Türkseniz, sevmeniz gereken, sevmiyorsanız da cık cıklanmanıza sebep olan sanatçı.
Evet yabancı müzik dinliyorum, çünkü temeli, özellikle Avrupa menşe-i'li olanı (rap ve hiphop hariç) ister istemez klasik batı müziğinden esintiler taşıyor, çünkü çok sesli, çünkü adamlar alet çalmayı biliyor, adamlar vokal yapmayı biliyor, adamlar armoni ritm nedir biliyor. adamlar bu işi sevdiklerinden yapıyorlar. Tabi aralarında kanıbozuk endüstriyel vakalar da yok değil, ama genel olarak müzik alanında ellerine zor su dökülür. Şimdi ben bunları seviyorum ama Orhan Gencebay'ı sevmiyorum diye özenti mi oluyorum? Dillerini de çatır çatır anlıyorum bu arada, Fransızca şarkıları anlamıyorum ama Celine Dion'un ingilizce şarkılarını değil ünlü olmadan önceki Fransızca parçalarını daha zevkle dinliyorum.
Arabesk bana hitap etmiyor, arabesk-pop-türk sanat müziği karışımı da bana hitap etmiyor, Orhan Gencebay da bunun benzeri hibrid bir şey ortaya çıkarmış. Kendi alanının en iyisi olabilir, kendisinden sonra gelen nesillere ışık tutmuş olabilir de ben sevmek zorunda mıyım?
Ayrıca, bugün Güney Afrika'dan, Brezilya'dan dünya müziği adı altında kısıtlı da olsa dünyadaki müzik kültürünü etkileyip, uluslararası sınırları aşıp evrensel boyutlara varabilen sanatçıların sayısı artmakta. Üstelik bunu kendi dillerinde başarıyorlar. Orhan Gencebay'ın böyle bir başarısına rastlayamadım, o yüzden evrensellikten biraz uzak olduğunu düşünüyorum...
la sesine bastığında la notasından çıkan 440 hz frekans ile gırtlağından çıkan sesin aynı frekansa sahip olduğu dünya standartlarında sese sahip sanatçıdır.
yakında yepyeni albümüyle karşımıza çıkacak olan müzik üstadı. dün bi iki eserinin notalarını okumaya çalışırken anladım bir kez daha büyüklüğünü baba.
eserlerinin yüzde 70inde birden fazla makam geçki kullanmıştır. Ege Üniversitesi Konservatuarı Türk Müziği bölüm başkanı hakan cevhere göre gencebayın müziğinde gencebay tarafından yaratılmış türk müziğinde daha önce varolmayan makamlar bulunmaktadır. bunların deşifrelerini yaptıklarını, ileriki nesillere ademik olarak aktarmak için gerekli önlemli alacaklarını belirtmiştir.
türkiyede yaşayan herkese hitap eder. Alkolluyken dınledıgınde tekrar tekrar sarhoş eder. 300 yıl yaşıyası bir insan. Mütevazi içten halk adamı. Heavy metal dinlerim arada da orhan abiyi.
halk müziği ile sanat müziğini birleştiren müzik büyük üstadı.
konservatuar öğrenciyim. sanat müziği bölümü okuyorum. bağlama da çalıyorum bi yandan. geçen sınıfa bağlamayla geldim öcü gibi baktılar, niye halk müziğine gitmemişim falan.
orhan baba senin o kalıplar dediğin şeyi o an iyice anladım. sen ki hem halk müziğine hem de türk sanat müziğine besteler verebilmiş tek sanatçısın. o yüzden idolümsün, o yüzden müzikten anlarım ben diyenlere gülüşümsün.
Barış MANÇO :
Bir gün bizim bahadırla , orhanın (gencebay) etilerdeki stüdyosuna kayda gittik. orhan bizi karşıladı, çayımızı kahvemizi söyledi, başladık muhabbete. bi ara orhan piyanosunun başına geçti. yüksek ritmli bir melodiyi hızla çalmaya başladı. bahadırla ben eseri bi bi türlü çıkaramadık. sonra orhan dedi ki, al şu nota kağıdını, ben şimdi yavaş çalacağım besteyi, ben çalarken sen de notalarını yaz. orhan yeniden çalmaya başladı, ben de harıl harıl notaları yazarak takip etmeye başladım. 1.5 sayfaya yakın nota tuttu. tabii ben bazı notaları kaçırdım. sonra orhan kalktı piyanonun başından. sitarını eline aldı. başladı beethovenin 9. senfonisini çalmaya. eee dedim. ne bu şimdi. orhan beni şok eden cevabı verdi. barış kardeş şimdi ben eseri yeniden çalacağım. elindeki nota kağıdını sondan başa doğru takip et dedi. başladım takibe. tabii bende ışık o sıra yandı. orhan beethovenın senfonisinin, 1.5 sayfasını önünde nota kağıdı olmadan tersten çalmıştı. o an dedim ki bu adamı biz 50 sene geriden takip ediyoruz.