Neyzen Tevfik birgün istiklal'de yürürken "ulan orospu çocukları" diye bağırmış.. Herkes dönüp bakmış haliyle..üstad gülümsemiş;
"amma da çokmuşsunuz be" diyerek yoluna devam etmiş..
''yürü güzelim endamını göreyim
sensiz geçen gecelerin ecdadnını sikeyim
ben mecnun muyum bir am için çöllere düşeyim
leylanın da mecnunun da anasını sikeyim.''
dizelerinin sahibi, zat-ı şahane insan.
ayrıca şu dizelerin de sahibi, cesur kişidir.
örnek alma çiçek çiçek gezen arıyı
sonra pilin biter sikemezsin karıyı
asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır!
söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır!
geçmez ele bir paye, kavuk sallamayınca,
kürs-ü liyakat pezevenk, puşt olanındır.
e bunun üzerine yoruma ne hacet ha bir de;
kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler.
künyeni almak için partiye ettim telefon,
bizdeki kayda göre, simdi o mebus dediler.
müzisyen ve düşünür sıfatlarını sonuna kadar hakeden kişidir. kimi çevrelerce ateist görülse bile asıl çatıştığı insanların kafasındaki yanlış kurulan tanrı olgusudur.
Ruhumda sunduğun mukaddes günah
Kanımda ateşten bir şarap oldu
Sevdanın şimşeği çakınca gönlüm
Nağmesi alevden bir rebâb oldu
Gökyüzü yıkıldı, yıldızlar söndü
Güneş hiç doğmadı, ay geri döndü
Kâinat kayboldu hiçe büründü
Aşkından başkası hep harap oldu
O hırçın hayalin ey sarhoş melek
Serencâm besteler bana gülerek
Son gece verdiğin zehirli çiçek
Hicranlar şerh eden bir kitap oldu
Vefasız tali'im bir kara kaya
Yalvardım, söylettim bu sırrı naya
Varlığım yok oldu gün saya saya
içinden çıkılmaz bir hesap oldu
--spoiler--
öleceğiz birgün, gömecekler. bikaç gün övecekler,
sonra kalan malını bölecekler;
hatta memnun kalmayıp üstüne birde sövecekler.
--spoiler--
1879 bodrum doğumlu hiciv üstadı şairimiz.
lise terktir kendisi. sara hastalığı nedeni ile izmir idadisindeki öğrenimini yarım bırakmak zorunda kalmıştır.
okulundan ayrılmasıyladır ki ney dersleri almaya başlar.
izmir mevlevi dergahı ile ney sayesinde tanıştı.
tokadizade şekib, abdülhalim memduh gibi isimlerle o dönemde tanışmıştır.
istanbul da mehmet akif den dersler almıştır.
1908 de mısır a gitmiş ve 5 yıl sonra tekrar istanbul a dönmüştür.
birçok defa akıl hastanesinde alkol tedavisi görmüştür.
derbeder bir hayat yaşamıştır ama bundan hiç şikayetçi olmamıştır.
şiirleri 1919 da hiç ve 1949 da azab-ı mukaddes adlı eserler ile yayınlanmıştır.
1953 yılında istanbul da hayatını kaybetmiştir.
Musa Anter'in hatıralarında sultan hamit zamanından beri istanbul belediyesinden her ay verilen beş liranın kesilmesi sonranda aşağıdaki satırları sıralayan şair:
Yaa ismet Paşa; sıçtın Kürt Lütfüyü istanbula vali diyerek,
Bari tüy dik de, üfür aleme karşı bokunu.
Ama teskin edemezsin halkın terese karşı olan hışmını,
Sokmuş olsan götüne partinin altı okunu.
ben bu dünyanın devr-i devranını,izzet-i nefsini s..k..yim,
yansın bu ibneler su veren itfayenin hortumunu s..k..yim,
ben delimiyim mecnun gibi bir am için çöllere düşeyim,
verirse verir, vermezse leylayı da s..k..yim.
şiiri küfürden geçilmese de konuyu çok iyi özetlemiş üstad.