islamı özümsemiş, sevmiş, sevdirmiş, sevdirmekte olan gerçek bir müslüman, kıymetli bir insan, başarılı bir alim.
islamı alıp, evirip çevirip, yontup kazıyıp, eksiltip çoğaltıp işine geldiği gibi ileri süren dindar geçinenler bir kenara bırakıldığında; nihat hoca'nın tatlı dili, ılımlı tavrı, bilgisi, "kolaylaştırması, zorlaştırmaması" takdire şayandır.
islam, kendisine hiçbir şey katmayan ve hep sırtından geçinen hoca efendiler, tayyip efendiler, cübbeli efendilere değil; nihat hatipoğlu hocalara muhtaçtır.
çünkü; islam onu menfaati için kullananların elinde çarpıtılmaktadır ve anlatılmaya başlamadan önce anlaşılmak ister.
bi züppe futbolcu topa biraz daha iyi vuruyor diye trilyonları götürürken, para kazanması kıskanılan kimsedir. adam yıllarca ilim öğrenmiş, elbette karşılığını alacak, ramazan ayında her gün bi sahur bi iftar programı yapıyor, bütün vaktini buna harcıyor, bedava niye yapsın, popçular topçular voleyi vururken rahatsız olmuyorsun da hocadan niye rahatsız oluyorsun.
an itibariyle atv'de geçen reklamı adeta seçim için hazırlanmışçasına. "nihat hatipoğlu" geliyor yazarken ki ufka bakışı, arka fon olarak kullanılan gök yüzünün berraklığı falan tam seçim reklamı. reklamın en sonunda nihat hatipoğlu yazısının altına çekilen düz çizginin estetikliği bildiğin adamın imzasıymış gibi kaplıyor yazınına altını. ee bu da ister istemez o havaya sokuyor insanı.
star tvde ilk yaptığı ramazan programlarını hatırlıyorum; Peygamber efendimiz (s.a.s) in hayatından kesitleri anlatırdı, sabahlara kadar ağlatırdı. O ilk çıktığı sene büyük sempati kazanmıştı ama bir dizi nasıl kanal değiştirince tadı bozulursa bu programında tadı bozuldu, haşa nihat hatipoğlu hala baş tacıdır ama değişen formatların kurbanı olmuştur inşallah seneye daha güzel formatla çıkar karşımıza çünkü kendisi gerçekten bilgili bir din adamıdır, bildiklerini insanlara aktarması gerekir.
kimine göre samimi, kimine göre yapmacık, kimine göre mütevazi, kimine göre de ukala olan din konularında master degree birikime sahip ilahiyatçı. atv ekranlarında her iftar ve sahur öncesi boy gösterip peygamberler, sahabeler, halifeler ve o devirde yaşanmış olaylardan bahseder. seyircilerden gelen inanç kaynaklı sorulara mümkün mertebe yanıt vermeye çalışan bir adamcağız.
geçen gün elime bir halı geçti, dedim buna baksa baksa, anlasa anlasa bu anlar dedim, gittim yanına, bi bakar mısın dedim, adam hala bakıyor sabah akşam, nereden verdim o halıyı ona, anlamadım ki bende. sahur demiyor iftar demiyor, gözleri sürekli halıda. allah allah. ne desem bilemedim hiç.
her programında arkada bir yankı sesinin bulunmasıyla ilgimi çeken vatandaştır. yankısı olmadan kendine güveni gelmediğini düşündüğüm kişiliktir. nihat hatipoğlu artık yankı kullanmasın diye başlık açılası din adamıdır.