ardından iki yıl geçtikten sonra bugün kendimin, kendine sorduğu sorudur. ardından iki yıl geçmiştir onu unutmak için, iki yıl hatıraları silerek, iki kocaman yıl kariyer kaygısında kaybolup kendini işe vererek. iki uzun ama sanki yirmi yıl, aşık olmaktan korkarak etrafta dolaşarak, aşık olabilecekken tadı damakta bırakarak. iki uzun ardısıra yıl, yalnızlığa alışarak, aşık olmaktan çekinmenin aşık olunmayı da önleyeceğini sanarak. iki uzun yıl, aşk denen iki arada bir derede illetin çektireceği acılardan uzaklaşarak. iki uzun yıl kendini tam rahata ulaşmış sanarak. iki uzun yıl, artık aşktan umudu keserek, karşılık bulamayarak. iki uzun yıl, kimsenin kendini görüp bulamayacağını varsayarak, rahat nefes alarak. şimdi olmadık zamanda karşıdan geldi aşk.
genellikle başımıza gelen kötü olaylardan sonra içten içe tanrıya sorduğumuz, anlamında bir parça kızgınlık, bir parça hayal kırıklığı ve büyük bir parça da mutsuzluk barındıran soru.
alemdar polat ın kvp 30. bölümde ihtiyarlardan ''bizimle olmayı kabul ediyorsan çocuğun olmayacak, asla evlenmeyeceksin'' lafları üzerine düşünmek üzere sahil kenarına izdivaya çekildiği sırada allah a sorduğu sorudur.
demir demirkan ın ateş yağmurunda çırılçıplakalbümünden güzel bir şarkı.
haykırdım gökyüzüne
ne cevap geldi ne ceza
ağlarken sonum sandım
çöktüm dizime yalvardım
söyle bana neden, neden ben?
yaraladım kendimi
kanattım iyileştikçe
intikam aldım, pişmanım
çöktüm dizime yalvardım
söyle bana neden, neden ben
=(Dünyada toplam nüfus * bir yıldaki gün sayısı) ^ dünyanın yaşı kadar telafuz edilmiş cümledir. Herkes söylediği için aslında bir anlamı yoktur. Ama ben bu serzenişi en cok küçük emrah'a yakıştırmısımdır.
Efsane Wimbledon' un ilk zenci Şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı
AIDS' den ölüm döşeğindeydi..
Hayranlarından biri sordu; "Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden
seni seçti?"
Arthur Ashe cevap verdi;
"Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyonu tenis oynamayı
öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50' si Wimbledon' a kadar gelir, 4'ü yarı finale,
2' si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı' ya
" Neden ben?" diye hiç sormadım...
Şimdi sancı çekerken, Tanrı' ya nasıl "Niye ben?" derim...
Mutluluk insanı tatlı yapar. Başarı ışıltılı... Zorluklar güçlü...Hüzün
insanı insan yapar, yenilgi mütevazı...
Tanrı' ya asla "Neden ben" diye sormayın.Ne olacaksa olur."
- neden ben babür abi? neden ben?
+illa ki biri olmalıydı ve bu sen olmasan oda şüphesiz neden ben diye soracaktı.
- yani yanlış bişey yapmıyorum
+herkesin yaptığı yanlışı yapıyorsun demek daha doğru konuyu neden ben şeklinde düşünmektense nedennin peşine düşsen beli bir dahaki sefere zarar gören sen olmassın ama neden ben dediğin sürece hep sen olacaksın.
-çay sölim mi abi harareti alır?
+hah iyi dedin bak onu otuzaltı derece amına koydumun havası hafız taşşaklarımdaki nemde planktonlar yaşamaya başladı.