göte göt dediği için, bir kesim tarafından sevilmeyen insan, ya merak ediyorum da kimin kuyruğuna bastı bu nihat genç..
*
nihat genç için 4 yıl arayla farklı şeyler söylediğini idda eden yandaşlar, ülke başbakanının 32.gün programında başkanlık sistemi ile ilgili gelen soruya, 'gönlümde var' demiş olmasına rağmen tam 11 dk. sonra
programın yöneticisi mehmet ali birand programı kısaca özetleyip, yarınki manşetleri şöyle atabiliriz o zaman diyerek, 'gönlümde başkanlık sistemi var' demiştir.
bunu duyan başbakan rte, ben öyle bir şey demedim, hayır, olur mu zart zurt, bla bla diyerek konu kapanmıştır..
isteyenlere video linki verilir.
*
demem odur ki, akp'ye oy verenlere ağır sözler eden bu adama, tayyipçiler ciddi anlamda kızmaktadır,
ancak önce oy verdikleri adam(!)'ın ne olduğunu tam olarak bilmeleri hepimiz açısından iyi olacaktır..
nihat genç eğri oturup doğru konuşan, ışığını insanların yüzüne değil önüne tutan bir aydındır. tabiki anlayana..
içimizden geçeni söyleyebilen son kalelerden biri.
Hükümetin sindirmeye çalıştığı yazarlardandır.
Böyle devam ederse ergenekondan içeri çekilecekler arasında olduğunu düşünüyorum
Arkandayız nihat genç fikirlerimizi korkusuzca dile getirebildiğin için teşekkürler.
Umarım ''Benim Ancak Cesedim Susar'' dediğin gibi daima doğru olanı konuşursun.
tamam iyi, hoş, güzel, kitaplarına da bi lafım yok. lakin bu sözlük yazarlarıyla uğraşmayı bırak. zira nihat doğan'dan farkın kalmayacak be aga. sakal ve o güzel uzun saçların hatrına verip şimdilik olayı burda noktalıyorum.
sözlükler hakkında kendisi ağır bir şekilde eleştirildiği için kızarken, bir yandan da ''eleştiriye tahammülü de yok bu sözlük yazarlarının'' derken kendisini komik duruma düşürmüş, delikanlı yazar. yapma böle senin soyadın doğan değil genç.
sözlükte kendisi hakkında "liboş" dendiğini gördüğüm adam. nihat genç hakkında liboş deniyor ve yine sözlükte hakkında bir sürü saçma sapan şeyler yazılan yazar.
önceleri umutluydu bu halk bu kadar istiyorsa diyordu belki de yanlışa sapmaması için hükümetini de denetler mantığı ile etliye sütlüye karışmadan kültür diyordu sanat diyordu.
fakat bir programını hatırlarım erbakan'dan özür dilediği ve o dönem ile şimdileri bir tuttuğu için pişman olduğunu dile getirdiği yanlış hatırlamıyorsam şu çuval mevzusundan bir zaman sonra idi erbakan başta olsa cuma namazını süleymaniyede kılmıştı diyerek içlenmiş ve siz daha merttiniz en azından neler istediğinizi açıkça söylüyordunuz şimdi ise takiyye var yalan var diyordu lanet olsun bu güne kadar sahip olduğum iyi düşüncelere diye devam ediyordu.
bilmiyorum evet bu adam ağlıyor konuşurken kendisini kaybediyor, hatta yakın çevremde gözlemlediğim kadarı ile askerden devletten pek de hazetmez ama ben onca programını konuşmasını izledim.
şakşakçılarının değil de kendi konuşmalarını hatta lemanda döktürdüğü küfür kalay yazılarını okuduğum zaman yanlış, kulağımı tırmalayan pek de bir şey olmadı, fıkraları örnekleri hep özenle seçilmiş fikirlerinin üzerinde düşündüğü belli ve farkedilmesi zor değil hayalperest değil gerçekçi benim duyduklarım kadarıyla.
içindeki isyan hiç bitmiyor, evet o da kurtaramayacak bu devleti ama en azından bakacak olursak onun kadar direkt onun kadar açık konuşanı yok hali hazırda. o bahsediyor islamdan, onun hoşgörüsünden gerçeklerin bugün gösterildiği gibi olmadığını anlatıyor. inanılmaz ama gerçek bunu başka söyleyen yok ya da sesleri çıkmıyor.
işte böyle bir adam o. son olarak eski devrimci duyguları ile anlattığı bir ufak hikayeyi iliştirmek gerekirse
-biz devrimci gençler o zaman hep devrimi hayal eder onun isteği ile yatar kalkardık. böyle anlattı duygu düşüncelerini ama sonra bir gerçek sundu insanlara.
hadi devrim oldu sabahlara kadar içtik eğlendik diyelim ertesi gün fırınların ekmek üretmesi gerekecek asıl önemli olan her devrimin sabahıdır dedi.
unutmamak lazım akşamdan sabahı.
1 defa yüz yüze gelmiş biri olarak söyleyebilirim ki... çok ciddi bir şey söyleyeem sandınız değil mi? değil işte sadece bu adamın saçları çok yağlı. saçlarının temizliğine dikkat etmiyor sanırım.
kuduz köpek ile arasında fark olmayan canlı.
ağzından salya çıkarmak genlerinde mi var, yoksa bir stilin ürünü mü, orasını da çözemedim ayrı bir durum.
Özü sözü bir insan. Nedense doğruları söylediği, gerçekleri savunduğu için popüler olan hiçbir kanalda adını görmüyoruz. Birçok kanal bu adamı savunduğu için yayından uzaklaştırıldı, para cezası kesildi. Halka böcek diyerek de gayet güzel ve gerçek bir söz etmiştir. Derler ya doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye, işte Nihat Genç buna somut bir örnektir.
art'deki programının jeneriğinde, karadeniz'in devasa dalgalarının önünde zerre tedirginlik göstermeden durmasıyla insanı büyüleyen yazar. sadece bu kare bile karadeniz'i ne kadar sevdiğini açıkça göstermektedir.
uzun zamandır digiturk'ten göremediğimiz bir insan romantik bakış açısıyla, katılın katılmayın bence samimi ve enteresan yorumları olan, dinlesi kişilik, yazar.
--spoiler--
Sofranızdaki çatallar doğduğunuzdan beri biri kebaba biri lokuma çift çift götürüyordu, sırtımıza giren hançerler de aynı alışkanlıktan olsa gerek çift çatallı... Bakıyoruz ki Ergenekon selinden bir kütük kapma yarışına girmişsiniz, yüksek yüksek yerlere evler kurmuşsunuz, sepetleriniz hâlâ dolmamış olmalı ki; trenin hangi yönden gelip, hangi meçhule gittiğini bilmeden balık istifi tıkış tıkış olmuşsunuz maşallah...
--spoiler--
Dikkat ettiğim bir nokta var kendisiyle ilgili 45 sayfa yazının yaklaşık 20 sayfasının okudum kendisine sürekli saldırmaya çalışanların anlaşılmayan entrylerine baktım hepsinin ortak noktası aynı.
ben bu adamı tarafsız sanardım meğer yanılmışım sandığım kadar tarafsız değilmiş. yada ben bir zamanlar bu adamdan çok şey beklemiştim. bilmiyorum. yine de çoğu taraflı yazardan iyidir derim.
karadeniz gibi hırçın, dolu dizgin, delikanlı bazende gel-git halleriyle orjinal bir yazar. sevgisi de öfkesi de samimi bir adam. her konuda hem fikir değiliz ama diğerlerinde zor rastlanan samimiyetine güvenirim.