Ülkemiz insanlarının nefret söylemleri ile bizzat devlet eliyle kutuplaştırıldığı, daha özgür bir dünyada yaşama umutlarımızın örselendiği, ülkemizin üst üste facialar yaşadığı şu kara günlerde altın palmiye ödülünü alarak yüzümüzü gülümsetmiş, Türk gençlerine herşeye rağmen bir umut olduğunu hatırlatmış yönetmendir.
Türkiye için değil, batılı kardeşleri için sanat yapan yönetmen bey, zira sanatçı bam teline dokunabildiği milletlerin vatandaşıdır, bam telimiz de tek kapılı araba ile gezip, aşk acısı çeken çocuk yok be nuri baba, batıya yakın olduğun kadar bize uzaksın.
--spoiler--
Nuri Bilge Ceylan ve benzeri yönetmenlerin Fransız Sinemasından etkilenerek çektikleri filmlerde kahraman yalnızdır, bir oda bir salon evde oturur, sanatseverdir, at kuyrukludur, tek kapılı bir arabası vardır
Yukarıda saydığım sebeplerden dolayı bu filmler Türkiyede gişe yapmıyor, ama eleştirmenler her defasında suçu halka atarak Anlamadılar diyorlar ve yönetmenler inatla yenisini çekiyorlar!
Son dönem yönetmenler fotoğrafçılıktan geldiler. Elli tane kadrajı oturmuş fotoğraf çekince fotoğraf sergisi açacağıma bunlardan film yaparım diyerek hemen bir senaryo uyduruyorlar. Yavaş, sıkıcı, görsel bir film
Film gösterime girdiği an cümle hazırdır: Emmm, bennn Türkiyedeki sosyal ve bireysel yalnızlık temalarını kullanarak
Ne? Türkiyede yalnızlık mı?
Babacığım; bir adam bekarsa ondan korkulur. Tek kapılı arabaya biniyorsa zaten kimseyi arabasına almak istemiyordur, at kuyruklu saçıyla insanları ürkütür, zengin ama 40 metrekare evde oturuyorsa misafirden hoşlanmıyordur Yani adam yalnız değil, kibirlidir! Daha beterini söyleyeyim: Adam yalnız değil, yalnız kalmak istiyordur veya anormaldir.
Taksiye bindiğiniz an Memleketin nere? ile başlayan sorgulamaların yapıldığı bir ülkede yalnız kalmak, kalabilmek mucizedir! Seveniniz yoksa bile düşmanlarınız, çekemeyenleriniz, meraklı komşularınız vardır. En kötü ihtimalle zaten iki polis izliyordur böyle bir tipi.J
Hasta başına yüz refakatçi, ölü başına bin dirinin düştüğü bir ülkede yalnızlık temasını kullanmak çapkınlıktan öteye bir şey değildir.
Çektiğiniz filmlerdeki yalnızlık türü bizde yoktur beyler
Durup durup Fransızlardan ödül alıyorsunuz, anlamadınız mı?
Ben ödülü zaten kazanmış olduğunu zannediyordum.. O kadar rahat ve kesin bir tavrı vardı. Pek ödül törenlerinden anlamam. Sanki ödülü alamaya gitmişti ve aldı. Fakat bu ülkeye fazla gelir bu ödül. Recep ivegı izlediğimizin yuzde 1'i kadar izlenmez...
Ödülünü soma ve gezide ölen gençlere adamış. Yani ölümün dini, tarikatı vs. Yok.
Ayrıca abartmanın bir alemi yok. Normal olan şeyi yaparak ölen 301 madencimizi anmış.
"Nuri Bilge çok sıkıcı abi ya. Nasıl izliyonuz siz onu. Hiç bişey olmuyo filmde." Diyen gerizekalı arkadaşlarımızın çoğu şimdi " gurur duyduk" yazmışlar. Siz gurur duymayın diyesim geliyo.
nereden nereye dedirtmiş yönetmendir.
resmen son üç filmiyle level atlayıp avrupa sinema piyasasında adını sıkça duyulur hale getirdi. nerde mayıs sıkıntısı nerde bir zamanlar anadolu'da. açıkçası cannes da bütün ödülleri verseler altın palmiyeyi vermezler diyordum ama beni dumura uğrattı.
teşekkürler nbc.
Ülkemizin bresson u dur. Yılda 150 milyon insanın sinemaya gittiği bir ülkeden Fransa dan hem de en prestijli ödülü almak kolay değil. Truffaut, godard, melville, gabin, marcel carné gibi çok klas kült yönetmenlerın yetiştiği ülkeden altın palmiye almak muhteşem. Ödülün atfedildiği yer ve kitle daha da muhteşem. Adamsın nuri.
gönülden tebrik edip sevindiğim adam. sadece iki filmini izledim. ikisi de harikaydı. izledim , yorumlarını eleştirilerini okudum. anlamaya çalıştım.
bizim insanımızın da beğenmemesi normal zaten mınakoyim. bizim insanımız aksiyon filmi sever. prototip şudur.
katil , ateşli ölüm , büyük facia , kara ateş , ninja , büyük ateş, necati ateş falan. isimleri salladım ama kesin vardır böyle filmler. silah olsun araba uçsun. hız yapsın falan.
izlenen dizilere bakarsak ; karagül , arka sokaklar , arka sıradakiler , aşk ı memnu. entrika olsun . bacak olsun. mesela medcezir. her şeyimiz taklit amk.
sonra vay efendim bu adamın filmleri sıkıcı. sanA tabi sıkıcı.
büyük yönetmen. cannes da büyük ödülü alması şaşırtmadığı gibi, aynı ödülü yiten gençlere adaması da şaşırtmamıştır. ülkemiz adına işin enteresan tarafı bu adam hep kötü günlerimizde sahneye çıkıp umut veriyor.
harbiden gururlandırmış adam. helal olsun be. ha orada ben olsam tarantino'ya: ''ya sen şimdi siktir et bizi de pulp'u nası çektin be birader?'' derdim orası ayrı.
Yaptığı işlerle, sergilediği tavırlarla, naif hareketleri ve konuşmasıyla hayranlık uyandırır. Umayla tarantinonun elinden ödül alması da ayrı bir güzelliktir.
filmlerini erçekten anlamıyorum, hiç de izlemiyorum. bir iki tanesini izledim ve gerçekten sıkıldım. fakat o sanatı sanat için yapan bir insan. o benim anlamam için film yapsaydı muhtemelen ya çok komik, ya çok sikişli sokuşlu bir film yapardı. o sanat yapmaya bildiği işi yapmaya devam etti.
konuşmasına gelecek olursak, gurur duydum. gözlerim doldu. biraz da süzüldü. boğazım düğümlendi. kahvemden bir yudum aldım. orada olup çılgınlar gibi alkışlamak isterdim. çok duygusal konuşmasıyla çok dik bir duruşla ülkesini temsil etti. hem de benim hiç anlamamı beklemeden, sanat için sanat yaparak. ülkesinde hiç değer görmedi, başkaları ona deliler gibi değer veriyor. ama o son yıllarda adından en çok söz ettiren sinemacı olma özelliğini kaybetmiyor. çünkü benim anlamadığım işini iyi yapıyor. hem de anlamamı beklemeden. filmlerine gitmeyeceğimi bildiği halde.
bir zamanlar anadoluda fimini izlemeye kalkışmıştım bir ara. ama o kadar sıkıldım ki yarıda kapattım. adam sanat filmi yapıyor usta, e sanat da sıkıcı geliyor bana açıkcası.
filmleri bana hitap etmese de başarılarını takdir ettiğim yönetmen. altın palmiye lan bu, boru değil bazıları kral tv video müzik ödülleriyle karıştırıyor.