nefes

entry633 galeri7
    149.
  1. öyle bol aksiyon yok filmde fakat bazı dramları çok iyi işleyerek izleyiciyi etkilemeyi gerçekten başarıyorlar. şimdilik daha fazla detay ve spoiler verip tadını kaçırmak istemem ama askerlerden ziyade komutanların da hayatlarında bahsetmesi iyi olmuş. tebrikler emeği geçenlere.
    3 ...
  2. 150.
  3. beğenmediğim film. bütün numarası "sen uyursan herkes ölür" sahnesiydi, onuda aylar öncesinden ezberledik zaten. komutanla "doktor" lakaplı teröristin konuşmasını izledik bütün film.

    - komutan amına koyim.
    - asıl ben senin amına koyim.

    ahanda filmin konusu.
    4 ...
  4. 151.
  5. isteyen istediği yerde oskarını alsın ,isteyen istediğine nobel ödülü versin ,kelebeğin ömrü bir gün,portakalı herkes sevmez dedirten halkımızın daha vizyona girmeden gönlüne girmiş filmdir.
    4 ...
  6. 152.
  7. doktor lakaplı (aslında bildiğiniz orospu çouğu) zatın, gölgesindeki silahın m16 amerikan piyade tüfeği olması, bu teroristlerin kimlerin oyuncağı olduğu konusunda bir işaret olmuştur. kaldı ki zaten bilinen şeyler.

    bu arada: dağların tapusu yoksa bankaların gözünde sıfırdır..

    haa!! bir de unutmadan şunu ekliyeyim: (bkz: amına koduğumunun bakkalı)
    9 ...
  8. 153.
  9. 154.
  10. öküz gibi izlemezseniz çokçok anlamlı bir filmdir. hiçbir iz bırakmadan tek bir spoiler vererek bu tezimi de kanıtlıyorum.

    --spoiler--
    45 saniye
    --spoiler--
    8 ...
  11. 155.
  12. ulkeye dusmanlık ve radikal milliyetcilik tohumlarını eken baska bir yapım.

    ulkuculer liseden kacıp giderler artık.
    6 ...
  13. 156.
  14. şunu da söylemek lazım. izlenmesi zor bir film olmuş biraz, ağır bir film. bir nevi nietzsche okumak gibiydi filmi izlemek.

    ağır bir psikolojisi vardı. biraz empati yapmayı becerebiliyorsanız, ki empati bu konuda zayıf kalır onu da söylemek lazım, çok zorlar sizi.

    yıkık hayaller, yitik hayatlar ve emperyalizmin tost makinesinde birbirine acı çektiren iki dilim ekmeğin veya aynı cins iki halkın dramını anlatıyor.

    çok da açık vermek istemiyorum, hakikaten görmeye değer, gidin ve izleyin.

    bu ülkede yaşayan bütün insanların şu içinde bir gram abartı veya taraf olmayan filmi görmesi gerek.

    ayrıca anlattığı şeyler de doğru. magazinel hiçbir tarafı yok.
    3 ...
  15. 157.
  16. uzun zamandır sözlükten uzak iken tekrar yeşil sahalara bu entry ile dönmemi - ve daha birçok şeyi - sağlamış filmdir. doktor olup askerliğini gönüllü bolu 2. komando tugayı nda yapmış bir insan olarak film hakkında diyeceğim şudur. beğenirsiniz beğenmezsiniz , sinematografik olarak eleştirirsiniz veya militarist bulursunuz, olabilir ama bilmeniz gereken bu filmdekilerin %99 u doğrudur. saçma olarak tanımlayacağım herhangi bir sahneye rastlamadığımı da belirtmek isterim. izlenenlerin doğru olması bir filmi gerçekçi kılmaz ancak bu film izlediğim en gerçekçi filmdir. bunda oyuncuların da payı büyüktür şüphesiz hepsini tebrik ederim.
    4 ...
  17. 158.
  18. günlerce bekledikten sonra filmi izlemeye gidenlerin %90 nı gibi bende milliyettçi duygulara kapılıp filmi izlemeye gittim.baştan söyleyim filmi beğenmedim. filmde anlatılmaya çalışılanlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler varsa, kan uykusu belgeselini seyretmesi yeterli olacaktır. uzun uzadıya film eleştirisi yapmak istemiyorum ıvır zıvır bir sürü detay sayabilirim ancak çok göze batan bir sahneye değinmeden geçmeyeceğim.

    --spoiler--
    filmin başından sonuna kadar, astığım astık kestiğim kestik yüzbaşının, filmin sonundaki karakol baskınında süt dökmüş kediye dönmesi çok saçmaydı. adam kıçını kaldırmadı oturduğu yerden. ulan bir kalk sağa sola emirler yağdır. tamam baskın yemiş bir karakolun içindesin psikolojin alt üst olmuş ama sen donup kalacaksan, ne halt yemeye o karakolu sana emanet etmişler.
    --spoiler--

    yine milliyetçi duygularımla söylüyorumki bu konu hakkında yapılan filmlerin sayısının artması için filme gidin. son olarak.

    (bkz: amına koduğumunun bakkalı)
    0 ...
  19. 159.
  20. avusturyalı bir şairin, nefes isminde deneysel bir şiiri var.
    aşağıdaki gibiydi galiba

    nefes alış
    nefes veriş

    nefes alış
    nefes veriş

    nefes alış
    nefes veriş

    nefes alış
    nefes veriş

    derin bir nefes alış
    ooohhhh
    1 ...
  21. 160.
  22. öncelikle filmi vasat, sıradan, donuk, ağır vs vs. tarzında eleştiren arkadaşlara şunu sormak geliyor içimden.
    kaçınız o şartlar altında askerlik görevini yerinize getirdiniz? ya da kaçınız askerlik yaptınız?
    bırakın milliyetçilik duygularını vatansever homurdanışlarını...
    kaçınız donmuş konserverden aynı şekil de donmuş parmaklarınızla 100 gram yemek yemeye muhtaç bırakıldınız?
    veya hanginiz kahpece sıkılan bir kurşunun kulaklarınızı delen o iç gıcıklayan sesiyle tanıştınız?
    hanginiz ananızın, babanızın kardeşinizin veya sevgilinizin sesini 10 saniye duyabilmek ve onlardan haber almak için haftalarca bunun gerçekleşmesini beklediniz?
    kaçınız eksi bilmem kaç derece de gözünüzün görmediği, duyularınızın çalışmadığı, kalp ritminin tamamıyla abuklaştığı, korku, merak, özlem, acı duygularıyla birlikte görüş açısının sıfıra indiği tamamen terkedilmiş ürkütücü ve dondurucu mevzilerde nöbet tuttunuz ey ahali?
    ülkenin batı kesimlerinde yapılan şey askerlik değil tamamen kamu görevi! askerlik doğu anadoludan başlayıp, güney dogu anadolu da son buluyor. askerlikse bunun ismi işte budur askerlik!
    her şeyini unutursun!
    Tanrını hatırlayamayacak duruma gelirsin.
    anne ve babanın silüetini hatırlamakta zorluk çekersin.
    sevgilin mi? hah o asla aramaz seni. sen de unutursun çok zor olsada...
    insanlıktan çıkarsın bir yerde.
    keyfin hep kaçık olur fakat o çevreni süsleyen seninle birlikte aynı yer de ve aynı şartlar altında askerlik yapan 25 30 arkadaşın yok mu, işte onlar seni tutar ayakta.
    ailen onlardır artık. dostun da, kardeşin de, anan da, baban da.. her şeyin oluverirler kısacık zaman da.
    askerlik öyle bilindiği üzere dağ tepe koşturup marşlar söylemekle olmaz arkadaş! askerlik gerçekten gerektiği ölçüde yaşandıgı zaman askerlik olur.
    hayata karşı bir pozisyon sahibi bile olmadığın bir vakit, bakarsın tutuşturulmuştur eline bir demir yığını.
    en büyük asker bizim asker nidaları arasında uğurlanırsın bir de güzel biçim de. durdurur sizinkiler otobüsü istiklal marşımızı hep bir ağızdan söylemeye başlayarak... istedikleri ise seni biraz daha fazla görebilmek... bilir çoğu askerlik gerektiği gibi yapıldığı vakit askerliktir... en acı kayıplar da bile tek bir cümle çıkar hepsinin ağzından!
    vatan sağolsun!..
    anan ağlar günlerce duyamadığı için sesini.
    baban daima dimdik durur kahvehane de arkadaşlarının yanında. çünkü o artık bir asker babasıdır!!!
    askerlik böyle bir şey arkadaş...
    senin asla alt edemeyeceğin türden bir güçtür bu!
    senin gibi kahpe soylarının asla yıkamayacağı türden bir güç...
    kahpeler bilir daima kendini. çünkü dikkatli bakıldığı vakit yazar alınların da ben böyle doğdum böyle ölürüm. çünkü ben doğuştan bölücüyüm...

    filme dönecek olursak, helalinden 10 üzerinden 8.
    gerçeğe yakın replikleriyle, askerlerin duygularının aktarılışı, mutsuz yüzler fakat her şafakta biraz daha aydınlanan gözler, korku, öc alma duygusu her şey mevcut filmde. komutanın çaresizliğin önünde bile diz çökmemesi, askerlerine bir adım dahi geri adım atma izni vermemesi ve silah arkadaşının öcünü almak için son nefesi her ne pahasına olsa da almak isteyişi her şeyiyle gerçekçi kılıyor filmi. ona keza komutan o karakolun kahpe bir saldırı sonrası büyük bir zayiat verecegini çoğu sefer altını çizerek hatırlatıyor.
    kesinlikle izlenmesi gereken bir film. ne paranız ne de vaktiniz boşa gitmeyecektir...
    29 ...
  23. 161.
  24. vizyona girmeden popülarite kazanmış film. bu kadar popülerken gitmem gidemem. bünyem bunu karşılayamaz. azcık durulsunlar öyle giderim.

    filme gelince gitmedim ama herkes gibi fragmanı izledim. film fragmanı konusunda istedikleri ilgiyi yapmışlar anlaşılan. uyursanız ölürsünüz gibi tarihi bi kelama ait olması zaten hemen fışkıracak türk kanını harekete geçirmiştir. zaten bu özelliği sayesinde bir iki hafta kadar sokaklarda "vatan millet sakarya" diyen vatandaşlar görebiliriz. benden demesi.

    koştursun efenim vizyonda.
    2 ...
  25. 162.
  26. filmi izledim gidin izleyin süper ayrıca sonunda küçük emrah'tan götür beni gittiğin yere sahnesi başladığında film bitti diyerek salondan çıkıp gidenler zıpkın gibi yerine saplanmıştır. filmde dikkatimi çeken tek olumsuzluk doldur boşalt yapılırken sarjör çıkarmadan komutan kurma kolu çek komutu vermiştir burayı gözden kaçırmışlar onun dışında film gayet güzel gidin izleyin. ayrıca yüzbaşı sürekli ışığı söndür diyerek ışık ses ve çöp disiplinini sürekli hatırlatmış ama o panik anında hiç bir asker ve rütbeli bunu takmamıştır.

    3 ...
  27. 163.
  28. Kısa film ve reklam filmi dışında hiç uzun metrajlı denemesi olmayan bir yönetmenden beklenmeyecek kadar muhteşem bir film. Türk sinema tarihinin en gerçekçi filmi belki de... Levent Semerci iyi iş çıkarmış.

    Ona buna açılım yollanan bir dönemde vizyona girmiş olması, bazı dimağlardan silinmeye başlanan duyguları yeniden, üstelik insanın ağzına sıçarak hatırlatıyor olması filmin güzelliğini daha da arttırıyor. Yok militaristmiş, yok aşırı milliyetçiymiş... Gidin bokunuzu çubukla kurcalayın. Aklınızın ermediği mevzulara sıçratmayın ama. Herkes komandoymuş, herkes terörist kellesi almış edasıyla yorumlar yapmakta. Filmin geçtiği tarih 1993... O dönemdeki terör olaylarının onda birini yaşamıyorken "çatışmaya girdim ulan, biz de yaptık bunun aynısını" demek bence biraz haksızlık olur. O yıllarda hayat bilgisi sınavına çalışıyordu biçoğunuz. Gerçekçi olalım.

    Anlattığı konunun yanında görselliğindeki başarıyla da dikkat çekiyor film. Ayrı bir sanat yönetmeni var mıydı, varsa kimdi bilmiyorum ama gerçekten bu yönüyle de çok başarılı. Özel efektler Türk sinemasının da yavaştan kalitesinin arttığını gösteriyor.

    ben de dayanamadım bir spoiler veriyorum

    --spoiler--
    Materyalisttir o. Olmaz o şiir.
    --spoiler--
    5 ...
  29. 164.
  30. gitmeden bünyede meydana gelen "propoganda filmi", "proje filmi" gibi beklentilere cevap vermeyen film olmuş. film gerçekçilikle doluyken göz ardı edilen ve içi doldurulamayan noktaları olmuş. yalnız türk sinemasının geliştiğini gösteren bir yapıya bürünmüş. rütbeli askerin apoletlerini çıkarmadan operasyona çıkması, yüzbaşının içtima sırasında astını amiyane tabirle sikmesi göz ardı edilen noktalardan bazıları. gelelim asıl noktalara...

    filmin geçtiği birliğe giden destek birliğinin operasyona uğraması sonucu sevdiği askerleri kaybedip, akabinde kendini kaybeden yüzbaşının rol olarak müthiş iş çıkardığı bir kurgu. er kişinin operasyona uğradıktan sonra bünyesinde meydana gelen psikopatlaşma sürecini bilenler bilir. filmde bu bağlamda bile aslında "soft" diyebileceğimiz mesajlar var. çünkü orada komando olarak görev yapıp; teröristi kesip fotoğraf çektirenleri, kulağından kolye yapanları biliyorum.

    filme giderken filmin içerisinde geçen ince mesajları yakalama gayretinde olduğumdan şunları söyleyebilirim.

    -savcının operasyonda şehit olan askerler hakkındaki tutanakları incelerken ayağının kaymasına "dikkat et savcı, burada zemin kaygandır" şeklinde tepki vermesi "savaşın hukuku yoktur" mesajlarıyla irdelendi.

    -yüzbaşımızın birlik basılmadan önce doktora yaptığı konuşmada bahsettiği "ben de biliyorum bu savaşın böyle bitmeyeceğini" ve "siz bizi ilerde yargılarsınız" söylemleri de "biz emredileni yapıyoruz, yapınca da suçlu oluyoruz" şeklinde ergenekon göndermesi gibiydi.

    ayrıca bu filmin en güzel yanı kürt karakteriydi belki de. onun türk bayrağını çekerken kürtçe türkü söylemesi, şehit olurken kürtçe konuşması ve türkçe altyazı geçmesi güzel bir incelikti.

    askeriyede olan bütün figürler gösterilmiş. obsesif olan, aşık olan, kürt, dindar vs. hepsi kısa kısa filmde geçti.

    gereksiz olan sahneler de film için nazar boncuğu olsun diyelim. bunlar da filmin sonundaki yıkılan atatürk büstünü elemanın taşıması ve en sona konulan elemanın türkü söylemesi.(bak güzel söylediğin için bişey demiyorum)

    birliğin basılma sahnesinde şoka giren elemanlar ise akıllara "profesyonel askerlik" olması gerektiğini gösteriyor. orada gösterilen elemanlar prototip-model misali aslında. şırnak'ta eğer bir gün çatışmaya giderseniz askerlerin bilinçsizce etrafa ateş ettiğini görürsünüz. obsesif kompolsiflerin, bunalımda olanların intaharı düşündüğünü görürsünüz.(eğer kırkağaç'ta acemi olursanız kendi birliğinizden de intihar edenler olacaktır)

    velhasılıkelam yaşanmışlıkların üzerinde daha çok film çekilebilmesi adına gidin izleyin.
    5 ...
  31. 165.
  32. tanım : izlenesi filmdir.

    acaba yapılan "açılıma" karşı "kontratak" bir proje filmi mi korkusuyla gittiğim filmdir.fakat filmde kürtçe şarkı söyleyen bir askerin komutanıyla birlikte türk bayrağını göndere çekmesi , başka bir askerin askeriye telefonuyla ailesiyle kürtçe konuşması gibi küçük de olsa serpintiler ; örgütle savaşta hiçbir "ırki" söylemin geçmemesi ; komutanın teröristle , teröristin terörist olma süreci hakkında konuşurken "bu ülke hepimizin" demesi , yine filmin esas kişisi komutanın "bu dağları da ankara kadar seviyorum" demesi korkuları götürmüştür.

    uyuyan askerinin eline bomba veren "gerçek" komutan yerine filmde uyuyan askerini affeden bir komutan karşımıza çıkmaktadır.

    yaralı yakaladığı teröriste intikam duyguları içinde öldürme dürtüleri besleyen fakat buna rağmen onu öldürmeyen bir zihniyet yer almaktadır nefeste.

    askerlerin ve komutanların da kendilerine ait gel-gitleri , ailevi sorunları , duygusal ilişkileri ve en nihayetinde onlarında birer insan oldukları işlemesi de filmi "militaristlikten" sıyırıp atmaktadır.

    elbette filmdeki çatışma , bağırışma ,içtima sahneleri yer almaktadır.fakat film iç konuşmalara ve bireysel ayrıntılara geniş yer vererek fragmanlarından öte bir mesaj vermektedir.

    bankacılık sektörüne yaptığı göndermeler trajikomik bir gülümse bırakmaktadır yüzlerde.

    ayağı kayan savcıya "dikkat edin savcım burda zemin kaygan" denmesi "meşhur yargı olayını" akla getirmektedir.

    "ben de biliyorum bu savaşın böyle kazanılmayacağını"
    "savaşta haklı taraf yoktur"
    "belki beni yargılayacaksınız"
    şeklindeki "psikolojisi dağılmış" komutan sözcükleri de sanki bir yerlere göndermedir.

    son tahlilde bomba etkisi yapmayacak fakat bir hayli iyi bir gişeye ulaşması beklenen sinema yapıtıdır nefes.
    4 ...
  33. 166.
  34. atv'de yayınlanmaya başlayan dizidir. ilk bölümüyle naz elmasın çello çalma konusunda beren saat'e rakip olabilceğini gördük. *
    0 ...
  35. 167.
  36. " sınır nedir, neresidir bilmezdi çokları...emir almadıkları, emir de vermedikleri bir hayattan, her şeyi emirle yaptıkları bir hayata geçtiklerinde sınırları da gördüler. karabal tepe'de günlerce, aylarca beklediler. güneydoğu'da sınıra yakın karabal tepesi'ndeki bir röle istasyonunu koruyan bir yüzbaşı ve 40 askerin hikayesi" nin anlatıldığı drama film. Levent Semerci'nin yönettiği ve Akan Atakan, Barış Aydın, Barış Bağcı ile Cüneyt Deniz'in oynadığı Nefes,16 Ekim 2009'da Medyavizyon Film dağıtımıyla fida film-creavidi film tarafından vizyona girmiştir. Nefes, güneydoğu'da Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan ve karabal tepesi'ndeki röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesini anlatmaktadır.

    http://www.nefesfilm.com/
    2 ...
  37. 168.
  38. denenilmişin dışında bir film.
    1 ...
  39. 169.
  40. izlemenizi tavsiye edeceğim bir film. başından sonuna kadar ağladım. sinirlerim bozuldu. bunlar gerçek şeyler. bunlar gerçek duygular. ülkemin bir tarafında böylesi duyguların yaşanması diğer tarafında da gözünü kırpmadan ülkemi harcayan insanların bulunması sinirlerimi bozuyor, ağlıyorum ülkem için, ülkemin 19-20 yaşlarındaki şehitleri için,vatan sağolsun diyerek ölen komutanları için.. nefeste de böyle için için ağladım işte. izlenesi bir filmdi. vatani duyguları yontulmamış insanlara tavsiye ederim.. iyi seyirler.
    4 ...
  41. 170.
  42. soluk manasının dışında, yönetmenliğini Levent semercinin yaptığı türk sinema filmi.
    Türk filmi. Çok iyi, çok güzel, çok , çok. çok....
    Diyaloglar, planlar, kurgusu, anlatmaya çalıştıkları, anlatma biçimi, müzikleri ve efekleri herşeyi muhteşem.

    Uzun yıllardan sonra bir türk filmi izlemiş olmanın gururuyla çıktım salondan. Özgün senaryosu ve özgün rejisiyle sinemamızın geliştiğini görmek ve mutlu olmak için izlenmesi gerekir.
    Hepimiiiiiz kardeşiiiiiiiiz diyen çakma tespitleri yok. Aslan gibi duruşu olan bir film.
    6 ...
  43. 171.
  44. dün (16/10/09) vizyona girmiş filmdir.
    yaklaşık 6 aydır vizyona girmesini bekliyordum. yavaş yavaş unutmaya başlamıştım ki filmin vizyona girdiğini vatan gazetesinin 2.sayfasıdan öğrendim. izleyenlerin yaptığı yorumlara göe kesinlikle kaçırmamak gerekirmiş. ben de tavan yapmış beklentilerimi ikiyle hatta 3'le çarpıp pazartesi günü izlemeye gideceğim bu güzel filmi.
    1 ...
  45. 172.
  46. az önce sinemadan gelip hemen yazma gereksinimi duyduğum filmdir. mükemmel bir film ama benim dikkatimi çeken tek bir şey vardı, izleyenler bilir; (bkz: amına kodumun bakkalı). süperdi ya, o duygusallıkta yardı herkesi.
    2 ...
  47. 173.
  48. özel bir televizyon kanalında yeni sezonda başlayan, başrollerini naz elmas ve onur saylak'ın paylaştığı dizi Sinan Tuzcu, Uğur Polat, ilhan Şeşen, Jülide Kural, Çolpan ilhan, Engin Şenkan, Burak Sarımola gibi isimlerle ve oyuncu kalitesiyle göze çarpmaktadır.. etkileyici bir senaryoyu yöneten ümmü burhan daha önce aynı televizyon kanalında hatırla sevgili adlı dizinin yönetmenliğini üstlenmişti.

    --spoiler--
    ailesinin baskısıyla şamil beyle evlenen mehveş hanım (jülide kural), bu evlilikten bir çocuk sahibi olur.. ismini nefes (naz elmas), koyarlar.. fakat mehveş hanım avukat olan kocasının yakın arkadaşlarından ve aynı zamanda mükevvili olan yahya beye (uğur polat) aşık olur.. evini ve kızını terkederek yahya beye gider ve onunla evlenir.. nefes küçük bi çocukken onu terkederek giden annesini hiç affetmez fakat yıllar sonra çellist olan nefes özel bir günde babasını kaybeder.. ve o gün annesinden intikam almaya yemin eder........
    --spoiler--
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük