nazım hikmet in özel hayatı üzerine yazılmış bir kitap, olaylarıyla, acılarıyla, sevinçleriyle güzel bir anlatımla yazılmış; siirlerle bezenmiştir. Yazarı için, (bkz: süleyman yeşilyurt)
--spoiler--
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
"... Çok şükür aşığım. Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, bir çok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak yaşamak değildir" diyordu ve yaşamı boyunca bir çok kez aşık oluyordu aynen söylediği gibi. Ve Türk/dünya edebiyatının en güzel aşk şiirlerini yazıyordu, sevdiği kadınların herbirine.
--spoiler--
O mavi gözlü bir devdi,
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev,
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.
O mavi gözlü bir devdi,
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliii
hanımeli açan ev.
--spoiler--
nüzhet: nazım hikmet mavi gözlü dev' i ilk büyük aşkı olan nüzhet' e yazdı. o dönemler okulda popüler bir erkekti. nüzhet le birlikte bütün ilgisini ona yöneltti. evlendiler. ama nüzhet in ittihatçı bi akrabası nazım'ın görüşleri yüzünden baskı uyguluyordu nüzhet' e. ve sonunda boşandılar. nüzhet mavi gözlü dev' e ayak uyduramadı. ve bi profesörle evlendi. muhtemelen şiir de nüzhet gittikten sonra yazıldı.
lena: nazım nüzhet'ten sonra türkiye ye döndü. ardından moskova ya gitti. orda 2. eevliliğini gerçekleştirdi. lena'yla. lena diş hekimiydi. nazım türkiye ye dönerken lena'yı da getirmek istedi ancak vize alamadı.
piraye: nazım en çok piraye için yazdı. onu hapis günlerinde hayata en çok bağlayan piraye oldu. piraye'yle, genç kadın henüz yeni boşanmışken tanıştılar. iki çocuğu vardı. ancak evliliklerindeki 13 yıl boyunca nazım hapisteydi. en güzel aşk şiirleri pireye ye yazıldı:
--spoiler--
Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
ne güzel şey hatırlamak seni
yazmak sana dair
hapiste sırt sütü yatıp seni düşünmek
--spoiler--
münevver: ve hapisten çıkmadan evvel münevver'e aşık oldu. piraye yle boşandılar. piraye bir daha evlenmedi. münevver'e bir doğum gününde şunu yazdı;
--spoiler--
Yapraklara dallara, yeşillere, allara,
nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara.
Yaprak dala, al yeşile yaraşır,
gayrı bundan böyle vermem seni ellere...
--spoiler--
nazım'ın tek çocuğu münevver'den dünyaya geldi. ancak o oğlu 3 aylıkken kaçtı.
galina: daha sonra nazım galina'yla birlikte oldu. galina hem sevgilisi hem dokturuydu. ve şiir yazmadığı tek kadındı.
vera: Moskovada evlendiği son eşidir. Nazım, eşi Veraya bir çok şiir yazmıştır.
Vera, Nazımla tanıştığında evliydi ve bir kızı vardı. Nazım için eşinden ayrıldı. Nazımda Verayla evlenebilmek için, sekiz yıldır birlikte olduğu Dr. Galinaya Mokovadaki aparman dairesi dışında, sahip oldu her şeyi noter huzurunda devretti.