ulusalcı sol kesimde banu avarla beraber fazlasıyla sevilen dobra bir adam. bazen ipin ucunu kaçırıyor ama kimsenin değinemediği bazı konularda konuşması çok hoşuma gidiyor.
15 mart 2012'deki hacettepe üniversitesi sıhhiye kampüsü'ndeki söyleşisiyle bir kez daha coşturmuş kişidir. salondan çıt çıkmadı lan. ki adamın şu dediği de yanlış diyemiyorum.
bizim mahalleden fikri abi gibi konuşuyor. samimi yani. işte bu özelliği yanlış fikirlerinin bile e yani abi adam haklı eşiğine getirilmesine sebep oluyor. temiz adam. ama fikirlerinin büyük bölümüne katılmam mümkün değil. evet.
temelsiz aforizmalar, hezeyan içinde kurulmuş cümleler, boyundan ve fikrinden büyük iddialar, lümpen jargonlu devrimci ayakları, şoven tutumlar ... vs.
okey oynarken dünyayı kurtaran insanlar vardır anadoludaki kahvehanelerde. ve bu tür adamları ancak ergenler dikkatlice dinleyip, muhatap alırlar.
bir çeşit hızardır. önüne geleni biçer. şu anda islamcı ekiple meşgul ama altı üstü belli olmayan bir adam olduğundan yarın bir gün ulusalcıları biçmeye başlarsa şaşırmam.
terbiye sınırlarını aşmış gazeteci yazardır. nagehan alçı hakkında yazdığı yazıda karakterini ortaya koymuştur. ne olursa olsun karşındaki bir kadındır ne kadar görüşlerine saygı duymasanda bir kadına bu kafar bel altı laf söylenemez. herkesin ailesi, eşi, dostu var ne yazık ki böyle adamlar düşünemez bunları. ismine, cinsine,cismine asla yakıştıramadım bunları artık gözümde 2 kuruşluk değeri olmayacak sözde gazeteci, yazardır kendileri.
--spoiler--
insanlık için acı çekmeyi neden önce islamcılar unuttu? Ne yapacaksın, "Müslümanım" diye bir dümen bulmuşlar. Bir lâf vardır, "babamın adını verip bokumu bile satarım". "Müslümanım" deyip her boku bu millete yedireceklerini sanıyorlar, bu millet bu boku yer de; dünyanın onlarca mazlum ülkesi, islam ülkesi yer mi? Allah'ın doksan dokuz ismine bir de Amerika'yı koyup yüze tamamladılar...
--spoiler--
bir kervan bir şehre uğramış. tüccar yağlarını tarttırırken köpeği gelmiş tartının üstüne çıkmış, yerel esnaf da köpeği kovalamış. az sonra bu sefer başka bir köpek tekrar tartıya çıkmış fakat esnaf o köpeği kovalamamış. bu hareketin kendisine yapıldığını zanneden kervancı da içerlenerek "benim köpeğimi kovaladınız da, o köpeği neden kovalamadınız" diye sorar. esnaf aydur "ağam o köpeğin darası alınmıştır".
nihat genç böyle bir adamdır. ne derse ne desin, ne yapsa yapsın, onun darası alınmıştır.
devamlı bir coşku ve histeri halinde olan adam. rasim ozan'la birlikte itici konuşan abiler bayrağını gururla taşımaktadırlar ama bu türlerin az konuşup çokça yazmaları tercihimdir.
"Çok eskiden bizim inandığımız bir ülke vardı. Bu ülkenin Rauf Orbayları, Mustafa Kemallari, müftüleri, hocaları, askerleri, ülkeden büyük insanlarımız vardı. 17. asırda da, 20. yüzyıl başında da her dönem. Kasabalarına sığmayan insanlarımız vardı bu ülkede. Çok büyük insanlardı, yürekleri büyüktü sınırlar dar geliyordu, camiler dar geliyordu. Pakistandan Bosnadan uçsuz bucaksız yerlerde doktorluk yaptılar, öğretmenlik yaptılar, askerlik yaptılar, nöbet tutular. Şimdi geldiğimiz yerde böcek sürüleri gibi insanlar. Medyayı doldurmuşlar ama böcek sürüleri, adı yazar ama böcek sürüleri. Bir madde yazamıyorlar, ana yasa yazmak için dört yüz kişi yan yana geliyorlar ama yazamıyorlar işte böcek sürüsü gibi insanlar. Güve gibi yiyorlar. Bu ülkenin tarihi eserlerini yiyorlar, madenlerini, dağlarını, ormanlarını, müslümanlığını yiyorlar, Allah diye diye yiyorlar. Güve gibi içimizden bit gibi ısıra ısıra yiyorlar, minik minik yiyorlar."