ilişki için belirleyici olan, senin ile benim, zamansal olarak, ne kadar bir arada bulunduğumuz değil, yaşamsal olarak, ne kadar şeyi birlikte geçirdiğimizdir.
Olabilmek... Olabiliemedin, koyu parıltılı gözlü sevgilim benim..
Ben vardım; sen, kendini yok etmeyi seçtin.
... işte ben hala varım. Bütün acıları ölçüp biçip tartarak.. Sense, kayan bir yıldız gibi hızla uzaklaşıyor; son anda da dönüp bir göz kırpıyorsun, yalnızca..
.. aşk, çünkü, önemsiz;giderek,değersiz bir şeydir: kişinin başına, nedensizce; hatta, nesnesizce gelir : neden şu kişiye aşık olmuşsunuzdur; kimdir, aşık olduğun belirsizdir- çünkü, yalnızca bir etkilenim, bir tutkudur işte : bir tutulmuşluktur
sevgi ise dünyanın en önemli; giderek de(enderliğinden mi acaba-herhalde ) en değerli şeydir çünkü, kişinin bilinçle ve tam da belirli bir kişiye yönelik, bulunabileceği en yoğun ve en yalın anlamlı; amaçlı- eylemidir.
Yorgun musun?
Yattın mı?
Uyu
Düşünme beni.
Ben ki
Hiç düşünülmedim senden önceleri.
Senden öncesi:
Düşüncesi kızgın kumlara serpilen
Azgın yellerle savrulan
Bir damla gibi
Bir söz gibi:
Sağır kağıtlara serilen
Sessiz dudaklardan dökülen.
Ben, zaten
Hiç söylenmedim ki senden öncesi.
Uyu artık
Söyleme beni.
Yattın mı?
Yorgun musun?
Biraz kıpırdasan uyumadan önce
Bilemesen
Nereye koyacağını ellerini,
Biraz oynatsan bileklerini
Düşünürken beni
Uyuyamadan önce
Bilsen
Nasıl özlediğimi ellerini
Bileklerini.
"...Kendi olarak, sana gelen
Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
O, işte..."
Bir zamanlar Ankarada parasız bir öğrenci iken dost kitapevinde bu muhteremin kitaplarından üç beş satır okur karanfilde yukarı aşağı dolaşırken düşünürdüm işimin ne kadar zor olduğunu, bir tavşan besleyen olarak.
''Şunu bilmeni istiyorum: pişman değilim; hic de pişman olmadım. Ama şunu da bil ki, öyle gururlu falan da değilim- olmadım. Kendimden hiç nefret etmedim; ama bir türlü beğenemedim de kendimi. Çok acı çektim ama başkalarına da çok acı çektirdim. Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim- hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de, dünyayı da.
Dünya ne ise oydu, ben de ne isem o-oldum- uyuşamadık.
hepsi bu..''
"Belki temel hata, sevgiyi bir 'duygu' işi olarak görmekte. Duygu yanı yok değil; ama bu, bilinçle dengelenmezse -yalnızca duygusal kalırsa-kişinin özgürlüğü pahasına yürüyor. Bu oluşumun en önemli göstergesi, kıskançlık: Sevginin tek yanlı yozlaşması. Akıl dışı hale gelmesi, bilgiyi çeler hale gelmesi. Sevginin iki kişinin ilişkisi olmaktan çıkıp, bir kişinin ötekine yönelik bir tutumu haline gelmesi."
Kendi olarak, sana gelen-
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan- -
O, işte..."
"Yaşamında şunları da yaşayabileceksin:
1) Birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için, aramak...
2) Birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek...
3) Birisini, onu görmemeye dayanamadığın için terk etmek...
Neler yaşamayacaksın ki!.."
1'dik,
şimdi hangimiz (artık) bir başkası(nın) olan,
(olmuş)
diğerine birşey anlatsın ki?
el sıkışmadan da
(bile) bilmekteyiz,
2'mizin de elleri
kirli,(artık)
ikimizin de çamurlu*,
bizi 1'leştiremezler.