kokusunun odaya sindigi bir evde volta atarak icinizin acıdıgı aglamaya calısıp bogazınızda dügümlendigi kadehteki rakının acısını bastıran bir yürek buruklugu gözlerinizin her daldıgı noktadan onunla beraber cıkmanız ve kavusmak icin icinizdeki delice sabırsızlıktır onu özlemek.
onu özlemek, umarsızca.. sanki seni bir kaç gün önce terkeden, alaşağı eden o değilmiş gibi umarsızca.. atıldın bir köşeye tarifsiz, çırılçıplak, sanki bir acı paratoneri hepsi gelip patlattı kalbini acımasız, ama yine de onu özlemek.. onursuzca...
normal bir hayat yaşarsın. evin, işin, aşın hep aynıdır. onu sana hatırlatacak hiçbirşey yoktur ortalarda. derken bir şarkı çalar plak kalitesinde, veya bir film döner siyah beyaz. Belki de eski bir şiir duyarsın. istemesende onu özlediğini farkedersin. Kaçmaya çalışır, kaçamazsın. koşmaya çalışır düşersin. gözünü kapatırsın sanki göz kapağının içine yerleşmiş kalmıştır. kurtulamazsın. onu özlemişsindir artık..