nan ( hintçe ve frasça ve farscanın bir kolu olan kürtçede ekmek demek.)
ezzateni - eat, eassen ( ingilizce ve eski almancada yemek demek.)
Watar - bildiğimiz ingilizce'den water.
bu dil bilgileri eşliğinde hititlerin, iranlılar gibi bu bölgeye hint ana karasından göçtüğü ortaya çıkmaktardır.
masklavi, zaten hintli demedim hacı hint ana karasından göçmüş dedim, aryan ırkının bir kolu muhtemelen, yoksa bu günkü iranlılarda hint ana karasında bu bölgeye gelmişler ama hintli değiller.
metnin geri kalanından önce çevrilmesinden dolayı kafalarda 'he kanka he, biz de napsak diyoduk, çok biliyon' tarzı düşünceler uyandıran cümle.
fakat metnin öncesinde de 'tarlaları süreceksiniz, ekeceksiniz, tanrıların da izniyle ekinler baş verecek, davullu zurnalı ekin şenliği yapacaksınız, orakları savuracaksınız' falan filan dedikten sonra 'nihayet de afiyetle yiyeceksiniz, yarasın hacılar' manasında dillendirilen cümle. manası derin esasen.