anladığım ve yorumladığım kadarıyla; her iki taraf için de ''ücretsiz fahişelik''. anladığım diyorum çünkü yaşamadım ve bi fahişe olmaya da hiç niyetim yok. o değil de bi de bunu sözlüğe oraya buraya yazıp ilişkiyle rahatlatamadığı egosunu -ki bu tür ilişkilerde ego değil şey derdi vardır sanırım- tatmin etmeye çalışan insancıkları görmek ayrı bi sinirlenme nedeni.
benim bahsettiğim ''birisiyle beraber değilsen ne halt ye''dir ama fahişe zaten bu işi birlikte icra edeceği fahişenin * kimliğini bilmediğinden yani karşı taraftaki fahişenin * işteki-görevdeki bir sevgilisi/eşi var mı yok mu bilmediğinden sonuç ahlaksızlık ve insanlık yoksunluğudur. kaldı ki zaten fahişenin * beraber olduğu biri varsa zaten o fahişe * ne hali varsa görsün.
akşam akşam sinirlendirdiniz beni mınakoyim yaa. o değil de yaptığı suçu/fahişeliği * anlatıp bi seviştiğini duyurma merakı zaten ayrı sinirlik konu. şimdi bi bakınız vermeyeliyim ki ben de kendimi şeysel olarak değil de sinirsel olarak rahatlatayım.
gece bir bar ortamında tanışılan ve "içime boşalma" diyerekten sevişen bir hatunun sabahında yataktan usulca çıkıp salonda duran bilgisayarın başına geçerken bir sigara yakarsın ve ardından dun geceden kalan sidik gibi biradan yudumlayıp, ortada kalan iç çamaşırlarına göz atarken "ben boole hayatın taa amına koyayım" deme sürecidir. demezsen de ben senın amına koyayım balyancho . son pişmanlık fayda etmez olan olmuştur iç geçirten bir hatunun tükürükleri yapışmıştır boynunuza ve tum vucudunuzla koca bir balgam gibisinizdir.ınsanın boğazında duran yaa mıdeye gidecek olan veya oral bir biçimde atılmayı bekleyen bi balgam gibi...
haftaya başka bir hatun bedeniyle buluşmak üzere ...
hayvan olduğunun farkında olan bilinçli insanın eğer maddi manevi eziklik ve ruhsuzluklardan yeterince arınmışsa yapması gereken eylem. dikkat edilirse burada üzerinde durulması gereken üç nokta var. birincisi hayvansal ihtiyaçların normal karşılanması ve salt haz amaçlı yapılan eylemlere aptal aptal duygusal anlamlar yükleme gibi 19. yy.dan kalma düşüncelerden kurtulmuşluk. ikincisi bunu yapabilecek zeka, kendine güven vb. özellikleri bulundurma ki bu özellikler üçüncü nokta olan maddi yeterlilik ile doğrudan ilişkilidir.
en unutulmaz ve çarpıcı olanları beklenmedik şekilde karşılaşılanlarıdır, "sadece eğlenme amaçlı gittiğim bardan körkütük sarhoş çıkıp arkadaşlarıma elveda dedikten sonra herkesin ayrılmasının akabinde kaldırımların üzerinde sızdığımı farketmiştim ki ayıldığımda saat 2 filandı. kompleksli bir insan olsam 'of be, hiç elit bir insana yakışmayacak bir haldeyim!' derdim ama hem kompleksli değilim hem de o sırada yoldan, o saatte oradan tek başına geçemeyecek kadar güzel bir hatuna kilitlenmişti gözlerim. o da beni fark etmiş ve her ne kadar güç bir durumda da olsam karizmamdan bir şey kaybetmeyişimden etkilenmiş olacak ki hızlı hızlı attığı adımlara ara vererek bana saati sordu. işte o anda artık gecenin nasıl ilerleyeceği tahmin etmek mümkündü. sarhoş olduğumdan tam hatırlayamıyorum fakat aşağı yukarı 5 dakika sonra hatunla birlikte gene hatırlayamadığım bir şey aramak için onun hızlı adımlarıyla yürüyorduk." gibi.
insanın dışarıya çıkma amacının one night stand olması ise onulmaz bir ezikliğe delalettir. damarlarında dolaşan insan kanına ihanettir bu yaptığı. abazanlığını ve karşı cins konusundaki yetersizliğini döker davranışlarına. bakışları samimiyetsiz, gülüşleri sahtedir. kendisiyle en ufak bir göz teması kuran karşı cinsle hayaller kurmaya başlar. tabii ki bu hayaller eve gidince otuzbir malzemesi olmaktan başka bir işe yaramaz. eğer beraber dışarı çıktığınız arkadaşınız bu veya benzeri bir amaç güdüyorsa gününüzün/gecenizin mahvolması neredeyse kaçınılmazdır, en iyisi sarhoş olup arkadaşı da ezikliğini de unutmak ve bir daha böyle bir hataya düşmemektir.
aşık olunmamalı bu işte eşlik edene. zira siz yanınızdayken bile başka adamlarla gözleriyle oynaşan, asla kolunuza takıp gezdirebileceğiniz bir kız gibi olmasa bile(karakter babında) çeker sizi, unutulmazlardan olur.
insanın kendine yakışanı giymesi durumudur. ne kapris ne bir şey, ohh takıl, sabahleyin ne zaman evleneceğiz diyen bir hatun yok... en güzeli lan valla...*
Türkiye'ye ilk olarak Hande Ataizi'nin magazin muhabirlerine demeç verirkene söylemesiyle giren ve bir daha da ne belaysa çıkmayan ingilizce söz grubudur.
muhabbeti açılınca yurdum insanının en çok salladığı konudur.
sorsan herkes bikaç kere "bebbek gibi aabi" denilebilecek bi kıza (ki genelde ukraynalı ya da rustur) hiç böyle şeyler ile işi olmadığı halde kızın yoğun isteklerine(!) dayanamayıp "çakmıştır".
bi de sonra "çok kirlendi abi dünya" derler ki...
her zaman sadece dürtülerden-hormonlardan olduğu ileri sürülen, genelde alkolün etkisiyle, belki de birbirleriyle aynı ortamı ilk kez paylaşmış olanların yaşadığı hede hödö.*
erkekler için kolay olan bayanlar için ise bünyede fazlaca yüreğin bulundurulması gereken olaydır..yapıları itibariyle duygusuz hiçbirşey yapamıyacakları için..sevişmek de içinde en fazla duygu barındırılası, barındırılması gereken konudur gerçi neyse o başka bi mevzuya girmekte..alkolsüz olmaz bu iş..
olay sonrası takip eden birkaç gün insanın kendisine sinir olmasını ve hafiften özsaygısının sarsılmasını sağlayan durumdur..yarattığı siniri harbi bayanlarda daha sık görülmekle birlikte eninde sonunda unutulur...genelde alkolsüz olmaz bu ortam..