darbe olana kadar, demokrat,
darbe olana kadar, anadolulu,
darbe olana kadar, sivil,
darbe olana kadar, solcu,
darbe olana kadar, halkcı,
darbe olana kadar, aydın,
darbe olana kadar, ...
darbe olduktan sonra ise, halk suçlu, anadolu halkı da çok garip bir halk, oy vermeyi bilmiyor, ilahi şu oy verdigi insanlara bak halkın, ıraka girip savasmıyor, (bu nasıl ulusalcılıksa), abd istekleri ile aynı yönde görüş bildirerek, hükümetin uyguladıgı anti amerikancı politikalara karşı bir yerli aydın..bi tip işte, ne tipse ben karar veremedim..
(bkz: sinameki)
(bkz: dandeldenyus)
--spoiler--
Benden size samimi bir tavsiye, ağbinize arkadaşınıza annenize kardeşinize öğretmenize muhtarınıza bakkalınıza söyleyemeyeceğiniz şeyleri gizli saklı adınızı kimliğinizi saklayarak söylemeye çalışmayın, çünkü, utanma diye birşey vardır, lafı söyleyen vardır, bu laf kimindir insanoğlu bunu bilmeli, siz de bilmelisiniz, ahlak böyle birşeydir, herkes konuşmasından sorumlu olmalı
--spoiler--
adam gerçi ekşi için söylemiş ama uludağda yazar olacak herkese bu sözü imzalattırılmalıdır.
çok beğendiğim, karşıma çıkan her yazısını okuduğum bir adamdı kendisi. herşeyden önce adaplı bir insandı gözümde, belki de bu yüzden gittikçe terbiyesizleşmesine anlam veremiyorum.. ciddi bir eleştiri kaleme alırken karşı tarafa "çünkü bunları anaları sıçarken yanlışlıkla doğurdu" diyebilmek artık nihat genç için sorun yaratmıyor anlaşılan..
bence, inandığı şeylerin ağırlığı altında ezilen, bu nedenle sık sık öfkeye kapılabilen biridir. inandıkları, kurulu düzene karşı çıkmayı gerektirdiği için çatık kaşlı bir muhaliftir, iticidir. duygularını gizlememesi riyakarlık veya takiyye olarak yorumlanabilirse de samimiyetine inanmak isterim. çünkü böyle geleneklerine bağlı, vatan sever bir yazar gerçekten var olmalıdır.
siyaseten fikirleri çok uçlarda gezmektedir ayrıca hep bir özlemi vardır eskiye ''nerde o bilmem neler'' gibi cümleleri çok duyarsınız ağzından. yeniliklere, gelişmeye ve değişen şartlara bir adaptasyon sorunu çekmektedir bence. ama uslubu sürükler insanı söylediklerine içerik olarak katılmasanız bile saatlerce dinleyebilirsiniz. ayrıca edebi eserleri okunmalıdır kesinlikle tespitleri ve tasvirleri müthiştir.
geçen gün kızılayda tek tabanca takılırken gördüm. eller cepte üstünde siyah bir palto. velhasıl kelam hüzünlü gözüktü gözüme. vakit olsa yanına gidip iki kelam edecektim, olmadı.
bülent akyürek'in 8sütun.com sitesinde kendisine yönelik yaptığı eleştirileri yayınlandıktan 2 saat sonra kaldırtan yazar.keşke yazıyı kaldırtmasaydı da cevap verseydi.*. demek ki medyada kendisininde hep olmadığını söylediği gücü varmış.
görüşlerine sonuna kadar sahip çıkan ve onların arkasından bir an olsun ayrılmayan , vatanını - kendi deyimiyle bu toprakları - Müslümanlığı ve islam alemini seven , cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ' ün değerini anlamış nadir aydınlardan biri olan ve kendine özgü üslubu bulunan , gözünü budaktan sakınmayıp büyük bir cesaretle fikirlerini açık açık söyleyen bir vatan evladı .
Bildiğini gerçekleri kimseden sakınmadan söyleyen.Gerçek aydın,gazeteci.Anlattıklarıyla insanı büyüleyen anlatımı insanı içine çeken edebiyatçı.Sayılı gerçeği söyleyebilen yani olması gerekeni yapan bir kaç insandan biri.Korkusuzluğunu paradan değilde yüreğinden alan mert cesur insan.
geçen gün kitapçıda elime aldığım edebiyat derslerine giriş kitabını karıştırırken ortadan açtığım bir paragrafın ilk satırlarıyla beni güldürmüş yazardır;
--spoiler--
şimdi picasso alıyor tuvali bir köprü resmi yapıyor,resim köprüden pahalı...
--spoiler--
sözünü bitiremeyen bir sonuca bağlayamayan adam. gayet esmer haliyle beyaz türk taklidi yapması, çemkirmekten kendini alamadığı hrant dink katledilince 'canım kardeşim ne kadar da severdim, ne istediniz ulan ne' ağlanması yapan insan.
bir grup okuru adına site hazırlamıştır. türkiyede kaç yazarın arkasında genç, enerji dolu böylesine bir topluluk vardır bu da cevaplanması gereken bir soru. yeni bir site olsa gerek henüz. imla kurallarına dikkat edilmesinin vurgulanması bir takım ziyaretçileri niçin rahatsız eder o da merak konusu. en azından göbeklerini kaşıyıp yorum yapmaktan, nihat yürü bee koçum bu ülkeye lazımsın demekten öteye geçebilmişlerdir. Zannımca bu güne kararmış suratları tırnaklarıyla kazıyarak gelmiştir.
6 kasım 2007 tarihli bilkent üniversitesi konuşması ardından diyebilirim ki;
adam gibi adam, baba bir adam. insanı öyle bir hale sokar ki, haydi ölmeye gidiyoruz dese sonunda düşünmeden atlarsın.
2 saatlik konuşmasının, nihat genç'in gözyaşları içinde içinde tamamladığı konuşmanın sonunu, oldukça kısaltarak ve benim basit ve yetersiz cümlelerimle özetlemek isterim,
bizi beyazıt meydanındaki güvercinlere benzetmek istiyorlar. önümüze bin ikibin dolar atıp, bizim uslu uslu onlarla akşama kadar oyalanmamızı. ama bu ülkede kırlangıçlar da var, onlar insana hiç yaklaşmaz, insanlar da onlara el uzatmaz, ama onlar mucizevi tükürükleri sayesinde her yere yapışabilen müthiş yuvalar yaparlar ve daima buralardadırlar.
beni kovdular diye devam etti nihat genç. her televizyondan her gazeteden. para teklif ettiler kabul etmeyince tehditlere başvurdular. öldürürüz dediler ve öldürdüler defalarca. üniversitede konuştum rektör yeter çok ileri gittin sus dedi. her konuştuğum her ayak bastığım yerden kovdular....ama ben artık kırlangıç oldum. istedikleri kadar kovsunlar beni, ben her zaman yuvamı yapar ve her zaman burada eğilmeden başım dik, doğruları söylerim.
ne kadar cok agladigini dusundukce , kadin programlarina cikmasi daha dogru olur diye dusundugum bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan uzun sacli adam.
sinirlenince saçlarıyla oynamaya başlayan lepiska saçlı yazar-yorumcu.
ben onun yalancısıyım valla.
geçenki programda saçlarıyla oynadı oynadı.
ahh sinirlendim yine ya, sinirlenince saçlarımla oynamaya başlıyorum gibi ilginç bir isyanda bulunuverdi kendileri.
şahika koçarslanlı modunda takılmaya başladı zaten kendisi.
ağzına geleni söylüyor herkese-ki söylesin bana ne susmasın hatta-sonra birden duruyo.
kalitemi bozdurdunuz bana gibisinden haykırışlar salıveriyor ortaya.
değişti değişti ama değişen fikirleri değil sanki sadece biraz davranışları, hal ve hareketleri de anormalleşti.
değişim kaçınılmaz bir şey.
insan kaç yaşına gelirse gelsin dünya görüşünde değişimler yaşayabilir bu da gayet doğaldır, yargılanmamalı ama
nihat genç'inki biraz fazlaca suni ve yapmacık bir değişim oldu sanki.