eski ramazanları değil, çocukluğuna özlem duyanların her ramazanda muhakkak söyledikleri klişe. ramazan bitince de bu sefer "nerde o eski bayramlar" geyiği alır yerini.
çok uzaklarda en son 90larda yaşamıştık. Buradan şu mesajı da vereyim. 2 liraya sırf gelenek diye pideye vermeyin halk ekmeği alın onun yerine 3 tane. para önemli.
ulu sözlük eski ramazan adetlerinden biri de sahura kadar entry girip özel msj ın hiç boş kalmamasıydı.
hey gidi nerde o eski ramazanlar.
şimdi iş güç sahibi olmuşuz, sahura kalkmadan mı tutsak ne yapsak sorularıyla ve özel msj ı yeşillendirenlerin 25 yaş altı olduğu gerçeğiyle yüzleşmekteyiz.
klişe bir söz diye düşünülsede hakikattır. insanların teknolojiyle tanışması ve modernleşme olayını yaşamasıyla artık samimiyetlik kalmadı. herşey resmiyeten yapılır oldu. eskiden insanlar kar yağdımı, bayram oldumu enteresan bir şekilde hüzünlenirdi, mutlu olurdu. ama artık herşey normal geliyor.
"Akşam olduğu anda Tophane’den ve limanlardaki gemilerden toplar atılmaya başlanır. Mahyalar yanar ve şehre efsanevî bir manzara katar. Minareleri aydınlatan kandiller ışıktan birer halka gibi görünür."
ama valla doğru.
ha aslında biz yaratıyorduk o ortamı ama hic bi imkan kalmadı ki.
misal öncelikle mahalle ortamı gerekiyor. herkesin birbiribi tanıması lazım.
mahalle fırını gerekiyor.
pidenin o mis gibi kokusunu duyabilmemiz için, pidenin odun ateşinde ve fazla kimyasal içermeyen unla yapılması gerekiyor.
pide kuyruğunda bekleyecek adam gerekiyor.
bunun için gecenin körüne kadar çalışmamak ya da trafikte saatlerce eve dönmeyi beklememiş olmak gerekiyor.
çeşitli sebeplerle zayıflamamış bir inanç gerekiyor.
hepsi artık çok zor şeyler.
o yüzden kullanmayaı sevmediğim bir cümle olsa da hak verdiğim bir cümledir.