kayıp trilyon davasında türk mahkemelerince hüküm giydirilmiş, ülkenin 28 şubat sürecini yaşamasında en az dönemin komuta kadrosu kadar suçlu, yanlış politikalarla inananlara büyük zülumlerin uygulanmasına sebep vermiş adamdır. *
hocadır, adamdır benim için daha fazlasıdır.
medyadan okunan iki satır lan yanlış yüzeysel haberlerle bir bok bildiğini sanan ve dip notlarla ayar vermeye çalışan tiplere gelsin..
önce hakkında bilgi sahibi olun, ondan sonra yergilerinizi temellendirin de ayakları yere bassın.
yok efendim trilyon kayıpmış, 28 şubat ta suçluymuş, falan feşmekan..
ilkin oratada kayıp trilyon yoktur belgelendirildiği halde zaman aşımından dolayı kabul görmeyen ve giderler vardır, ve o süreci yakinen takip eden tipler olsaydınız refah partisinin kapınışının bir düzmeceden ve bu davanın sadece amaca yönelik bir hareket olduğunu kavrayacaktınız..
ikincil olarak 7 saat 45 dakika süren en uzun mgk toplantısında neler cereyan ettiğini bilmen ve bu tutmlar karşısında hangi davranışların nasıl sonuçlar doğuracağından bihaber gözükmektesiniz. hoca onca baskıya rağmen toplantı sonun birlik beraberlik mesajlarını yineliyelek şiddete mahal vermeden, itidalli bir tavır sergilemiştir.
binlerce insan hocanın bir sözüyle onulmaz yaralara sebebiyet verebilecekken o her zaman yatıştırıca olmuştur.
üçüncü olarak, önce hocanın hakkında biraz bilgi edinin, bu adam kimdir nedir. tv de izlediğiniz iki yorum sonrası bir bok bilirmiş edalarını geçin. temelli eleştiriler yapın. adam olun..
siyasete dönerek, kendisine sağlık sorunlarından ötürü af çıkaran cumhurbaşkanı nı da zan altında bırakmıştır.
arkadaş bu adam bir politikacı için hiç de küçük bir leke sayılmayacak hükümler giymedi mi? hala hükümlüyken özel afla yırtmadı mı? üstelik bu adam 84 yaşında, her şeyi geçtim bu düpedüz pişkinlik yahu.
yeter artık erbakan dedirtmiştir. bu nasıl bir hırs, ya da her neyse bırak artık siyaseti falan. numan kurtulmuş ve saadet partisi için en büyük talihsizlik olmuştur erbakan.
iktidar hırsı nedir?
siyaset arenasında koşturmanın sınırları ne zaman aşılır?
demokratik sistemin içerisinde yarışan partilerde "padişah" sistemi olabilir mi?
daha çok soru var belki sorulacak ama bunların cevabı için erbakan ortak öznedir. anlamaya çalışıyorum, zorluyorum olmuyor. zira üniversiteyi bitireli bir yıl olan ben, hayatın anlamsızlığından, çoğu zaman bıkkınlık gelmesinden dert yanıyorum. nasıl bir hırstır? hangi temelden hareketle bu kadar çabaya gerek duyulur? beslendiğin kaynağın en büyük mutasavvıflarından mevlana "kalp kırmak kabe'yi yıkmaktan daha günahtır, zira kabe'yi hz. ibrahim inşa etmiş kalbi Allah yaratmıştır" demişken çok değil beş yıl öncesine kadar beraber ter akıttığın dava arkadaşlarını "kafir" yapmadığın mı kalmıştır, yoksa daha iki ay önce beraber çalıştığınız arkadaşınızı "palyanço" yapmadığınız mı kalmıştır?
hatırlarım dost meclislerinde "erbakan" konusu açıldığında savunduğum vakitleri. bilirim 1974'te ismet inönü'nün "bu memleket bir adam yetiştirdi o da dinci çıktı" sözünü. bir makine mühendisi olarak bu memleketin yetiştirdiği en büyük mühendis olduğunu, hatta üniversite yıllarımda duvarıma hayatının yazılı olduğu çıktıları astığımı bilirim.
üzülüyorum. yalnızca kendisi adına değil, onu seven/sevmiş/sevebilecek yüzbinlerce insan adına üzülüyorum. hani neden siyasete girdiğin konusu vardı. o su motorunu bu ülkeye kazandırmak için çalışmalarınız vardı. sonra "surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes, ey kahpe rüzgar nereden esersen es!" demiştin. sonra devamı gelmişti. peki yine ülkenin bekası için kendinden neden vazgeçemedin hocam? yalnızca şimdi değil 28 şubat meselesinde o imzaları atacağına neden idamı bile göz önüne alıp istifa ettiğini açıklamadın hocam? sonra tuncay özkan'a neden "sizin çok değerli çalışmalarınızı takdirle izliyorum" dedin hocam? neden "ergenekon'un ne olduğunu bilmiyorum" dedin hocam?
hani bir sözü vardır goethe'nin "eğer daha önce okuduğunuz kitabı ikinci kez okuduğunuzda aynı tadı alamıyorsanız üçüncü kez okumanın bir anlamı yoktur" diye, her öğün yemekten sonra almalıyız bir adet bundan, sonra hırs/kibir ikilisiyle islami bir hareket olamayacağını görmeliyiz.
cemaat karakteri mevzusu var biraz bu durumda. recai kutan'a liderlik yaptırılması biraz da bundandır. çünkü biz söyleyelim, o yapsın. biz yazalım, o okusun durumunda yaşamak zorunda kalmıştır parti başkanı olduğu yılları. içerideki o yapı alternatiflerini çıkarmış ama barındırılmamıştır içerde. örneklerini hepimiz biliyoruz. bir yandan adalet söylemi, diğer yandan bu mevzu.
yıllardır dava adamı çabalarıyla çalışıp, hep "davamdır, fedakarlığı yapmamız gerekir" deyip hayal kırıklığına uğrayan hep "islamcı" olarak tanımlanan bir gençlik vardır. hep kapitalizme karşı mücadele söyleminde bulunup, "abilerinin" şirketlerinde çalışmak zorunda kalıp hayalleri yerle bir olan o insanlar. söyleyecek çok şey var belki ama o insanlar adına daha çok üzüldüğümü söylemek zorundayım.
burada bahsetmeden geçemeyeceğim, milli görüşten kardeşlerimi. hepimizin öfkeleri vardı, "karşının" argümanlarıyla verdiğimiz mülakat çabaları vardı. bir sistemin ele geçirilmesi mevzu vardı hani. hep bir heyecanla çıkıp "başkan" olarak başkasını gösterip, arkadan bişeyler söyleyip surda gedik açma çabalarımız. belki de o sistem bizim iliklerimizde bir gedik açmıştır ve karşı olduğumuz o argümanlar artık iliklerimize kadar işlemiştir.
sevdiğim bir mahlas var, onu burada yazmak istiyorum.
yahu adam senin kendini taşımaya mecalin yok nereye genel başkan oluyorsun ya? kolay mı bu işler, kalbin dayanmaz ki yığılıp kalırsın mecliste falan o olacak.
"Manevi katkımız, Allah'a dua etmemizdir. Hepinizden ilk ricam, Allah'a dua edin. Bu adımı hayırlı kılsın. En hayırlı hizmetlere, en büyük zaferlere vesile kılsın." n.erbakan
böyle saçmalayan siyasetçiler hep türkiye'den mi çıkar dedirtmiştir.
necmettin erbakan dava adamıdır. iktidar hırsı felan yoktur. şayet iktidar hırsı olsaydı 1969 dan günümüze kadar elli defa başbakan olurdu. milletin paralarını aydın doğan gibi adamlara yedirmediği için darbe sonucunda iktidardan indirilmiştir.
basbakan olduğu zaman memura yüzde yüzün üstünde zam yapar ama kıymeti bilinmez. vereceksin bu millete yüzde 4+4 zam neyine yetmez.