efendim öncelikle tamamen zorunluluktan dolayı, tanımı üfürükten yapıyorum: istanbul galata köprüsünde bulunan, uzunca bir alanı parsellemiş bir cafemtrak.
evet formaliteyi geçtikten sonra içimdeki nefret dolu sözcükleri direk kusmak isterdim buraya lakin, o boktan mekan için çaylak olmaya kesinlikle değmez.
varan 1 : isterseniz oturup oranın en pahalı mamülünü alın, içecek almak zorundasınız. böyle işletmecilik mantığına....
varan 2 : bir çalışanları var, onlar insan değil bacım afedersin. adam bildiğin mağra adamı. allahın dümbükleri. ukela gavatlar. tursite ''are you holiday?'' diye soran bir dangalağa hakaret etmek istemem ingilizce bilmek zorunda değil elbette ama bu ne yavşaklıktır arkadaş. nargile közü bitiyor, ''köz getirir misin?'' diye insan gibi istiyorsunuz, adam pişkin pişkin ''köz bitti'' diyor. bu ne lan? bu ne adilik? madem niyet müşteri kalksın istiyorsun, çok oturmasın baştan delikanlı gibi söyle. o köz getirdiğin kap varya, ha onun sapı var bi de, anladın sen onu, hadi canım.
varan 3 : fiyatlar yağsız kazık. gitmeyin arkadaşım. burdan herkesi uyarıyorum. burayı okumayan insanlara da anlatın bilgilensinler. kalkarken oturan bir kaç kişiyi de bu beladan uyarmak suretiyle kurtardım, sizler daha fazla kurbanı kurtarın. ulan 250 cc lik şişe kola 5 ytl olur mu? vicdansızlar.
herneyse fiyata yine katlanılır da azizim, o adi, o yavşak, o laubali tavırlar ne? o aşşağılık herifleri orda çalıştıran zihniyetin ben.. neyse. çok sinirliyim sözlük. daha fazla yazamayacağım.kal sağlıcakla.
bir tür kafametre birimidir. misal, kafam on numara oldu. buradaki on numara kafametre cihazından çıkan sonucun ölçülendirilmesidir(ya da ölçeklendirilmesi)*.*
bir şubesi de bayrampaşa parkada'da bulunan bir cafedir.Garsonların verdiğiniz siparişi doğru anladığına dikkat etmeniz gereken bir yer de aynı zamanda. Tabi hata yapsalar da karşılarında gülme krizine de girmeyin derim,meselaa,
- dondurmada çikolata,vanilya ve çilek yazıyor ya çileğin yerine alabileceğimiz başka neler var ?
milli piyango'nun kazı-kazan'ı saymazsak ikramiyesi en düşük oyunu. ikramiyesinin fazla olmaması yüzünden sayısal loto gibi insanları kendine çekememektedir.
Lanet bir mekan. 20 ytl ye bildiğin votka satıyor. Aynı zamanda apaçi çalışanları var, tam anlamıyla lavuklar. Dışarıda da bekleyen 2 lavuk daha var, biri amerikan filmlerindeki gibi kulağına bişey geçirmiş, bi havalarda bi havalarda, insanın yüzüne bakmıyor, gören de beyaz sarayı koruyor sanacak. ikisini de teke tek de alırdım, havanız batsın. *
içeriyi de saatler boyunca mal mal hareketlerle eğleniyomuş numarası yapan bi dolu tip vardı, heralde hatun kaldıracaklardı, dans falan ediyolardı.
Bir de 2 tane dansçı kız tutmuşlardı, çok da güzel değillerdi, o ortada kim soyunsa dikkat çekebilir. DJ denen kişiye gelecek olursak, bildiğin şarkıları değiştirdi, ben de dj olma mertebesini birşey sanardım, boktan müziklerle bassı birleştirip eğlence yarattığını sanan bi tip işte.
galata köprüsündeki en iyi cafe.nargileden alkole pastadan yemeğe herşeyi bulabilceğiniz ve arkanızdaki yumuşak yer koltuğuna yaslanıp denize baktığınızda gözünüze çarpan ışığın zevkini çıkarabilceğiniz en iyi yer.
hayatımda gördüğüm en siktirboktan cafe. ne düzgün çalışan kliması, ne bi boka benzeyen içecekleri, ne de tımarını tamamlayamamış çalışanları ile galataköprüsü'nde fazladan yer işgal eden işletmecik.