hayatımın yarısını verdiğim tek yerdir.
birinci sınıfta yavaş yavaş sevmeye,
ikinci sınıta ödevlerimden sıkıldığım,
üçüncü sınıfta bir an önce cuma günü gelsin diye yalvardığım,
dört ve beşinci sınıfta okuldan nefret edip bir bahane bulup gitmemek istediğim,
altı,yedi ve sekizinci sınıflarda ise gezmeye, internete,maça gitmek için derslerden kaçtığım yerdir.
şu sıralar hiç özlem duymadığım yer.insanları,davranışları,notlarımı göz önünde bulundurursam kendime hak verdiğim bir durumdur özlem duymamam. mutsuzluğun
adıdır artık.
asıl amacının eğitim ve öğretimden çok sistem dahilinde insanları küçük yaştan itibaran evden bir yere, o yerden eve gidip gelmeye alıştırmaya yarayan kurum.*
Sadece bilgi öğrendiğimiz yer değildir okul.
Okul, hayatı ve insanları tanıtır. Uzun yıllar sürecek dostlukların temelini attırır. Sevmeyi öğretir.
Okul, mutlu eder.
Okulda okumayı öğrenir insan. Kitaplarla kaynaşır. Başka bir şeye benzemez okumak. Okuyan insan yaşar. Yaşamayı öğretir okul.
Bazen gerçekten yorar, sıkar ama iyidir okul. Gidin, gittirin.. :)
Gençlerin gençliklerini yaşayamadıkları müebbet gibi birşeydir kendileri.
Türkiye'de öğrencilerimizi o kadar zorluyorlar ki artık insanın nefes alası gelmiyor. Vala TÜrkiye'de 6. sınıfta işlediğimiz şeyleri Amerikada Lise 1 'de 8'de işliyorlar ama yine ne çıkıyorsa onlardan çıkıyor. Anlamadım ben bu işi.
Kiminin ayaklarının geri geri gittiği kiminin koşa koşa gittiği velet yuvasıdır.Her türlü pisliklerin bulunduğu günümüzde dingonun ahırı tabirine uygun mekanlardır.