petrol ile dolu olan coğrafyadır. petrol bitene kadar veya değeri düşene kadar, savaşın sonlanması zor ihtimaldir.
birinci dünya savaşı'ndan kalma, eski bir osmanlı askerinin sözü:
''bu topraklardan* petrol fışkırmaya devam ettikçe, sulh* çölde bir serap* gibi ırak olacaktır buralarda.''
ek bilgi: bu arada anadolu, orta doğu'da falan değildir. sadece; belki hatay, çevresi ve suriye ile ırak sınır şehirlerimiz dahil edilebilir.
sabah akşam sövdüğünüz o chp zihniyeti diye küfür edip yaftaladığınız insanlar yok olsa, türkiye de böyle sokaklarında insanların birbirini boğazladığı bir yer olur.
Ortadoğu kavramının öncülü Fransızların, Osmanlı Devleti‟nin toprakları için kullandığı “Yakın Doğu” tabiridir. 20. yüzyılın başlarına kadar sık sık kullanılmıştır.
ingiltere‟nin 19. yüzyıldan itibaren Hindistan ve Çin‟in zenginliklerine yayılması da “Uzak Doğu” kavramının kullanılmasına neden olmuştur. Bu iki kavram batılı devletler için yeni bir bölgesel tanımlama ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Bu doğrultuda ingilizler, Yakın Doğu terimine karşılık, Osmanlı Devleti toprakları içerisinde kalan ve Uzak Doğu‟ya geçişte önemli bir atlama taşı olan bölge için “Ortadoğu” terimini kullanmaya başlamıştır.
gezegenimizin iklim yönünden de siyasi yönünden de en sıcak ve kurak bölgelerinden biri.ortadoğu adeta virüs gibidir ve burada başlayan karışıklık etrafa yayılır.2011'de başlayıp sıkıntısı bize kadar uzanan arap baharı'nda gördük.
avrupa anakarasının köklü ve saygın bir ülkesi olan türkiye'nin son dönemde ısrarla içine itilmeye çalışılan (bkz: kara insan) merkezidir.
bundan 5+ yıl önce middle east map yazsanız iran'dan mısır'a dek bir geografyayı gösterdiğini görürsünüz ama şuan için türkiya ülkesinin de yavaştan yavaştan bu bölgeye subliminal olarak itildiğini duyumsamak besbelli ki hepimizin yaşadığı bir durumdur. huawei diye dıdısının dıdısı bir firma türkiye'yi avrupa ülkeleri kategorisinden çıkarıp ortadoğu-kuzey afrika geografyasına (pazar bölgesi olarak) alıyor, büyük bir tehlike sevgili yoldaşlar.
App store'da bundan bir kaç yıl önce kullandığım bir uygulama vardi, uygulamada önce bölge ardından ülke seçer ve DEvam ederdin. Sözünü ettiğim yıllarda Türkiye Avrupa katagorisinde yer alan ülkelerdendi.
Gel Zaman git Zaman, ben bu uygulamayı geçenlerde tekrar kullanmaya karar verdim, verdim verdim de Avrupa katagorisinde Türkiye'yi bulamıyorum. Saçma ama Kıbrıs var Avrupa katagorisinde, Azerbaycan bile var.
Sinirlendim, acaba Asya katagorisinde mi attılar diye göz gezdirdim, orda da yok. Bir baktım yeni bir katagori var, "Ortadoğu ve kuzey Afrika" ........
Türkiye oradaydı yoldaşlar, Türkiye oradaydı. S*kindirik bir Apk'nin demesiyle Avrupalı kimliğimizden bir nen yitirmiyorumuz elbet ama ya bu bir hareketin başlangıcıysa? Ya öyleyse?
Ortadoğu(Middle East) kavramının ortaya çıkışı birçok olaya dayanır. Batı tarafından ortaya atılan bu kavram ilk olarak Alfred Thayer Mahan`dır . Amerikan deniz tarihçisi olan Mahan ilk defa Middle East kelimesini 1902 yılında ‘’ The Persian Gulf And international Relations’’ adlı makalesinde kullanmıştır. Mahan Ortadoğu’yu doğuda Hindistan, güneyde Süveyş Kanalı ile sınırlandırmıştır. Mahan kitabında Alman imparatorluğunun, ingiltere ve Fransa’nın buradaki sömürgelerine değinerek Birleşik Devletlerin bu coğrafyada söz sahibi olması gerektiğini vurgulamıştır. Ancak bununla birlikte Ortadoğu kavramanı ilk dile getirenlerin ingiliz ve Fransızlar olduğu da söylenir. Osmanlı’ya Şark sorunu adını koyan ülkeler olan ingiltere ve Fransa 20.yy başlarında gizli antlaşmalar ile Ortadoğu coğrafyasındaki sömürgeleri taraf devletler ile bölüşmüştür. Birinci Dünya savaşından önce yapılan bu anlaşmalar ile bölgenin adeta haritası baştan çizilmiştir. ingiltere daha önce Osmanlı toprakları için Yakındoğu terimini kullanıyordu. Osmanlı’nın çöküşünden sonra Ortadoğu terimini Irak, iran, Suriye ve Türkiye’yi içe alan bölge için kullanmaya başladı.
Ortadoğu terimi ikinci dünya savaşı ile askeri nitelik kazanmıştır. Savaştan önce keşfedilen ve Avrupa’ya uzak olan yerlere Uzakdoğu, Avrupa’ya yakın yerlere ise Yakındoğu denmekteydi. Avrupa’nın bu terminolojik kuramı çok fazla eleştirilmiştir. Cemil Meriç bu konu hakkında :’’Ortadoğu kaypak bir mefhumdur. Çünkü ne zaman doğduğu, niçin doğduğu, ne olduğu konusunda rivayetlerin muhtelif olduğu bir kavramdır.’’ Demiştir.
Bu kavram; her ne kadar yaygınlaşmış olsa da bölgede yaşayan halklar tarafından benimsenmemiştir. Sömürgeci bir içeriğe sahip olduğu düşünülen bu kavram, bölge halkı tarafından bulunmayıp, önceden beri yaygın bir kullanım olmaması da ayrı bir olumsuz tarafı idi.
Avrupa ve ABD destekli diktatör liderlerin, terör örgütlerinin bulunduğu ve son yüzyıldır kendi iç sorunlarını bile kendi başına halledemeyen devletler topluluğunun oluşturduğu bölgeye Ortadoğu deniyor artık. Son yüzyılın kavramı olan Ortadoğu, adını üzerinde yaşayan halkın koymadığı bir bölge olarak Batılı devletlerin denetiminde bugünlere kadar gelmiştir.
Medeniyetin bu coğrafyada doğduğu, semavi dinlerin burada insanlığa indirildiği, binlerce yıllık tarihi olan bölgenin adının yüzyıllık bir geçmişe dayanmakta. Bu kavramın yayılmacı bir anlayıştan doğması ve böyle bir anlayışla mekânsal sınıflandırmanın yapılmasının tarihsel bir dayanağının olmaması bölgenin daha nice sorunlara gebe olduğunun göstergesidir.
Yağmur yağma olayına “rahmet” yağıyor diye açıklamaya devam ettiği sürece 5000 sene geçse de değişmeyecek olan coğrafi bölge.
Atatürk reçeteyi yazdı bıraktı ama dinleyen var mı? Elbette yok. Neydi o reçete? “Hayatta en gerçek yol gösterici bilim ve fendir. Bilim ve fen dışında yol gösterici aramak cahilliktir gaflettir”
Dünyaya bilimle bakmayan bir toplum emperyalistlerin oyuncağı olmaya mahkumdur.