur.
Kendiliğinden yükseldikleri zaman muhteşem bir içsel değeri vardır. *
"...Yaşa, dans et, uyu; her şeyi mümkün olduğunca tam olarak yap. Ve tekrar ve tekrar hatırla:
Ne zaman kendini herhangi bir sorun yaratırken yakalarsan, kendini hemen onun içinden sıyır. Bir kez sorunun içine girdiğinde bir çözüme ihtiyaç olacak. Ve bir çözüm bulsan dahi, bu çözümün içinden bin bir tane başka sorun çıkacaktır yeniden. Bir kez ilk adımı kaçırdığında, yeniden tuzağa düştün demektir.
Ne zaman kendini bir sorunun içine doğru girerken görürsen, kendini yakala; koş, zıpla, dans et ama sorunun içine girme. Hemen bir şeyler yap ki sorunu yaratan enerji sıvılaşsın, buzları çözülmüş hale gelebilsin; eriyip kozmosa geri dönsün."
sözleri ile şu anki ruh halime ışık yansıtmış bilge.
aslında her şey yine insanın kendi elinde.
zeki olmak çok zordur çünkü aptal kalabaliklarla birlikte yaşamak zorundasın. kör insanlarla yaşayıp gözlere sahip olmak tehlikeli bir durumdur; onların senin gözlerini yok etmesi kaçınılmazdır.
onlar sana tolerans göstermez, sen onlar için bir tehditsin.
bu yüzden isa çarmıha gerilir, sokrates zehirlenir, hallaç-ı mansur öldürülür, sarmad'ın kafası koparılır.
Ve sana söylüyorum; gidecek hiçbir yol yok. Her şey bu anda. Bütün varoluş, bu anda toplanmıştır. Bu anın içine sığar. Bütün varoluş, yaşadığın anda akmaktadır. Hepsi bu. demiş mistik insandır.
kendini, insanları ve evreni tanımak isteyenlerin okuması gerekendir.
tanımayanlar için not: osho bir yazar değil , öğretilerinden derlenen kitaplar olan bir filozofdur. bu kitaplar ; aşk, çocuk, kadın vs. isimlerle kitap haline gelmiştir.
"Kendi içindeki bilinmeyeni bilmeden, başka hiç kimseyi tanıyamazsın.O insanın esrarını çözmek için tek yol, kendi esrarını çözmektir.Gizli katların arkasında başka katlar gizlidir, insan sonsuzluktur.Kendi içinde ne kadar derine inersen, bütün bir varoluşta, ayrıca başkalarında da o kadar derine inersin, çünkü öz birdir. Çeperse milyonlarca, oysa öz tektir."
içine gir ve sor, ve hissedeceksin ki; bütün acıların sen onları koruduğun için varlar. Sen korumasan hiçbir şey varolamaz. Sen onlara enerji verdiğin için varlar. Eğer onlara enerji vermezsen hiçbir acı var olamaz.
Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor!
Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider .
iki , maske kullanma - bedeli ne olursa olsun dürüst kal . Öfkeliysen öfkeli ol. Öfkesini bastıran insanın bedeninde blokajlar oluşur . Öfke iki noktadan , tırnak ve dişlerden boşaltılır . Uzun süre öfkesini bastıran insanlar daha çok yer , daha fazla sigara içer , daha fazla konuşurlar ; çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenelerinin çalışması gerekir . Ve öfkeli insanların elleri çirkinleşir , yamuklaşır . Herhangi bir şeyi bastırırsan bedende o duyguya karşılık gelen yer etkilenir . Ağlamak istemiyorsan gözlerin parlaklığını yitirir , çünkü gözyaşı gereklidir . Unutma , içten gelerek gözyaşı dökemezsen , gülemezsin de , çünkü bu diğer uçtur . Gülmek istiyorsan gül ,yüksek sesle gülmenin ters bir tarafı yok .
Üçüncüsü , sahici olmaktır ; şimdiki zamana sadık kal , çünkü tüm yalanlar ya geçmişten yada gelecekten içeri sızar . Geçen geçmiştir , üzerinde durma , bunu bir yük gibi taşıma . Gereksiz yere gelecekle uğraşma , yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder ve henüz olmayanlar olmamıştır . Şimdiye sadık kal , işte o zaman sahici olacaksın . Şimdi burada var olmak , sahici olmaktır .
"ortada bir sorun olduğunu hissetiğinde yüreğinin içine bak. rahat hissediyorsan doğru yoldasın. yüreğin senin kıstasındır. o rahatsız olmuşsa demekki yolunu değiştirmen gerekiyor; bir şeyler doğru gitmemiş, bir şeyler yoldan sapmış. yüreğin senin kılavuzundur. o doğayla tam bir uyum içinde olduğunda, yüreğinin içinde güzel bir dans ve müzik vardır. doğadan uzaklaştığında ise müzik gürültüye dönüşür, dans aksar. bunlar yüreğinin, doğru yolda olup olmadığının farkına varman için sana gönderdiği işaretler, konuştuğu dildir. başka birinin kılavuzluğuna ihtiyacın yok. senin kılavuzun kendi içindedir. " demiş ve çektir olup gitmiştir.