köleleştirilmiş iş gücünden dünyanın parasını kazanan çok uluslu spor giyim markası. mesela endonezya'daki fabrikasında 2000 yılında bir işçinin günlük maaşı 1.25 dolarmış. o para orda yeter demeyin. zira anca karnınızı doyurur, temizlik, giyecek vs ihtiyacınız olursa az yemek zorunda kalırsınız.
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
yaklaşık 8 senedir aldığım her spor ayakkabı nike'tır, bir kere bile öyle ip sökülme, yandan patlama, üstten atlama yaşamadım. 6,5 senelik yaz kış her gün giydiğim, eskişehir tarihinin en çetin kışlarından birine tanıklık etmiş, halı sahada da giydiğim bir ayakkabım var, tabanının aşınması dışında bir sorunu yok.
artık ayakkabısını almayacağım marka. sürekli olarak rahatlığı, kalitesi ve ucuzluğunu insanlara anlatarak tavsiye eden bir kullanıcı olarak artık gözümü adidas ve puma'ya diktim. sizlere de tavsiyem almayın aldırtmayın. alimallah 1 haftada ayakkabınızın ipleri sökülmeye başlar geri iade ettiğinizde kullanıcı hatası diyip geri verirler bir de üstüne iftira atarlar. haberiniz olsun, benden söylemesi.
Nike bir spor markası olmakla beraber aslında bir Yunan tanrıçasıdır. Zafer tanrıçasıdır, çok hızlı koşan ve uçabilen bir tanrıçadır. insan görümündedir. roma mitolojisindeki karşılığı Victoria dır.
Yunan mitolojisinde zafer tanrıçasıdır. Roma mitolojisindeki karşılığı Victoria'dır. Nike, çok hızlı koşma ve uçma yeteneğine sahiptir. insan görünümündedir. Pallas ve Stiks'in kızı, Kratos, Bia ve Zelus'un kardeşidir. Nike ve çocuklarının hepsi, Zeus'un eşleridir.
2-3 sene önce kendilerinden bir adet nike capri almıştım. hala taş gibi olmakla birlikte, hala çok severek giymekteyim. kalitesiz olduğunu düşünenlerin ayakkabıları nasıl kullandığı da benim için ayrıca bir merak konusu.