herkesin bir gruba ait olma ve "ben buyum, bunlardanım dolayısıyla bu kişileri sonuna kadar, taparcasına destekler ve bu kişileri de bazı sebeplerden sevmediğim için onlara her türlü çamur atma hakkına sahibim." diye bağırma telaşı içerisinde olduğu bir toplumda, her grubu iyisiyle kötüsüyle eleştirmesi tepkiyle karşılanan aydındır. kendisine şiir armağan ettiğim edebiyatçıdır.
i'm nobody, who are you?
are you nobody, too?
then there is a pair of us
don't tell! they'd banish us, you know
how dreary to be somebody!
how public like a frog
to tell your name the livelong day
to an admiring bog! *
zamanımızın en iyi hatiplerindne birisidir. mubarek sanki adolf hitler yahut benito mussolini karsısındaki de alman yahut italyan halkı, boyuna gaz veriyor, konusuyor. ulkemizde yapılması en kolay icraat olan konusmak eylemini en iyi sekilde yapıyor.
edit2: asla entarimi degiştirmeyecegim. eksi sonsuz olsa bile! soylediklerini gazete,kitap okuyan yahut biraz arastırma yapabilen sosyal vatandas dahi bilmektedir.
dün ki programında kendilerinin de buyurdugu gibi, adam gibi konusmaktan aciz yazar. aydın gerçekleri egip bükmeden, yerli yerinde konusabilen kişidir, darbe olmuş gibi aglayarak konusmakta ne oluyor, savcı bu memleketin savcısı degil mi?
ergenekonun uzantısı. akp ye kapatılma davası açıldı, artık nihat genç gibilere konusacak 6 aylık konu çıktı, ben söyledim yapmayın etmeyin dedim derler artık, konusmalarına bakınca sanırsın ki, hukuksuzun hiç vebali yok.
bu adam için tek bişey söylenebilir 'kafayı yemiş', yoksa bir insan bu kadar tutarsız, bir gün ak dediğine diğer gün kara diyen birisi olamaz. en başlarda kendisine karşı bir sempati beslerdim, şimdilerde onu anlatmak için hakkında söyleyebilecek sözüm ise davulun sesi çok çıkar, çünkü içi boştur.
son programını ağlayarak bitiren.ve bin yıldır dağlarda yaşatılan müslümanlığı çok güzel bir şekilde tanımlayıp müslümanlık sağda solda ben müslümanım diye bağırmak değildir diyerek başbakan tayyipe güzel bir laf sokmuştur.
yaptığı benzetmeler bazılarınca yanlış anlaşılan aydındır. benzetme yapmaktadır çünkü kendisi edebiyatçıdır.
ayrıca ihtiyar kemancı isimli eserindeki "aşure" benzetmesi muhteşemdir.
aile kavramına getirdiği yorumla beni dumura uğratan yazar. türkiye`yi ayakta tutan şey ailenin sofra başında oturup içtiği sıcak bir çorbadır. işte bu yüzden güney amerika ülkeleri dağılmaya, çözülmeye mahkumdur.