piraye nin canını pek bir yakmış ve aldatmıştır ama şiirleri hepsinin ötesinde sanki hepsi piraye ye yazılmış, ne münevver ne bir başkası unutturamamış onu.
(bkz: ahmed arif), (bkz: attila ilhan), (bkz: cemal süreya) gibi şairlerden daha kötü bir şair olmasına rağmen sol camia içinde siyasi ( ideolojik) yönü en ağır basan şair o olduğu için bayraklaştırılmış ve faşist bir tutumla en iyi ilan edilmiştir. bir de şarkı sözlerinin bir seviye üstünde romantik aşk şiirleri yazdığı için sıradan insan yığınları tarafından daha çok sahiplenilmiştir. tabi her insan ahmed arif'in şiirlerini beğenebilecek çapta olamaz, onun kılıçtan keskin üslubuyla kelimeleri yontmasına hayran olamaz.neyse sözlüğün çoğunu sıradan, edebiyat zevki olmayan insanlar oluşturduğu için yuhalanacağım kesin.size sezen aksu seviyesinde kalıplaşmış romantik bir dize yeter.cemal süreya'yı , ahmed arif'i, dizelerdeki aşkınlığı ne yapacaksınız?
odamda kocaman bir posteri var bakmaya doyamıyorum. onun için ne desem az kalır, onun için söylenecek her güzel şey yetersiz kalır. devrimlerin devi, iyi ki varsın.
ama memleketim şiiri harika.. kim demiş necip fazıl'ın fonetiğine alışmış olan nazım hikmet okuyamaz diye..
--spoiler--
memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldi senin ora isi
ne yollarini tasimis ayakkabim,
son mintanin da sirtimda paralandi coktan,
sile bezindendi
sen simdi yalniz sacimin akinda,
enfarktinda yüregimin,
alnimin cizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...
nazım hikmet, 1915'de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girer, şimdiki adıyla Deniz Lisesi'ne. Tarih öğretmeni Yahya Kemal'dir nazım'ın. ilk şiirlerini burada yazan nazım, dikkatini çeker yahya kemal'in. Yahya Kemal o sıralar Nazım'ın annesi Celile Hanım'a aşıktır. nazım ile yahya kemal'in yakınlığını artırır bu olay.
Nazım Hikmet'ten bir yıl sonra, 1916 yılında bir başka şair girer Bahriye Mektebi' ne: Necip Fazıl Kısakürek.
türk şiirinde, yıllardır birbirini kıyaslamak gibi yavan bir edebiyat sohbetine(?) girdiğimiz bu iyi büyük şairin tanışması, böyle bir olayla olur işte.
istisnasız her şiirinde kendimi bulduğum, sanki beni dinleyip şiir yazmış gibi hissettiren, memleketimizin, kıymetini bilmediği ender insanlardan birisidir. her duyguyu nasıl bu kadar anlayıp, hissettirebilir bir insan, şaşırtır. şu şiiriyle de kadınlara ne denli önem verip, anladığını göstermiştir ;
'' kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
kimi der ki ayalimdir.
boynumda taşıdığım vebalimdir.
kimi der ki hamur yoğuran,
kimi der ki çocuk doğuran,
ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
o benim kollarım, bacaklarım.
yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır. ''
küsmek nedir bilir misin?
küsmek dürüstlüktür
çocukçadır ve ondan dolayı saftır
yalansızdır
küsmek; seni seviyorumdur
vazgeçememektir
beni anlatır küsmek
kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur
küsmek nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.
küsmek sevdiğini söyle demektir
hadi anla demektir
küsmek; umutttur
acabaları bitirmektir
emin olmaktır
konservatuvarın yetenek sınavında ''nazım hikmet kimdir?'' diye sormuşlardı. ne de şanslıyım. bildiğim yerden sordular ben de yapıştırdım cevapları. üstadı okumanın konservatuvarda da bana yardımı olacağını hiç düşünemezdim.
ülke sınırlarından kovulduktan sonra tabiri caizse sivri dilli şiirler yazarak gündeme oturmayı başarmış vasat şair.
"bu ülkede başarının yolu ülke değiştirmekten geçer" sözünü de doğrulamıştır.
Uludag sozlukte birkac arsizin diline dusmus romantik sair.
Nazim hikmet'in sadece bir dizesini, hatta belki tek bir kelimesini hayatindan mahrum etmis, o tarz kelimenin harfini dahi agzina alamayan, sanattan ve memleket askindan anlamayan bir grup yazar, simdi gelmis, burada nazim hikmet'i elestirebiliyor. Gotumle guluyorum bu aci gercege. Gotumle.
Nasıl da acı çekmiştim günlerce.
Sen bilmedin, bilemezsin de.
Her yağmur yağdığında insanlar evlerine kaçardı, ben her yağmur yağdığında evden kaçardım.
Bu benim ağlama oyunumdu. Gözyaşları belli olmuyordu yağmurda.
Zavallılığımı hissetmelerini istemezdim çünkü.
Bilirsin yenilgiyi hiç sevmem.
Ama yenildim
Şimdi bitmesini bekliyorum. Beni benden alan şeyin bitmesini..
Şimdiye kadar hiç kimsenin omuzlarını ıslatmadım ağlayarak
Ve hiç kimsede ağlamak için benim omuzlarımı seçmedi zaten.
"ikimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğrettiler :
aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.
ikimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğretebiliriz :
dövüşmeyi insanlarımız için
ve her gün biraz daha candan
biraz daha iyi
sevmeyi..."