aslında istediği de tam olarak sözlüklerin onunla uğraşmasını istemesidir. o yüzden sözlüklere laf atıp durmaktadır kanımca. reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığına gönülden inanan şahsiyettir bence. her katıldığı programda muhakkak birilerini çemkirir. hayat felsefesi pillbuttvaridir. herkese, her şeye muhakkak bir şey söylemeden rahat etmez bir yapıya sahip kanımca. sanata kattığı bir şey olduğunu da düşünmüyorum. olmasa da olur.
ilk çıktığında esra ceyhana ne kadar onurlu olduğunu, yokluğun en alasını gördüğünü, şöhretin kendisini asla değiştiremeyeceğini salya sümük anlatıp fakir edebiyatı yapan, seda sayandan sonra tüm ayarlarıyla oynanıp bir daha fabrika ayarlarına geri dönemeyen, son reklamı dosido'yla yüzümüzde küçük alaylı bir gülümsemeye sebep olan kendini erkekliğin kitabını yazmış sanan burnu tıkalı gibi konuşan mükemmel insan...
sözlükte 2006 da konuşulmaya başlanmış 4 yıldır anlaşılamamış ama inşallah bir 50-60 yıla kadar anlayacağımız şahsiyet..kötü bişe söylemeyin çok pis bozuluo sonra yazıkk
adam bildiğin hepimize ayar vermiş;
--spoiler--
+ itiraf etmeliyim ki ... sözüme bende uzun süre güldüm.
- itiraf etmeliyim ki benim sözlerime gülen insanlara bakıp bakıp bende çok güldüm(!)
--spoiler--
bütün gece adamla dalga geçen diğer konukların bu laftan sonra suratlarında ki muşmulamsı ifade gerçekten gülünecek cinstendi. tebrik ederim ama biraz fazla gazla çalışıyon be.
neyi nerede ve ne zaman söyleyeceğini bilmediği için alay konusu olan zat-ı muhterem.
fakat ben nihat doğan'ın sözlük yazaları ile olan sıkıntısından bahsetmek istiyorum.
öncelikle nihat doğan'ın geçen hafta okan bayülgen'in programında bahsettiği "sözlük denen oluşumu sevmiyorum" konusunu sanatçı görüşü olarak bağlayalım.
geçtiğimiz cumartesi günü okan bayülgen'in hazırlayıp sunduğu disko kralı programında sözlük yazarlarının eleştirilerini sevmediğini ve bu eleştirilerin yanlış olduğunu söylemişti, gerekçe olarak ise yazarların sopalarını göstermeden dalga geçtiğini söyledi.
şunu açıklamam gerekiyor ki internet aleminin aklı başındaki tek insanları sözlük yazarlarıdır.
kendilerini neredeyse her konuda ifade edebilen kişi, hayatta da güçlüdür ve daima güçlü kalır. çünkü iletişimi güçlü olan insanlar sosyal hayatta da güçlüdür.
basit olarak sözlük yazarlarının profili böyledir, kendi görüşlerini basitçe sanal aleme aktaran kişilerdir.
fakat bazı ünlü zatlar kendi görüşlerini sanal aleme aktaran kişilere ve sanal alemde kendileri ile ilgili yapılan negatif eleştirilere tahammül edememekte, kendilerini kusursur yaratılan bir sanat eseri olarak görmektedirler.
sanatçılar kendilerini sanatçı olarak görüyorlar ise eğer, o zaman sanal alemde bizlerin yapmış oldukları eleştirileri dikkate alarak kariyerlerine yön vermelidirler, çünkü sanatçıların hitap ettikleri güruhlar olarak bizlerin de sesine kulak vermeleri kendi geleceklerine yön vermeleri demektir.
sözlük sitelerini birer "dilek ve şikayet kutusu" olarak görsünler, işte o zaman sözlük sitelerinin ve sözlük yazarlarının aslında faydalı bireyler olduklarını kısa zamanda anlayacaklar..
bir sanatçı ile ilgili kötü şeyler yazmak için fırsat kollamıyoruz, sanatçıyı rezil etmek için eserlerini hedef almıyoruz. sadece "şunu yapması yersiz oldu" veya "şunu şöyle yapsaydı daha iyi olurdu" gibi eleştirilerde ve bir takım tavsiyelerde bulunuyoruz.
basitçe sanat; bir nevi felsefeye de dahil olan estetiksel akımdır, bunu insanlara sunan, ikram eden kişiye ise sanatçı denir.
fakat sanatçı dediğimiz kişi profili günümüzde anlamını yitirmiş durumda. sanatçı; olumlu ve olumsuza aynı pencereden bakabilen bir kişiliğe bürünür ise iyi işler becerebilir ve beğeni toplayabilir.
bu arada sözlük yazarlarının yaptığı yorumlar, sokaktaki herhangi bir vatandaşın yaptığı yorumdan pek farksız değildir.
''beni sözlüklerde eleştiriyürler, bana kıro diyürler'' diye inim inim inledikten sonra oynadığı reklamla bir kez daha o lafları hakettiğini gösteren şarkıcı.
sen o lafları söylerken kısacıkta olsa bir an düşünmüştüm nihat doğan, acaba gerçekten böyle bir adam değil mi doğru mu söylüyor diye. ama o yanına iki kızı alıp ''akmayacak, damlamayacak'' reklamını çektin ya, tam da sözlüklerde yazılanlar gibi adammışsın nihat doğan. sen yine bitanesinden bitanesine diye şarkılarını söylemeye devam et bırak bu politika, felsefe işlerini, valla olmuyor. çünkü söylediklerinle davranışların birbirini tutmuyor. tutarlı değilsin. aklı başında bir insan olsan, burda yazılanları okur da bir feyz alırdın, ders çıkarırdın. mantıklı insan bunu yapar. çünkü bizler de seni televizyondan izleyen sıradan vatandaşlarız. sözlük yazarları uzaydan gelmiyor. halk demek ki benim hakkımda böyle düşünüyor, ben böyle adam değilim, düzeltmeliyim bu durumu deseydin, senin de üstüne bu kadar gidilmezdi.
ayrıca bolulu hasan ustacım sende ciddiyet sahibi, saygı duyduğumuz bir insandın. o da kalmadı artık.
sözlüğe bol malzeme olanağı sağlayan, son katıldığı programda göz yaşlarını zor tutan ve okan bayülgen in sözlükleri bilen birisi olarak kendisini morarartması sonucu beklediği desteği bulamayan acıtasyon kralıdır.