türkiye'nin gazze'ye yardım götüren gemisine yapılan saldırı sonucu hükümetten daha anlamlı yorum yapmış insandır.
Türkiye'yi savaşın eşiğine getiren hükümet derhal istifa etmeli. Dışişleri diplomatik 'protesto' açıklamalarını bırakıp birkaç saat gibi kısa sürede gemileri ve şehitlerimizi hemen istemeli.
israil'in bu vahşi saldırısını mutlaka cevaplandıracak onurlu bir siyasi duruşu Cumhurbaşkanı'ndan Dışişleri'nden Başbakanlık'tan hemen bekliyoruz. Bu vahşi saldırıyı karşılayacak güçleri siyasi iradeleri yoksa çekip gitsinler, ve tabii kaç yıldır iftira ve yalanlarla Türk Ordusu'nu pasifleştirenler, bir ordunun ne zaman gerektiğini biraz geç de olsa inşallah anlamışlardır..
Artık olanlara 'kader' ve şehitlerimize Allah'tan rahmet dileyerek gidilecek yol yoktur, Türkiye kendi vatandaşlarına yapılan bu vahşi saldırı karşısında topyekün tek beden tek bir ruh olmalı... *
(bkz: o islamcılar kalleş çıktı)
--spoiler--
Şu Ergenekon yalanları ve yaygaracı galeyancı islamcı basının bizleri itham eden töhmet altında bırakan bizleri sorgusuz delilsiz hukuksuz suçlayıcı bütün manşetleri aklıma geldi.. Ne çok kendine islamcı diyen arkadaş tanıdım ki hepsi (çok düşündüm artık asla ağır değil bu laf) "kalleş" çıktı..
Tanıdığım sevdiğim arkadaşlığım olan insanlar Türk Ordusu kendi askerlerini öldürdü diye yayınlar yaptılar, tanıdığım çay içtiğim dostluğum olan nice genç yazar Taraf Gazetesi ağzıyla hatta direktifiyle galeyanvari yazılar yazdılar, tanıdığım ne çok genç aydın, bizleri suçlayıp mahküm edip hukuksuz delilsiz yaka paça götürülmeye alkış tuttular, "oh olsun"dan daha beter yazılar yazdılar. Amerika'nın Irak işgali'ni övmüş desteklemiş faşist liberal yazarlarla kol kola girdiler.. Amerika'nın Irak'ta öldürdüğü bir buçuk milyon Müslüman'ın adından dahi bahsetmediler..
Bunlar geldi aklıma.. Kalbim o gemide, ama, kalbim çok çatallı.. Vicdan denen bir şey vardı güçlükle yol aldığımız boyumuzu sıkletimizi aşan Allah'ın hazinelerinden bir şey, işte bu son üç yılda ne çok islamcıyım diyen insanda "zırnık" kalmamış.. Tertemiz dediğim dünya güzeli dediğim onlarca değil yüzlerce genç samimi aydın çocuk birden "azgınlaştı", "gaddarlaştı" ve bizler dayak yerken sinsi sinsi gülmeye başladılar, açıkça kelimenin tam anlamıyla "kalleş" çıktılar. Çocukluğumdan beri tanıdığım bu kalleş kelimesinin ne olduğunu işte bu son üç yılda gerçek sahici anlamıyla öğrendim, kalleş..
--spoiler--
ekşi sözlük için;
--spoiler--
orası kırkpınar meydanı, yiğitler ovası sanılıyor. yiğitlik öyle gizli karanlık yerlerde yılan gibi, böcek gibi, abilerinin söyledikleri yazıları yazmak değildir, er meydanı burasıdır buyursunlar. özellikle özgürlük ve demokrasi üzerine konuşanlar gün ışığından yanadır, karanlıktan yana değildir.
--spoiler--
diyerekten abilerine ve ergenlere ayarı vermiştir.
marjinal solcuların ve ekşi sözlükcülerin ayar olduğu adamdır, hiç esirgemeden ekşi sözlükçülere "çakallar, köpekler" dediği için gözüme giren adamdır ki kendisine katıldığımıda belirtiyorum buradan. kendini sağ ya da sol gibi kavramlara sıkıştırmadan yaşayan, pusulası vicdanı olan adamdır.
vücut dilini inanılmaz güzel kullanan ve tayyip erdoğana uyarladığı fıkralar ile gönlümde taht kuran aydınımız ve hemşehrimdir.görüşleriyle halkın sesi olarak nitelendirilebilecek sayılı aydınlarımızdandır.ülkeinin gerçeklerini hiç çekinmeden,korkmadan anlatan kocaman yürekli insan.
evrimini başarıyla sürdüren şahıs. uçurumun dibi yok tabi. daha ne kadar düşer belli değil henüz. nasıl bişeye evrileceğine, bu devinimin son noktasının neresi olacağına dair net bir fikir vermiyor. zira her geçen gün kendini geliştiriyor. saplandığı popülizm batağında, ulusalcılıktan faşizanlığa doğru derin dalışlar yapıp nefes tutma denemeleri ifa ediyor hazret. çok köşeli çıkışlardan -henüz- kaçınmakla birlikte, ince ince zeminini haykırıyor. hele bir de, akp karşıtlığını solculuğun belkemiği olarak anlatmıyor mu. işte o zamanlarda yanaklarını sıkasın geliyor.
çarkettiği aşikar konjonktür adamı. bir zamanlar nur cemaati ve sempati besleyenlerini kahraman olarak gören ama sonradan nedendir bilinmez çark eden ısmarlama düşündürülür(yanlış yazmadım, literatüre bu ergenekon davası daha çok şey kazandıracak).
hükümet kendisini "kaale" alsın diye değil, hükümetin halkı nasıl uyuttuğunu beynimizi tokatlarcasına haykıran vatansever.
önce türkçe'yi doğru-dürüst kullanalım, sonra nihat genç'e bok atalım,
"üstüne sıçrar" sonra, demedi deme ibrahim!
Yazar Nihat Genç, Türkiye'nin en muhalif seslerinden biri olarak tanınıyor. Kendisini "Tam bağımsız bir yazar" olarak tanımlayan Nihat Genç, başta siyasetçiler olmak üzere pek çok kesimde "çekinilen" bir isim... http://www.gazete5.com/ha...-genc-bombaladi-14804.htm