adam ülkesini özlemiş, ezan seslerini özlemiş.
kahvaltıdaki tulum peynirini falan değil, metroda koşuşturan insanları özlemiş.
gerçekliği tartışılır. sonuçta bir tv programı. neler döndüğünü az çok biliyoruz.
belki bize medya böyle lanse etti bu adamı. ama nihat doğan'ın samimiyetine ne kadar dalga geçersek geçelim ben inanıyorum.
survivor'da kazandıkları bir yarışmanın ardından takım arkadaşlarının ve özellikle kendisinin çıldırmaları şuradan izlenebilir. takla atıyor reyiz bir de.
-bilemiyorum belki kaçarsam buradan özlem yüzünden kaçarım diye bir cümle sarfetmiştir aynı zamanda yarılmama neden olmuştur.
nereye kaçıyorsun? ne kaçması? yüzerek kaçacağını falan sanıyor herhalde.ya da onu oraya zorla götürdüler sanki.bi alemsin ayol nihat*
nihat kaçtı.yarışmacı arkadaşları uyandığında nihat'ı adada göremediler herkes panik oldu nihat ortalarda yoktu.eğer böyle bir şey görürsem şaşırmayacağım yüzerek kaçacağını düşünmüştür öyle bi zihniyet çünkü.*
demeçleriyle ve alayına isyan tavırlarıyla tv başında izleyenleri yaran şahsiyettir. duyumlara göre bulunduğu survivor adasında kendisini sokan akrebin beyin ölümü gerçekleşmiş, şükretmek lazım o zehirle bir ömür yaşamak da var.
takım stratejisi hakkında konuşurken "derya çok büyük sporcu o yüzden o çok stratejistik bir insan, paskal da aynı şekilde çok strajetik bir insan, bizim hayatımız strateji" cümlemsisinin sahibi insan.