kulisteyiz. neşet heyecandan titriyor. bir duble rakı vermeye yeltendim, istemedi. "hasan, bizimkiler dışarda mı?" diye sordu. sanıyor ki konsere sadece istanbul'da yaşayan kırşehirliler gelmiş. "abi yok" dedim, "bak şu perdenin kenarından, kimler var." üniversite öğrencilerini, her yaştan insanı, o tıklım tıklım kalabalığı görünce istedi, önce kabul etmediği o dubleyi.
bir de, "senden bir ricam var, bizimkiler, bir ceplerinde konyak şişesi, bir ceplerinde tahta kaşıklar dışarda bekliyorlardır. garibanlar bilet alacak parayı bulamamıştır. , benim paramdan kesin, garipleri içeri alın" dedi. kapının önüne çıktım, 80-100 kişilik bir grup, aynen onun dediği gibi çimenlerde oturuyor. zaten konser de, onlar içeriye girdikten sonra başladı esas.
şener şen'le arif keskiner de oradaydı. kırşehirliler kaşıklarla oynamaya başlayınca, korumalar engellemeye çalıştı önce. şener'le arif korumaları devreden çıkarınca, neşet'in de keyfi yerine geldi. işte o konserle yeniden barıştı türkiye'yle. bir yandan albümler, bir yandan türkiye'nin her yerinden konser teklifleri... buraya yerleşme kararı aldı sonunda.
hasan saltık (ot dergisi 7. sayı)
özledk baba..
Neşet Ertaş'ı tanımak onu bilmek ondan sonra eserlerini dinlemek insanı iyice kahırlandırır. Neşet Ertaş'ın okuduğu eserleri kronolojik olarak dinlerseniz hayatını da anlarsınız. Yaşadığı olayları eserlerinde anlatmıştır zaten. Neşet Ertaş'a balon diyen dingiller oturup iki satır entry yazmaktan acizken bunların anlamını, yaşanmışlığını, Leyla'yı, Garip Neşet'i ne bilsin, nasıl anlasın ama değil mi? Allah rahmet eylesin, Ağla sazım, ağlanacak zamandır sözü asıl şimdi daha anlamlıdır. Benim için müzik kavramı Neşet Ertaş öldükten sonra bitmiştir.
Türk halk müziğinin belki de en büyük ismi. eserleri şüphesiz türk müziğinin etnik çatısının çok üzerinde seyreder. belki üslubu biraz fazla gelenekseldir fakat bu eserlerdeki ezgi ve ritim kesinlikle başka dillere de hitap edebilir niteliktedir.
niteliksiz türk rock müziğinde neşet ertaş kadar cover'ı yapılan başka bir isim var mıdır?
sesiyle insanı sessiz bırakır. konuşturmaz , durup kendi halini düşünür insan kara kara. o kadar derine işler ki söylediği tüm heceler bu adamın. adam derken bile insan saygıdan ne diyeceğinde tereddüt eder. öyle bir insan işte. bir ayrılık der , bir yoksulluk diyemez ya bütün kelimeler boğazınızda kitlenir kendi halinize bakar ulan ne güzel anlatmış içimi dersiniz. bir kadeh daha koyup hayatın amına koyayım diye içlenirsiniz. bir yudum , bir yudum daha.
insanın 'yüreğine' dokunan, sazının perdelerini kendi goğğül sesine göre düzenleyen son halk ozanıdır. beklemeyin dahada gelmez böyle adam. böylesine mütevazi,böylesine biçare,böylesine insancıl,böylesine büyüleyici ezgilere sahip bi insan hiç bi zaman ölemez. havalandırdığı,yazdığı,çaldığı,söylediği türküler; anadoluda her daim dinlenecektir. neşet ertaşı tanımayan nesile aşina değiliz.